IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen tarafından, yıllar önce bireysel olarak başlatılan burs ve sosyal yatırım çalışmalarını sürdürülebilir bir yapıya dönüştürme hedefiyle kurulan İbrahim Çeçen Vakfı, 22’nci kuruluş yıl dönümünü düzenlediği “Geleceğiz Buluşması” ile kutladı. Etkinlikte vakfın mezunları ve mevcut bursiyerleri bir araya geldi.
Törende konuşan Vakıf Kurucusu ve IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen, eğitimin bireysel ve toplumsal kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. Çeçen, kendi eğitim hayatında karşılaştığı zorlukların mücadeleci ruhunu beslediğini belirterek, 1986 yılında Doğu Anadolu’da açılan ilk okul ile bölgesel dayanışma zincirini başlatmayı hedeflediklerini ifade etti.
Bugün binlerce öğrenciye burs desteği sağladıklarını ve on binlerce öğrenciye kalıcı eserlerle ulaştıklarını vurgulayan Çeçen, mezun öğrencilerin meslek sahibi olarak hayata katılmasının kendisi için ticari başarılardan daha büyük bir anlam taşıdığını söyledi.
“Geleceğiz” ile dijital dayanışma ağı
Vakfın 22. yılında hayata geçirdiği “Geleceğiz” platformu da etkinlikte ilk kez kamuoyuna duyuruldu. Platform, bursiyerler ve mezunlar arasında sürekli iletişim ve etkileşim sağlamayı amaçlayan dijital bir ağ olarak tasarlandı.
Sistem; mezunların öğrencilere mentorluk yapmasına, iş dünyasındaki deneyimlerini paylaşmasına ve yatay bir dayanışma ağı kurulmasına imkân tanıyor. Vakıf, eğitim, sağlık ve spor alanlarında destek verdiği bursiyerleri tek çatı altında toplayarak sürdürülebilir bir sosyal etki oluşturmayı hedefliyor.
14 kalıcı eser, binlerce bursiyer
Vakıf tarafından yapılan açıklamaya göre, bugüne kadar aralarında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin de bulunduğu toplam 14 kalıcı eser ülkeye kazandırıldı. Üniversitenin bugüne kadar 35 bin mezun verdiği belirtiliyor.
Vakıf, 22. yılında Doğubayazıt Turizm Meslek Lisesi ve Uygulama Oteli gibi yeni yatırımlarla faaliyet alanını genişletmeyi sürdürüyor.
İbrahim Çeçen Vakfı, klasik yardım modellerinin ötesine geçerek “Dayanışmacı Filantropi” yaklaşımıyla, kurumsal birikim ile gönüllü katkıları bir araya getirmeyi ve yerel sahiplenmeye dayalı kalıcı çözümler üretmeyi amaçladığını açıkladı.






