Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini belirleyen başlıca unsurlar arasında öne çıkıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da gündeme gelebiliyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatları ve bölgesel gelişmelerin sanayi üretimine olası etkilerini değerlendirdi.
Sanayi üretiminde enerjinin en kritik girdilerden biri olduğunu vurgulayan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki kalıcı artışların küresel ekonomik dengeleri de etkileyebileceğine dikkat çekti.
“Sanayi üretiminde enerji oldukça kritik bir girdi. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı artışlar küresel ölçekte enflasyonu yukarı çekebilir ve bu durum merkez bankalarını yeniden parasal sıkılaşma politikalarına yöneltebilir. Böyle bir tabloda küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması ve finansmana erişimin zorlaşması da mümkün. Bu nedenle sanayi sektörünün 2026 yılında göstereceği performansta enerji fiyatları ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak” dedi.
Türkiye’nin enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı bir ekonomi olduğunu hatırlatan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerinden döviz kurlarına kadar geniş bir etki alanı bulunduğunu ifade etti.
“Petrol fiyatlarındaki artış ilk olarak akaryakıt fiyatlarına yansıyor. Bu da kısa sürede taşımacılık, üretim ve gıda fiyatları üzerinde etkisini gösteriyor. Enerji fiyatları yükseldiğinde enerji ithalatı için daha fazla dövize ihtiyaç duyuluyor ve bu durum kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor” diye konuştu.
Bölgesel gelişmelerin Türkiye’nin enerji maliyetleri açısından yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine işaret etti. Buna göre Türkiye, Aralık 2025’te İran’dan 575,99 milyon standart metreküp doğalgaz ithal etti ve bu miktar toplam doğalgaz ithalatının yüzde 7,53’ünü oluşturdu.
EPDK’nın yıllık sektör raporuna göre ise Türkiye’nin 2024 yılında İran’dan gerçekleştirdiği doğalgaz ithalatı 7 milyar 43 milyon Sm³ oldu. Aynı dönemde Türkiye’nin en fazla doğalgaz ithal ettiği ülke 21 milyar 572 milyon Sm³ ile Rusya olurken, ikinci sırada 11 milyar 478 milyon Sm³ ile Azerbaycan yer aldı. İran ise üçüncü sırada bulunuyor.
2014–2024 döneminde İran’ın Türkiye’nin doğalgaz ithalatındaki payının ortalama yüzde 13,49 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Çetinkaya, bu verilerin bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin enerji maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösterdiğini söyledi.
Jeopolitik gelişmelerin sektörlere etkisinin farklı olabileceğine de dikkat çeken Çetinkaya, özellikle enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti.
“Cam, seramik ve demir-çelik gibi sektörlerde enerji maliyetleri toplam üretim maliyetinde önemli bir paya sahip. Bu nedenle küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık bu sektörlerde kârlılık üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan İran’ın ihracatının önemli bölümünün Türkiye ile rekabet edilen ürün gruplarında yoğunlaştığını görüyoruz. Türkiye, oluşabilecek boşlukta özellikle plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi alanlarda üretim kapasitesiyle öne çıkabilir.”
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çetinkaya, sanayi üretiminde toparlanmanın zamanlamasının jeopolitik gelişmelerle yakından ilişkili olduğunu belirtti.
“2026 yılına temkinli bir iyimserlikle bakıyoruz. Yılın ilk bölümünde daha temkinli bir görünüm öne çıkabilir. Ancak sanayi üretiminde daha belirgin bir toparlanmanın 2026’nın ikinci yarısında, jeopolitik risklerin seyrine bağlı olarak gündeme gelebileceğini öngörüyoruz.”






