Konkordatoda yeni dönem: “Naylon iflas kalkanına” sıkı denetim

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni konkordato yönetmeliğiyle, borç erteleme amacıyla kullanılan “naylon konkordato” uygulamalarına sert fren geldi.

Piyasada nakit akışı bozulan şirketlerin yasal koruma aracı olarak başvurduğu konkordato sisteminde köklü değişiklik yapıldı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni konkordato yönetmeliğiyle birlikte, süreci zaman kazanmak ya da borç ertelemek amacıyla kullanan şirketlere yönelik denetim mekanizmaları sertleştirildi.

Ticaret Bakanlığı ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun (KGK) ortak çalışmasıyla hazırlanan düzenleme, özellikle “naylon konkordato” olarak adlandırılan uygulamaların önünü kesmeyi hedefliyor. Yeni sistemle birlikte hem şirketlerin mali tabloları hem de bağımsız denetim raporları daha sıkı incelemeye tabi tutulacak.

Mali tabloda “makyaj” dönemi kapanıyor

Yeni düzenlemeye göre konkordato talebinde bulunacak şirketler, finansal durumlarını uluslararası ve ulusal muhasebe standartlarına uygun şekilde hazırlamak zorunda olacak.

Şirketlerin büyüklüğüne göre Türkiye Muhasebe Standartları (TMS), Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) veya Vergi Usul Kanunu (VUK) esas alınacak. Böylece gerçek mali durumunu gizleyen ya da bilançosunda oynama yaptığı tespit edilen şirketlerin konkordato sürecine girmesi zorlaşacak.

Mahkemeye “tam güvence” şartı

Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri de bağımsız denetim raporlarına getirilen yeni kriter oldu.

Buna göre, mahkemelere sunulacak raporlarda artık “sınırlı olumlu görüş” ya da “şartlı olumlu görüş” gibi esnek ifadeler kabul edilmeyecek. Denetim raporlarının “makul güvence” seviyesinde hazırlanması zorunlu hale getirildi.

Mahkemeler, şirketin gerçekten kurtarılabilir olup olmadığına ilişkin değerlendirmeyi artık daha yüksek denetim standardına sahip raporlarla yapacak.

Denetim şirketlerine de yakın takip

Yeni yönetmelik yalnızca konkordato talebinde bulunan şirketleri değil, bağımsız denetim kuruluşlarını da doğrudan denetim kapsamına alıyor.

Buna göre denetim firmaları hazırladıkları raporları imza tarihinden itibaren 30 gün içinde KGK’ya bildirmek zorunda olacak. Mahkemeler de kendilerine sunulan raporları gecikmeksizin kuruma iletecek.

Bu sistem sayesinde gerçeği yansıtmayan ya da “hatırlı şirketler” lehine hazırlandığı değerlendirilen raporların daha hızlı tespit edilmesi ve yaptırım uygulanması amaçlanıyor.

Ekonomi çevrelerinde “konkordatoda yeni güven dönemi” olarak yorumlanan düzenlemenin, piyasadaki güven kaybını azaltması ve dürüst ticareti koruması bekleniyor.

Exit mobile version