Yazının başlığındaki “ Çalışan Bağımlılığı Anketi “ ifadesini bir takipçimizin attığı mesajdan alıntıladım. Doğrusu Bankaların yıllardır “ Çalışan mutluluğu , çalışan bağlılığı vs” adı altında yaptıkları anketleri daha doğru tanımlayan bir ifade olduğunu düşündüm.
Bağlılık istek, sevgi, saygı ve memnuniyet içerir.
Bağımlılık ise bir tür mecburiyet, mahkumiyet , istesen de vazgeçememek halidir . Bankacılar Bankalarına bağımlı haldeler . Peki Bankalar sonuçlarını az çok bildikleri bu anketleri neden her yıl masrafa girip yeniliyorlar ? Sanırım bunun tek amacı kariyer ilanları ve reklamlarında kullanmak ve bu yolla yeni bağımlılar kazanmak.
Bu köşede yıllardır Bankacıların dertlerini paylaşıyoruz , duymayan kalmasın da artık bir şeyler değişsin, düzelsin diye uğraşıyoruz . 100.000’e yakın resmî takipçimizle her geçen gün de büyüyoruz. Yaptığımız anketlerde , sorduğumuz sorularda gelen sonuçlar Bankacıların mutsuzluğunun sessiz çığlığı adeta. Ama gelin görün ki, Bankalar bir iç memnuniyet anketi yapıyorlar ve birdenbire tüm bu dertler sabun köpüğü misali sönüp gidiyor .
Peki Bankacılar hangi ankette “ YALAN” söylüyorlar ? Paramedya’nın hiçbir hesap kitap yapmadan, tamamen takipçilerin insafına, iç sesine hitap ederek sorduğu sorulara cevap verirken mi , yoksa başlarında yöneticileri beklerken ve yönlendirirken cevap verdikleri Banka anketlerinde mi ?
Bu konuda da bir anket yapmalı belki …
Bankada çalıştığım yıllarda katıldığım son kurum içi çalışan memnuniyeti anketine verdiğim cevaplar hala aklımda. Yıl 2013’tü sanırım… Kendi kendime ankette doğruyu sadece doğruyu seçeceğime, ifade edeceğime söz vermiştim . Çünkü “anketlerle aldatmak” dürüstlük değerime ters düşüyor , kendimi yalancı duruma düşürmek istemiyordum. Sonuçta bu anketleri önümüze getiren kurumumuz da bizden gerçekleri öğrenmek istiyor olmalı diye düşünmüştüm .. En kötü ne olabilirdi ki ? İşten atacak değillerdi herhalde beni .
Anketteki soruları bu düşünce ile tüm samimiyetimle cevapladım. Ne eksik verdim abartmak için… ne de yaranmak için fazla. Neyse o dedim içimden. Düşük verdiğim notlarla ilgili Genel müdürlük ve Bölge ile ilgili konulardaki eleştirilerimi ve önerilerimi de açıklamalı kısımlarda uygun bir dille ( teftiş tecrübemle ) yazdığımı hatırlıyorum. Tarafsızlık , objektiflik , adamcılık , yüksek hedefler vs. Yani bugün bu platformda HALA ne konuşuyorsak AYNI konular , sorunlar …
Evet , O günden bugüne değişen çok fazla şey yok doğrusu. Çoğu Bankada aynı sorunlar aynen devam…
Bu anket benim son anketim olmuştu . Kurumuma bağlı bir çalışandım doğrusu ama bağımlı değildim … Bağımlılığın her türlüsünü zayıflık olarak kabul ederim, kendimi o duruma düşürmek beni aşırı mutsuz eder . Yani “ şimdi olsa yine aynı şekilde cevaplar mısın ?” diye sorsanız … “Evet “ derim . Bu bir seçim meselesidir. İnsanın “ seçmeme hakkı “ da olmalıdır. Bir güç odağı zorluyor diye doğru bildiğini seçememek büyük bir haksızlık bence .
Farklı sebeplerle farklı seçimler yapanları da anlamaya çalışıyorum. İşsiz kalma korkusu … Bankacıların önüne yıllardır konan “ Bağlılık Anketleri “ nin toz pembe sonuçlarını görünce de şaşırmıyorum artık doğrusu…
Bankalar haklı ! Bankaların elinde kapı gibi anketleri var. Bankacılar kurumlarına çok bağlı , işlerinde çok mutlu ve çok az kişinin ufak tefek sorunları var… Onlar da çözülür mutlaka . Kurumlar her yıl düzenli olarak takip ediyorlar Çalışanlarının “Bağımlılık” seviyesini ve eminim ki sonuçlardan çok memnunlar . Çalışanlar hiç bu kadar bağımlı olmamıştı çünkü. Tebrikler ! Hadi ilan edin bunu şimdi