Bağlılık mı, Bağımlılık mı? Bankaların Gerçek Anket Oyunu

Bankaların her yıl milyonlar harcayarak yaptığı “çalışan bağlılığı” anketleri gerçeği yansıtıyor mu? Hanife Fişek, bankacıların mutsuzluğunu perdeleyen bu anketlerin aslında birer reklam aracına dönüştüğünü yazdı.

Hanife Fişek

Yazının başlığındaki  “ Çalışan  Bağımlılığı Anketi “ ifadesini bir takipçimizin attığı mesajdan alıntıladım. Doğrusu Bankaların yıllardır   “ Çalışan mutluluğu , çalışan bağlılığı vs” adı altında yaptıkları anketleri daha doğru tanımlayan bir ifade olduğunu düşündüm. 

Bağlılık istek, sevgi, saygı ve memnuniyet içerir. 

Bağımlılık ise bir tür mecburiyet, mahkumiyet , istesen de vazgeçememek halidir . Bankacılar Bankalarına bağımlı haldeler . Peki Bankalar sonuçlarını az çok bildikleri bu anketleri neden her yıl masrafa girip yeniliyorlar ? Sanırım bunun tek amacı kariyer ilanları ve reklamlarında kullanmak ve bu yolla yeni bağımlılar kazanmak. 

Bu köşede yıllardır Bankacıların dertlerini paylaşıyoruz , duymayan kalmasın da artık bir şeyler değişsin, düzelsin diye uğraşıyoruz .  100.000’e yakın resmî takipçimizle her geçen  gün de büyüyoruz. Yaptığımız anketlerde , sorduğumuz sorularda gelen sonuçlar Bankacıların mutsuzluğunun sessiz çığlığı adeta.  Ama gelin görün ki, Bankalar bir iç memnuniyet anketi yapıyorlar ve birdenbire tüm bu dertler sabun köpüğü misali sönüp gidiyor . 

Peki Bankacılar hangi ankette “ YALAN” söylüyorlar ? Paramedya’nın hiçbir hesap kitap yapmadan, tamamen takipçilerin insafına, iç sesine hitap ederek sorduğu sorulara cevap verirken mi , yoksa başlarında yöneticileri beklerken ve yönlendirirken cevap verdikleri  Banka anketlerinde mi ? 

Bu konuda da bir anket yapmalı belki … 

Bankada çalıştığım yıllarda katıldığım son kurum içi çalışan memnuniyeti anketine verdiğim cevaplar hala aklımda. Yıl 2013’tü sanırım… Kendi kendime ankette doğruyu sadece doğruyu  seçeceğime, ifade edeceğime  söz vermiştim . Çünkü “anketlerle aldatmak” dürüstlük değerime ters düşüyor , kendimi yalancı  duruma düşürmek istemiyordum. Sonuçta bu anketleri önümüze getiren kurumumuz da bizden gerçekleri öğrenmek istiyor olmalı diye düşünmüştüm .. En kötü  ne olabilirdi ki ? İşten atacak değillerdi herhalde beni .  

Anketteki soruları bu düşünce ile tüm samimiyetimle cevapladım. Ne eksik verdim abartmak için… ne de yaranmak için fazla. Neyse o dedim içimden. Düşük verdiğim notlarla ilgili Genel müdürlük ve Bölge ile ilgili konulardaki eleştirilerimi ve önerilerimi de açıklamalı kısımlarda uygun bir dille ( teftiş tecrübemle ) yazdığımı hatırlıyorum. Tarafsızlık , objektiflik , adamcılık , yüksek hedefler vs. Yani bugün bu platformda HALA ne konuşuyorsak AYNI konular , sorunlar … 

Evet , O günden bugüne değişen çok fazla şey yok doğrusu. Çoğu Bankada aynı sorunlar aynen devam…

Bu anket benim son anketim olmuştu . Kurumuma bağlı bir çalışandım doğrusu ama bağımlı değildim … Bağımlılığın her türlüsünü zayıflık olarak kabul ederim, kendimi o duruma düşürmek beni aşırı mutsuz eder . Yani “ şimdi olsa yine aynı şekilde cevaplar mısın ?” diye sorsanız … “Evet “ derim . Bu bir seçim meselesidir. İnsanın “ seçmeme hakkı “ da olmalıdır. Bir güç odağı zorluyor diye doğru bildiğini seçememek büyük bir haksızlık bence . 

Farklı sebeplerle farklı seçimler yapanları da anlamaya çalışıyorum. İşsiz kalma korkusu … Bankacıların önüne yıllardır konan “ Bağlılık Anketleri “ nin toz pembe sonuçlarını görünce de şaşırmıyorum artık doğrusu… 

Bankalar haklı ! Bankaların elinde kapı gibi anketleri var. Bankacılar kurumlarına çok bağlı , işlerinde çok mutlu ve çok az kişinin ufak tefek sorunları var… Onlar da çözülür mutlaka . Kurumlar her yıl düzenli olarak takip ediyorlar  Çalışanlarının “Bağımlılık” seviyesini ve eminim ki sonuçlardan çok memnunlar . Çalışanlar hiç bu kadar bağımlı olmamıştı çünkü. Tebrikler ! Hadi ilan edin bunu şimdi 

Exit mobile version