Banka çalışanlarının genel sorunlarını görünür kılmak ve çözüm arayışlarına destek olmak amacı ile açtığımız Paramedya İnstagram sayfamız , geçtiğimiz 8 yılda doğal akışında büyüyerek 100.000 takipçi sayısına ulaştı . Takipçilerimizin yüzde 54’ü kadın. Bu oran Bankalarda çalışan kadın/erkek oranına oldukça yakın. Bu sayfada gördüğünüz , okuduğunuz tüm hikayeler gerçek hayattan alınmıştır .
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü özelinde hikayelerde çok sayıda ( binlerce ) kadın takipçimizin ilettiği mesajları yayınladık. Kadınlar kadınların derdini biliyor , görüyor, çoğu zaman anlıyor ama sorunların çözümü üst yönetimlerde . Üst yönetim deyince de.. istatistikler gösteriyor ki birçok sektörde olduğu gibi Bankacı kadınların da haklarının , kariyerlerinin geleceği hala erkeklerin verdiği , vereceği kararlarda gizli .
Tüm milli bayramlarda ve günlük hayatta karşılaştığımız siyasi gelişmelerde de sıklıkla saygıyla andığımız Cumhuriyet’imizin kurucusu Atatürk ‘ün ülkemizdeki kadınlara kazandırdığı siyasi ve hukuki hakları, kadına toplumda kazandırdığı değeri , uygun gördüğü rolleri , desteğini , vizyonunu hepimiz biliyoruz. Yüksek makamlarda görev alan her yöneticinin ondan ilham almasını diliyorum. Kadınlar , erkek egemen yönetimlerin kurduğu sistemler içinde bir şekilde mücadele ederek haklarını elde etmeye çalışsa da bu çağda bu görev erkeklerin de omuzlarında. Onların doğal desteği ve geniş vizyonu , ahlakı, vicdanı, merhameti şart . Kadınların ezilmesi , ezen kim olursa olsun , erkeklerin göz yummaması gereken bir durum. Yönetim ve karar verme sorumluluğu ağırlıklı olarak erkek yöneticilerin üzerinde.
Bu girişi yaptıktan sonra gelelim Bankalarda çalıştırılan “ kadın” ların en çok şikayet ettikleri konulara .
Bankacılık sektörü kadınlara erkeklerle eşit düzeyde istihdam alanı açan önemli bir sektör . İşe alımlarda sayılar oldukça denk görünüyor. Ancak kadının ve erkeğin kariyeri, kadınların evlenme ve çocuk sahibi olma dönemlerinden sonra ayrışmaya başlıyor . Bunun hem toplumsal hem kurumsal nedenleri var. Araştırınca bunları görmek anlamak zor değil .
Kadınların ailede üstendiği ( ev işleri vs. ile ilgili ) geleneksel roller , çocuk doğurma ve bakım sürecindeki biyolojik roller kadının kariyer sürecinde üzerine eklenen ilave sorumluluklar ( yükler ) olarak kadının dezavantajlı duruma düşmesine yol açıyor .
Yasal izin haklarının kullanımındaki zorluklar ve psikolojik baskılar( ki bunun temelinde şubelerde , birimlerde her zaman sınırlı sayıda insanla işi yürütme , personel yetersizliği gerçeği var ) kadınları bu süreçte yıpratıyor . Hamile olduğunu söylemekten, sağlık sorunu varken izin istemeye kadar birçok kadın tereddüt ve zorluk yaşıyor .
Doğumdan sonra çocuğun bakımı ile ilgili desteklerin ( bakıcı , kreş ) ulaşılamaz olması . Doğum yapan kadınlar çocuklarını güvenli şekilde emanet edecekleri , bedelini rahatça ödeyebilecekleri kişi ve kurumlar bulma konusunda zorlanıyor. Bu nedenle çoğu kadın ya aile büyüklerinden yardım alıyor ya da işini bırakmak zorunda kalıyor .
Gündeme gelen işten çıkarmalarda ilk akla gelen isimlerin doğum ve sonrası süreçte performansı düşen (!) kadınlar olması ile ilgili de çok sayıda şikayet var . Herkesin performansı aynı hızda düşerken birinciliği çocuklu kadınlara vermek ? Sorgulanması gereken bir konu.
Tüm bunların üstesinden gelerek kariyere odaklanan kadınların terfi süreçlerinde yine de gecikmeler yaşanması . Biraz daha beklesin, işe odaklanamaz şimdi önyargısı.
Madalyonun diğer tarafındaki bir şikayet ise , tüm bu ahval ve şerait içinde… kadın yöneticilerin kadına yaptığı mobbing . Mobbingin cinsiyetsiz bir kişilik bozukluğu göstergesi olması yanında , hemcinslerine karşı daha yargılayıcı , yırtıcı , acımasız tavırlar takınarak üst görevlere yükselmeyi başarmış (!) kadın yöneticiler ile çalışmayı kolay bularak tercih eden erkek yöneticilerin bu konuda da biraz düşünmeleri gerek. Bana seçtiğiniz yöneticileri söyleyin , size kim olduğunuzu söyleyeyim . Yönetici dediğin, kadın olsun, erkek olsun ama öncelikle ruh sağlığı yerinde olan insan olsun.
Bunlar da Çoğunluğu Erkek Olan üst yönetimlerden küçük bir ricamız olsun. Kadrolarınızdaki son derece başarılı ce çalışkan kadınların desteği ile bu sorunları lütfen çözün . Kadınlar çalışmak istiyor ama ruh sağlığını koruyarak. Kadın olduğuna , kadın doğduğuna , çocuk doğurduğuna , doğuracağına pişman olmadan , pişman edilmeden… Doğum kadının doğasında var , çalışma hayatında bunu kabullenmek , buna uyumlu koşullar sağlamak zor olmamalı . Bankacılık sektörünün yarısından fazlası kadınlara emanetse … Bu sektör kadınların bu sorunlarını görmeli , çözmeli .