Prof. Korkmaz: Türkiye’de enflasyon parasal değil, maliyet kaynaklı

Kasım ayı enflasyon verilerini analiz eden Prof. Dr. Esfender Korkmaz, üretici maliyetlerinin tüketici fiyatlarından çok daha hızlı arttığını, TÜFE’nin halkın gerçek yaşam maliyetlerini göstermediğini ve kamu kurumlarının enflasyon verileri arasındaki farkın izah edilemez boyuta ulaştığını söyledi.

Esfender Korkmaz

Kasım 2025 enflasyon verileri açıklandı. TÜİK’e göre aylık TÜFE yüzde 0,87, yıllık TÜFE ise yüzde 31,07 oldu. Kira artışlarında referans alınan 12 aylık ortalama TÜFE ise yüzde 35,91 düzeyine çıktı.

Verileri değerlendiren Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Türkiye’de enflasyon dinamiklerinin doğru okunması gerektiğini belirterek, TÜFE’nin trendine göre 12 aylık ortalama enflasyonun farklı sonuçlar verebileceğine dikkat çekti.

“Enflasyonun ana nedeni maliyet artışıdır”

Türkiye’de enflasyonun birinci itici gücünün maliyet artışları, ikinci sırada paniğin, üçüncü sırada ise talep artışının geldiğini belirten Korkmaz, geleneksel parasalcı yaklaşımın enflasyonu yalnızca para arzıyla açıklamasının yetersiz olduğunu söyledi.

Milton Friedman’ın “Enflasyon her zaman parasal bir olgudur” iddiasının dogmatik şekilde kullanılmasını eleştiren Korkmaz, “Ekonomik konjonktüre, mal ve hizmet arzına, siyasi ortama, tasarruf-tüketim alışkanlıklarına göre enflasyon değişir. Bunu bilmeyen iktisatçı yoktur” dedi.

Yurt içi ÜFE endeksinin Kasım 2025’te 4747,63 ile TÜFE’nin (3482,96) yaklaşık yüzde 36 üzerinde olduğunu vurgulayan Korkmaz, üreticinin maruz kaldığı maliyet baskısının çok daha yüksek olduğunu belirtti:

“İthal girdi, enerji, kur, vergi ve faiz maliyetlerinden gelen şoklar üretici fiyatlarını yükseltiyor. Türkiye’de enflasyonun ana iticisi maliyet enflasyonudur; talep ikinci planda.”

“TÜFE halkın yaşam maliyetini yansıtmıyor”

Korkmaz’a göre TÜFE, toplumun gerçek geçim maliyetini göstermiyor. 2018’i 100 kabul eden karşılaştırmalı hesaplamalarda 2025 Kasım itibarıyla:

Korkmaz, vatandaşın harcamalarının yüzde 90’ını gıda ve konutun oluşturduğunu hatırlatarak:

“TÜİK’in açıkladığı TÜFE oranlarının halkın yaşam maliyetleriyle ilgisi yoktur. Türkiye’de ücret ve maaşlar için gerçek geçinme endeksleri yapılmalıdır.”

“Kamu kurumlarının enflasyon verileri arasında açıklanamayan fark var”

TÜFE’de güven sorunu olduğuna dikkat çeken Korkmaz, kamu kurumlarının açıkladığı enflasyonlar arasındaki makasın büyüdüğünü söyledi.

Kasım 2025 itibarıyla:

Aradaki fark 7,2 puan.

Geçen yıl bu fark 10 puandı.

Korkmaz, dünya ortalamasında enflasyonun yüzde 5 seviyelerinde olduğuna işaret ederek:

“Bizde kamu kurumları arasında enflasyon farkının bu kadar yüksek olmasının izah edilecek bir gerekçesi yoktur.”

Prof. Dr. Korkmaz, doğru enflasyon ölçümünün hem ekonomik politikalar hem gelir dağılımı hem de ücret tespit mekanizmaları için kritik önem taşıdığını vurguladı.

Exit mobile version