• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
21 Haziran 2026 Pazar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Yazarlar Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ

Hibrit Çatışmanın Ekonomisi: ABD, İsrail-İran Geriliminin Üçüncü Ayı

Dr.Ayhan Bülent Toptaş yazdı:

- Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ
Mayıs 3, 2026
- Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ, Güncel

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Geçtiğimiz şubat ayının sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı operasyonları başladığında, birçok analist 2003’teki Irak Savaşı’na benzeyen, kısa süreli, sonuç odaklı bir harekât beklentisi içindeydi. Rejimin çökmesi, nükleer programın kalıcı olarak yok edilmesi, vekil güçlerin etkisizleştirilmesi ve bölgesel dengelerin kökten değişmesi öngörülüyordu. Ancak olaylar bu beklentileri doğrulamadı. Evet, sert çatışmalar yaşandı ve askeri olarak doğrudan karşı karşıya gelindi. Fakat bu, klasik anlamda topyekûn bir savaş olmaktan ziyade, ateşkes ve barış görüşmeleriyle kesintiye uğrayan, zaman zaman yüksek yoğunluklu saldırılara sahne olan kontrollü bir hibrit çatışma sürecine dönüştü. Çatışmanın bu melez doğasını anlamak hem bugünkü hem de gelecekteki ekonomik sonuçlarını kavramak açısından kritik önem taşıyor.

İran-İsrail gerilimi yeni bir olgu değil; bugün, yıllara yayılan stratejik bir rekabetin zirve noktasına gelindi. Bu rekabetle ilgili olarak üç temel unsur öne çıkıyor:

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  1. Bölgesel güç mücadelesi (İran’ın Irak, Suriye ve Lübnan’daki nüfuz genişlemesi).
  2. Vekil güçler üzerinden yürütülen dolaylı savaş (Hizbullah, Hamas, Husiler vb.).
  3. Kırmızı çizgilerin aşılması (7 Ekim Hamas saldırısı ve Gazze operasyonları sonrasında sabırların karşılıklı olarak taşması vb.).

Bu dinamikler, doğrudan çatışmayı tetikleyen zemini hazırladı.

İsrail ABD’yi Peşinden mi Sürüklüyor?

Kamuoyunda sıkça dile getirilen “İsrail ABD’yi savaşa sürüklüyor” algısı kısmen doğru kabul edilebilir ama yetersiz kalmaktadır. İsrail, bölgedeki tehdit algısına karşı daha proaktif ve sert bir güvenlik doktrini uyguluyor; bu da tırmanmada öncü rol oynamasına yol açıyor. Ancak ABD’nin İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlama, petrol ve enerji akışını güvence altına alma ve nükleer tehdidi bertaraf etme yönündeki adımlarının uzun vadeli stratejik çıkarlarının bir gereği olduğu da göz önünde tutulmalıdır. İsrail, ABD için güçlü bir askeri müttefik ve “ileri karakol” işlevi görürken, ABD de İsrail’in varlığını bölgesel bir sigorta olarak görüyor. Bu karşılıklı bağımlılık, tek taraflı “sürüklenme” den ziyade uyumlu (ancak zaman zaman gerilimli) bir ortaklığı yansıtmakta.

AlakalıHaberler

Enflasyonda Patinaj Sürerken TCMB’nin Haziran Sınavı

Ekonomide bu hafta bizi neler bekliyor?

Kusura bakmayın, ikna olmadık:Transatlantik fay hattının 20 yıllık derinleşmesi

Savaşın Ekonomik Sonuçları

Mart-Nisan aylarında yaşanan çatışmaların zaman zaman şiddetlenip sönümlenmesi, hava/dron operasyonları ve sınırlı hedeflerin vurulması ile ilerlemesi, süreci “savaşa benzeyen ama tam savaş olmayan” bir döngüye soktu. Küresel ekonomi açısından en kritik etki, Hürmüz Boğazı üzerinden gelen enerji arz riski oldu. Boğazın kısmi kapanması veya trafiğin yavaşlaması, petrol fiyatlarına kalıcı bir jeopolitik prim bindirdi. Enflasyon beklentileri yükseldi, büyüme tahminleri aşağı revize edildi.

Burada dikkat edilmesi gereken husus şu: Henüz tam anlamıyla bir “fiziksel arz şoku” yaşanmadı. Petrol piyasalara ulaşmaya devam ediyor ancak akışta yavaşlama, darboğazlar ve stoklarda belirgin düşüşler (örneğin Avrupa’da jet yakıtı stokları) gözleniyor. Bu, rafineri operasyonlarını zorlaştırıyor ve maliyet baskısını artırıyor. Avrupa’daki jet yakıtı sorunu şimdilik bölgesel bir sorun gibi görünse de, boğazdaki tıkanıklığın uzamasının küresel arz güvenliğini tehdit ettiği de açık bir gerçek.

Savaşın Türkiye’ye yansımaları ise doğrudan hissedildi: Enerji ithalatı faturası yükseldi, kur üzerinde baskı oluştu, ulaştırma ve üretim maliyetleri arttı, enflasyonist etkiler güçlendi.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Olası Yaz Senaryosu: Düşük Büyüme, Yüksek Enflasyon ve Artan Oynaklık

Önümüzdeki dönemde (yaz aylarında ve ötesinde) küresel ekonomi “çalışmaya devam eden ama verimliliği azalan” bir yapı sergileyecek. Petrol fiyatlarındaki jeopolitik primin kısa dönemde tamamen ortadan kalkması düşük bir ihtimal. Bu tablo şu sonuçları beraberinde getirebilir:

  • Küresel enflasyon düşüş eğilimi yavaşlayacak, merkez bankaları faiz indirimlerinde daha temkinli olacak.
  • Büyüme aşağı revize edilecek ancak resesyona dönüşme riski (şu aşamada) sınırlı kalacak.

