Geçtiğimiz hafta, Paramedya’da en çok okunan yazılardan biri Remzi Özdemir’in “bankalardaki sigorta soygunu “ yazısıydı . Bir banka şubesine 90.000 TL. ihtiyaç kredisi almak üzere giden yaşlı bir emekliye, 22.000 TL’lik sigorta poliçesi yaptırma şartı sunan Bankacı’nın ruh hali üzerine kendi aramızda ufak bir tartışma yaptık .
“Nasıl oluyor da Bankacılar kendileri için asla yaptıramayacakları , düşük maaşları ile ödemekte güçlük çekecekleri sigortaları , yine kendileri gibi düşük gelirli müşterilere satarken hiç düşünmeden yapıp geçiveriyorlar ? Bunu yaparken vicdanen ve ahlaken rahatsızlık hissetmiyorlar mı ? Bankacılık ve bankacılar nasıl bu hale geldi ? “
Bu tartışma bana yıllar önce okuduğum “ Olağan Psikopatlar “ kitabında bahsedilen bir deneyi hatırlattı .
Tramvay deneyi …
Çoğunluğu bankacı olmak üzere yaklaşık 90.000 ( tamamen organik) takipçisi olan Paramedya İnstagram hesabımızda, ahlak felsefesi ve psikolojide sıkça kullanılan bir düşünce deneyi olan “ Tramvay deneyi “ ile ilgili bir anket yaptık . Takipçilerimize şu soruları sorduk :
“ Bir tramvay, tek bir ray hattı üzerinde kesinlikle kaçamayacak ve trenin çarpması halinde ölecek konumda olan 5 kişiye doğru ilerlemektedir .
Siz bu sırada trenin altından geçeceği bir köprünün üzerindesiniz ve yanınızda trenin 5 kişinin üzerine gidişini sizinle birlikte izleyen devasa boyutlarda şişman bir adam var. Bu adamın o durumla ve insanlarla hiçbir alakası olmadığını biliyorsunuz . Aynı zamanda bu adamın raylarda bulunması halinde trenin ona çarparak kesinlikle durabileceğinden eminsiniz .
Bu durumda 5 kişiyi kurtarmak adına , normalde raylara düşmeyecek olan şişman adamı kendi ellerinizle raylara iter miydiniz ?
Ankete katılan yaklaşık 10.000 kişiden yüzde 21’i bu soruya “ Evet, iterdim” cevabını verdi .
Mini anketimizin ikinci sorusu :
“ Şubede çalışan 5 kişi var . Şubenin karlılığı düşük kaldığı İçin şube kapatılacak ve beş kişi işsiz kalacak. Ama eğer başarılı ve maaşı yüksek olan 1 kişi işten atarsanız diğerleri belki bir yıl daha çalışabilecek. Yönetici olarak ne yapardınız ? “
Ankete katılan yaklaşık 10.000 kişiden yüzde 26’sı bu soruya “ 1 kişiyi işten atardım ” cevabını verdi .
Anketin son sorusu :
“ Şubede çalışan 5 kişi var . Şubenin karlılığı düşük kaldığı İçin şube kapatılacak ve beş kişi işsiz kalacak. Ama eğer 10 müşteriye çok yüksek faizle kredi verip Sigorta satışı yaparsanız 2-3 ay daha çalışabileceksiniz. Müşterilerin de zor durumda olduğunu ve ödemede zorlayabileceğini biliyorsunuz . Ne yaparsınız ?”
Ankete katılan yaklaşık 10.000 kişiden yüzde 29’u bu soruya “ Krediyi verir, sigortayı satardım ” cevabını verdi .
Tramvay problemi, faydacılık (“çoğunluğu kurtar”) ile deontoloji (“öldürmek yanlıştır”) arasındaki çatışmayı göstermek üzerine düşünülmüş bir problem . Çok fazla anlam da yüklememek gerek belki . Deney ( problem ) ile ilgili çok farklı yorum ve eleştiriler olduğu da bir gerçek .
Diğer taraftan “Olağan psikopatlar” kitabında bu deneyden bahsedilirken vurgulanan asıl dikkat çekici konu , bir hapishanede ağır suçlardan yatmakta olan mahkumlara bu soru sorulduğunda tamamının hiç düşünmeden “ evet , iterdim “ cevabını vermiş olmalarıydı .
Bu araştırmalardan sonra tramvay probleminin bireylerdeki “ psikopati “ seviyesine bir gösterge olabileceği tartışılmış.
Paramedya yazılarımda sık sık yönetici konumuna gelmiş kişilerin Bankacılara yönelik psikopatça yaklaşımlarını , mobbing davranışlarını eleştirmiş biri olarak bu defa çuvaldızı sahadaki , şubelerdeki bazı Bankacılara batırmış olduk. Büyük çoğunluğun halen “ Hayır “ demesi umut verici elbette , ama Banka üst yönetimlerinin acımasız hedef baskısı ve pazarlama stratejileri ne yazık ki her geçen gün daha çok Bankacıyı delirtmekte . Sevgili IK’lar … Lütfen hedef baskılarının , işsiz kalma korkularının , şube içi rekabetin kimleri canavarlaştırdığına çok dikkat edin. Yoğun baskı ve stres altında insanları sonradan ahlakin ve vicdanen pişman olacakları işler yapmak zorunda bırakan sistemi farkedin. Mümkünse bu sistemi kökten değiştirin . Bu sistemden Banka kasaları kısa süreli kazançlı çıkıyor olsa da insan ruhu büyük bedeller ödemekte . Hem müşterilere, hem Bankacılara yazık…Bankalar elbette kazansın, kar etsin ama bu arada da insanlık ölmesin …