Rusya’da ekonomi yönetimi içinde faiz politikası konusunda görüş ayrılığı giderek derinleşiyor. Bir dönem “Faizleri artırmazsak Türkiye gibi oluruz” değerlendirmeleriyle gündeme gelen Rusya’da, bugün tartışmanın ekseni bu kez faiz indirimi oldu.
St. Petersburg’da düzenlenen Rusya Merkez Bankası Finans Kongresi’nde konuşan Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ile ülkenin en büyük bankası Sberbank’ın Başkanı German Gref, ekonominin mevcut durumu konusunda birbirine zıt mesajlar verdi.
“Faiz düşerse enflasyon yeniden yükselir”
Enflasyonla mücadelede sert duruşuyla tanınan Nabiullina, ekonomide “aşırı soğuma” yaşandığı yönündeki değerlendirmelere katılmadığını söyledi.
Nabiullina’ya göre ekonominin gerçekten aşırı yavaşladığından söz edebilmek için talebin üretim kapasitesinin altına düşmesi ve özellikle iş gücü piyasasında ciddi atıl kapasite oluşması gerekiyor. Mevcut göstergelerin böyle bir tabloya işaret etmediğini belirten Nabiullina, yatırımlardaki yavaşlamanın tek başına faiz indirimi için gerekçe oluşturmayacağını ifade etti.
Merkez Bankası Başkanı ayrıca yüksek faizlerin tek sorumlusunun para politikası olmadığını vurgulayarak, bütçe açığı ile devlet destekli düşük faizli kredi programlarının piyasa faizlerini yukarı ittiğini söyledi. Nabiullina, şirketlerin kullandığı her dört rublelik krediden birinin piyasa dışı düşük faizlerle kullandırıldığını belirterek bunun diğer kredi kullanıcıları için faizleri yükselttiğini dile getirdi.
Gref: Ekonomi durgunluğa sürükleniyor
Sberbank Başkanı German Gref ise tam tersine, mevcut yüksek faiz seviyelerinin artık sürdürülemez hale geldiğini savundu.
Yaklaşık yüzde 10 seviyesindeki reel faiz oranlarının ekonomiyi ciddi şekilde yavaşlattığını belirten Gref, yatırımların dört çeyrektir gerilediğini ve ekonominin durgunluğa doğru ilerlediğini söyledi.
Faiz indiriminin gecikmesi halinde ekonomiyi yeniden canlandırmanın çok daha maliyetli olacağını ifade eden Gref, Sberbank’ın kredi komitesinin giderek daha fazla sorunlu kredi dosyasıyla ilgilenmek zorunda kaldığını belirtti.
İş gücü sıkışıklığı sürüyor
Nabiullina, Rus ekonomisinin en önemli yapısal sorununun hâlâ iş gücü piyasasındaki sıkışıklık olduğunu söyledi. Yatırımların artmasına rağmen bunun henüz verimlilik artışına dönüşmediğini ifade eden Nabiullina, Merkez Bankası’nın yüksek faizlerden memnun olmadığını ancak enflasyon kontrol altına alınmadan erken faiz indiriminin risk oluşturacağını vurguladı.
Hükümet büyüme beklentisini koruyor
Kongrede konuşan Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise yatırımların milli gelir içindeki payının orta vadede yüzde 24’ten yüzde 28’e çıkmasını beklediklerini söyledi.
Enerji sektörünün ekonomideki ağırlığının son yıllarda yüzde 20’den yüzde 13’e gerilediğini belirten Novak, Rus ekonomisinin dış şoklara uyum sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Yakıt piyasasında yaşanan sıkıntıların ise ağırlıklı olarak lojistik nedenlerden kaynaklandığını ve enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını dile getirdi.
Rusya’da böylece para politikası tartışması iki cepheye ayrılmış durumda. Bir tarafta “faizler erken düşürülürse enflasyon yeniden kontrolden çıkar” diyen Merkez Bankası, diğer tarafta ise “faizler daha fazla yüksek kalırsa ekonomi duracak” uyarısında bulunan finans sektörü yer alıyor. Bu tartışma, son yıllarda Türkiye’de yaşanan “enflasyon mu, büyüme mi?” eksenli para politikası tartışmalarını da hatırlatıyor.