Bu durumda karşılaşılabilecek en olası senaryo düşük büyüme + yükselen enflasyon + yüksek oynaklık olacaktır.

Petrol fiyatlarının hangi aralıklarda seyredeceği de önem arz ediyor: Eğer fiyatlar 80-90 bandında kalırsa bu durum bir şekilde yönetilebilir. 90-110 dolar bandı ise ekonomileri strese sokacaktır (bu günlerde bu bandın üst sınırına yakınız). 110 dolar ve üstü ise geniş çaplı şok etkisi yaratabilir, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sermaye kaçışı, döviz krizi ve finansal kırılganlık artışına yol açabilir.

Savaş bölgesinin kıyısında olan Türkiye içinriskler daha belirgin. Yaz aylarında yıllık enflasyonda sınırlı bir gerileme mümkün olsa da, gıda enflasyonu yapısal sorun olarak kalacaktır. Enerji maliyetlerindeki artış girdi fiyatlarını, ihracat rekabet gücünü ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Cari denge ve kur tarafında baskı sürecektir. Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın kalıcı hale gelmesi ve ABD’nin sürece doğrudan müdahil olması durumunda, enerji maliyetleri ivme kazanacak ve enflasyon yeniden yükseliş eğilimine girecektir.

Ayrıca bütçe tarafında enerji sübvansiyonları ve vergisel önlemlerin (eşel mobil gibi) sürdürülebilirliği önemli bir soru işareti haline gelmiştir. Enflasyon beklentilerindeki bozulma, ücret-fiyat sarmalını tetikleyebilir ve para politikasının etkinliğini sınırlayabilir.

Sonuç olarak, bu aşamada, gerilim yönetildiği sürece dünya ekonomisi büyük bir kriz veya çöküş yaşamayacaktır. Sistem daha pahalı, yavaş ve kırılgan bir şekilde çalışmaya devam edecektir. Türkiye de dengelerini korumaya çalışacak, ancak dış şoklara karşı savunma mekanizmaları (rezervler, maliye politikası, beklentilerin yönetimi) test edilecektir.

Diğer taraftan, işlerin kontrollü yürüyeceğini öngören senaryonun devam edip edemeyeceğine dair belirsizlik de göz önünde tutulmalı. Sürecin tam ölçekli bir savaşa dönüşmesi hâlâ düşük bir ihtimal olarak görünse de, Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın uzaması veya müzakerelerin tıkanması durumunda ekonomik maliyetler hızla tırmanabilir. Bu nedenle en kötü senaryolara karşı proaktif hazırlık yapılması mecburiyeti var. Mevcut hibrit denge devam ettiği müddetçe “en olası tablo” düşük büyüme, yüksek enflasyon ve oynaklıktır.

Bu ortamda yaz ayları, Türkiye’deki dar ve sabit gelirliler için zorlu geçecek. Artan gıda ve enerji fiyatları, kira ve ulaşım giderlerindeki yükseliş, hane halkı bütçelerini daha da sıkıştıracaktır. Enflasyon beklentilerindeki bozulma, maaş ve ücret artışlarının satın alma gücünü hızla eritirken, dar gelirli kesimlerde temel ihtiyaçlara erişim zorlaşabilir. Özellikle emekliler, asgari ücretliler ve kamu çalışanları, enflasyonun yükünü en ağır şekilde hissedecek; bu da toplumsal huzur ve iç talep açısından ek baskı oluşturacaktır. Bu yüzden ekonomi politikalarının yanı sıra, sosyal destek mekanizmalarının devreye alınması da kritik önem taşımaktadır.

Kısacası, bu yaz kolay geçmeyecek. Hem makro dengelerin hem de vatandaşların refah düzeyinin korunması, dikkatli ve dengeli politikalar uygulanmasını zorunlu kılıyor.

Etiketler: Dr. Ayhan Bülent Toptaşİran
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Bankaların 1 Mayıs Sınavı: Milyonlarca Emekçi Var, Mesaj Yok

Sonraki Haber

Halka Arzda Sert Fren: Savaş Piyasayı Durdurdu

Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın İzmir Şubesi, Berlin Ofisi ve İnsan Kaynakları Departmanı'nda çalıştım. TCMB'nin desteğiyle ekonomi alanında yüksek lisans ve doktora derecelerini aldım. Son 14 yılda TCMB'nin İnsan Kaynakları Departmanı'nın farklı bölümlerinde çalıştım. Bu süre zarfında insan kaynakları konusunda eğitim aldım ve diğer merkez bankalarının insan kaynakları çalışanlarına da eğitim verdim.

İlgili Gönderiler

Prof.Dr. Esfender Korkmaz
Döviz

Esfender Korkmaz Hesapladı: Doların Denge Seviyesi 91 TL Olmalı

Haziran 21, 2026
Fon Patronundan Skandal İtirafa Sert Tepki: "Bu Manipülasyondur!"
Borsa

Borsanın Kanayan Yarası: Fon CEO’sundan Manipülasyon İsyanı!

Haziran 20, 2026
Bankacılık

Taşeron Zorlamasına Yargı Güvencesi: Geriye Dönük Tüm Haklar Alınabilir!

Haziran 20, 2026
Borsa

MSCI Tokadı: Kusura Bakmayın, Bunu Hak Ettik!

Haziran 19, 2026
Bankacılık

TEFAS’ın İlk ve Tek Yapay Zekâ Teknolojileri Fonu

Haziran 19, 2026
Borsa

MSCI’dan Türkiye’ye Ağır Uyarı: “Fiyat Oluşumu Bozuluyor, Şeffaflık Kayboluyor”

Haziran 19, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.