Ortadoğu gerilimi piyasaları sarstı: Petrol 119 doları gördü, yatırımcı alternatif varlıklara yöneliyor

ABD–İsrail–İran hattında yükselen tansiyon petrol fiyatlarını hızla yukarı çekerken küresel piyasalarda risk algısı değişti.

Ortadoğu’da son günlerde tırmanan jeopolitik gerilim, yalnızca bölgesel dengeleri değil küresel finans piyasalarının işleyişini de yeniden gündeme taşıdı. ABD–İsrail–İran hattında artan tansiyonun ardından petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, enerji arzına ilişkin risklerin küresel piyasalarda yeniden fiyatlanmasına yol açtı.

Artan güvenlik endişeleriyle petrol fiyatlarının kısa sürede 119 dolar seviyesine kadar yükselmesi, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı çevresindeki riskleri yeniden gündemin merkezine taşıdı. Enerji fiyatlarındaki bu hareketin etkisiyle küresel piyasalarda klasik “riskten kaçış” refleksi devreye girdi.

Enerji maliyetlerindeki artış doların güçlenmesine ve ABD tahvillerine talebin artmasına neden olurken, küresel hisse senedi piyasalarında ise volatilite yükseldi. Büyük endekslerdeki dalgalanma yatırımcıların kısa vadede risk azaltma eğilimine girdiğine işaret ediyor.

SAFEbit Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Onur Yeygün, yaşanan gelişmelerin küresel finansal sistemdeki dönüşümü de görünür hale getirdiğini belirterek, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırarak merkez bankalarının para politikası alanını daralttığını söyledi.

Yeygün’e göre bu ortamda geleneksel güvenli limanların rolü yeniden tartışılıyor. Tahvillerin bazı dönemlerde beklenen korumayı sağlayamaması ve altının portföylerde tek başına yeterli görülmemesi, yatırımcıların alternatif finansal araçlara yönelmesine yol açıyor.

Kripto varlıkların rolü yeniden gündemde

Jeopolitik krizlerin finansal piyasalarda dalgalanmayı artırdığına dikkat çeken Yeygün, savaşın ilk günlerinde kripto piyasasında 300 milyon doların üzerinde kaldıraçlı pozisyonun tasfiye edildiğini ve volatilitenin hızla yükseldiğini belirtti. Ancak kısa süre içinde Bitcoin’in bazı seanslarda hem hisse senetlerinden hem de altından daha dirençli bir performans sergilediğini ifade etti.

Yaklaşık 1,3 trilyon dolar piyasa değerine sahip olan Bitcoin’in küresel portföylerde giderek daha fazla “dijital emtia” veya “dijital altın” olarak konumlandırıldığını söyleyen Yeygün, kurumsal yatırımcı ilgisinin de bu dönüşümü desteklediğini dile getirdi.

Küresel kripto piyasasının toplam büyüklüğünün yaklaşık 2,3 trilyon dolar seviyesine ulaştığını belirten Yeygün, kripto ekosisteminin artık yalnızca teknoloji meraklılarının veya bireysel yatırımcıların alanı olmaktan çıktığını, kurumsal yatırımcılar ve finans teknolojisi şirketlerinin de giderek daha fazla dahil olduğu bir finansal ekosisteme dönüştüğünü söyledi.

Yeygün, savaş, yaptırımlar ve sermaye kontrollerinin konuşulduğu dönemlerde yatırımcıların en çok finansal esneklik ve erişim özgürlüğü aradığını vurgulayarak, blockchain tabanlı sistemlerin sınır ötesi çalışabilme özelliği nedeniyle bu tür dönemlerde daha fazla öne çıktığını ifade etti.

Kısa vadede kripto piyasalarında dalgalanmanın sürebileceğini belirten Yeygün, ancak uzun vadede küresel ekonominin daha dijital ve sınır ötesi bir yapıya doğru ilerlediğini, blockchain tabanlı finansal altyapının da bu dönüşümün önemli parçalarından biri haline geldiğini söyledi.

Exit mobile version