Yaptığın İşin Sınırlarını Bilmek 

Küresel güç mücadelelerinden bankacılık gişelerine uzanan ortak sorun aynı: sınırların ihlali. İş tanımları belirsizleşirken, çalışanlar rızaları dışında yüklenen sorumluluklarla sessizce teslim alınmak isteniyor; oysa var olmanın ilk şartı, kendi sınırlarına sahip çıkmak.

Hanife Fişek


Günümüzde “Sınırların” ne kadar önemli ( ya da bazıları için ne kadar önemsiz mi demeli ..)  olduğunu her milletten dünya vatandaşları olarak bir kez daha yaşayarak görüyoruz canlı yayınlarda . Gücü olan gücü yettiğine doğru yürüyor , güçsüz olan kaçabildiği yere doğru kaçıyor. Dünyada adeta bir köşe kapmaca yaşanıyor . Bazı  liderler sınırlardan çok kendi koltuğunun derdinde , koltuk giderse ne çok şeyi kaybedeceklerinin bilincinde , sınırları önemsemiyor. 

“ Sınır” sözünü büyük çoğunluğumuz ilkokul sıralarında duymuşuzdur muhtemelen. Sınıfların arkasında asılı olan rengarenk illeri gösteren siyasi harita ve yeşil, kahverengi, mavi tonlardaki coğrafi haritalar hala gözümüzün önündedir. Çocuk beyni sünger gibi her detayı emer. Yine O günlerde derslerde  öğrenip işlediğimiz o müthiş söz  “Yurtta Sulh Cihanda Sulh”  Mustafa Kemal Atatürk. Anlamını yıllar içinde defalarca yaşadığımız örnek olaylarla idrak ettiğimiz bir yön gösterme. Yönünü kaybetmek istemeyenlere en iyi rehber. 

BANKACININ MESAJI

Bana tüm bunları çağrıştıran şey yine bu sabah Instagram DM’den gelen bir bankacı mesajıydı . Paylaşayım sizlerle “Hanife hanım , xxx bankasında gise personelini zorla KMT diye bir şey yaptılar Kitle Müsteri Temsilcisi. Hem gise islemleri para yatırma çekme vs, Atm işlemleri, hem satış pazarlama hem de dışarı satışa çıkmaya zorlanıyoruz.Üstelik şahsi telefonumuzda 2 ayrı whatsup grubu banka ekranında ise ayrı 3 gruba birden yetişmeye çalışıyoruz.Biz operasyon olarak işe alındık pazarlama isteseydik ona başvururduk. Bizlerin rızası güncel yazılı talebi olmadan böyle bir değişim olabilir mi iş kanununda?”

BÜYÜK RESMİ GÖRDÜK!

Ne var şimdi bunda? Ne alakası var demeden önce düşünün lütfen. Üst yönetimlerin kulağı çınlasın hadi , büyük resmi görün diyeyim ben de . Tüm dünyada aklımızın almakta zorlandığı işler yaşanırken , basitçe baktığımızda bile görebileceğimiz şey ne ? Dünyanın süper gücünün başında bir “ patron “ var. Ülkeyi bir ticarethane gibi görüyor. Tek başına kararlar alıyor, “tek sınırım kendi aklım ve vicdanım” diyor . Uluslararası hukuk filan tanımıyor. Herkesin iç işlerine karışıyor . Her ülkeden bir şeyler koparmaya çalışıyor . Sınırları zorluyor kısacası, sınır tanımıyor . Daha fazlasını istiyor. Adam devlet adamı değil ki .. Tüccar. İş yapıyor kendince . Hem müşteri memnuniyeti sağlamak istiyor, hem kazanmak . Bu arada her ülkeyi de kendi ticarethanesini. Şubesi , Bölgesi olarak görüyor. Rakip ticarethaneleri batırmak ise en büyük hayali …

MOBİNGİN KAYNAGI

Yıllar önce Remzi Özdemir benimle  bir YouTube söyleşisi yapmıştı . Pandemi zamanıydı sanırım. Mobbingin kaynağı sizce neresi diye sormuştu . Herkesi mobbing yaparak yöneten bir üst makam var demiştim ve en üst noktayı düşündüğümde topu bir zamanlar Amerika’da “ You are fired” ( Kovuldunuz) diye program yapan kişinin Başkan olarak başa getirilmesine atmıştım. Bize ne Amerika ‘nın başkanından diyen varsa… Doğru. Biz bize bakalım . Biz önce kendi seçimlerimize dikkat edelim . Ama işe önce kendi işimizde , kendi sınırlarımızı korumakla başlayalım . Sınır koyamayan, sınır koruyamayan , sınırlarından taviz verenin ne yazık ki var olma şansı kalmıyor . Bazı Ticarethanelerde patronlar sınırsızca istiyor , sınırsızca yük yüklüyorlar ya üzerinize. Sessizce katlanıyorsunuz ya. İşte o bilinç bir süre sonra toplumun bilinci olarak yerleşiyor . Kişisel sınırlarınız ihlal edildikçe işgal edilmiş oluyorsunuz aslında. Teslim oluyorsunuz . Olmayın . İşinizin bir tanımı, bir sınırı varsa öncelikle ona sahip çıkın, onu savunun . “ Dur” demeyi bilin lütfen. İşinizi iyi yapın, sonuna kadar hakkını verin . Ama kendinizi , akıl ve beden sağlığınızı tehlikeye atan sınır ihlallerine lütfen geçit vermeyin. Bu bilinç eskiden toplumsal olarak vardı bizlerde farkında olmadan . Globalleşen dünya , uluslararası şirketler , doğrudan yatırım, zenginleşme, verimlilik vs. derken tüm kaynaklarımızı sömürüye açık bir dünya yarattılar . “İnsan kaynağı “ dahil , büyük güçler tüm kaynakları sömürerek büyümek istiyorlar . Sizler hepiniz , ülkemizin her bir çalışanı , her değer üreteni , her taş üstüne taş koyanı birer nadir bulunan elementler kadar değerli . Değer üretip birlikten zenginleşmeye evet ama sömürüye hep birlikte “ Hayır” demek ve sınırlarımızı sonuna kadar korumak zorundayız şimdi . Vatan, millet , Sakarya… korumaya önce kendinden başla . Hukuku bil , hukuku ara, hukuku uygula . 

Ne diyorduk ? Operasyon ilanı verip işe alınanlara pazarlama işi de yaptırılır mı ? İş hukuku buna ne diyordu ? Patronların aklı ve vicdanı ile sınırlısınız sanırım. Sınırlarınıza sahip çıkın.  

Exit mobile version