Borsa İstanbul’da 2026 yılı ilk çeyrek bilançoları, birçok şirketin borç yükünün öz kaynaklarının çok üzerine çıktığını ortaya koydu. Açıklanan finansal verilere göre bazı şirketlerde net borç/öz kaynak oranı yüzde 2.500’leri aşarken, özellikle yüksek faiz ortamında bu tablo yatırımcı açısından ciddi risk sinyali veriyor.
Listede en dikkat çeken şirketlerden biri yüzde 2558 ile VKING olurken, onu yüzde 2249 ile TKNSA ve yüzde 1861 ile BIZIM takip etti. Çok sayıda sanayi, enerji, teknoloji ve perakende şirketinde de net borcun öz kaynağı aşması dikkat çekti.
Uzmanlara göre net borcun öz kaynaktan yüksek olması, şirketin faaliyetlerini ağırlıklı olarak borçla çevirdiğini gösteriyor. Özellikle Türkiye gibi yüksek faiz ve kur oynaklığının yoğun olduğu ekonomilerde bu durum şirketleri ciddi finansal baskı altına sokabiliyor.
Finansal Risk Neden Büyüyor?
Bir şirketin net borcunun öz kaynaklarından yüksek olması, bilanço dayanıklılığının zayıfladığına işaret ediyor. Finans uzmanlarına göre bunun başlıca riskleri şöyle:
- Faiz yükünün artması: Türkiye’de kredi faizlerinin yüzde 50-60 bandına çıktığı bir dönemde yüksek borç, şirketlerin finansman giderlerini hızla büyütüyor. Faaliyet karı artsa bile finansman giderleri kârı silebiliyor.
- Kur riski: Döviz açık pozisyonu bulunan şirketlerde kur artışı bilanço üzerinde ciddi zarar yaratabiliyor. Özellikle döviz borcu yüksek şirketler için bu risk daha da büyüyor.
- Sermaye erimesi: Şirket zarar ettikçe öz kaynak küçülüyor. Bu da borç/öz kaynak oranını daha da bozarak şirketi finansal kırılgan hale getiriyor.
- Yeni kredi bulma sorunu: Bankalar yüksek borçlu şirketlere kredi verirken daha temkinli davranıyor. Bu da şirketlerin nakit akışında sıkıntı yaratabiliyor.
- Bedelli sermaye artırımı riski: Finansal yapısı bozulan şirketler yatırımcıdan yeni kaynak toplamak için bedelli sermaye artırımı yoluna gidebiliyor. Bu durum küçük yatırımcı açısından sulanma riski anlamına geliyor.
Yüksek Faiz Ortamında Daha Tehlikeli
Ekonomistler, mevcut sıkı para politikası döneminde yüksek borçlu şirketlerin çok daha kırılgan hale geldiğini belirtiyor. Özellikle iç talebin yavaşladığı, krediye erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin arttığı ortamda, borç çevriminde sorun yaşanabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, yatırımcıların artık sadece ciro ve kâra değil;
- net borç,
- finansman gideri,
- öz kaynak yapısı,
- kısa vadeli yükümlülükler
gibi bilanço kalemlerine de dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.
İlk Çeyrekte Dikkat Çeken Şirketler
2026/3 aylık bilanço verilerine göre net borcun öz kaynaklarını aştığı bazı şirketler şöyle:
- VKING: %-2558
- TKNSA: %-2249
- BIZIM: %-1861
- BORLS: %-928
- NETAS: %-821
- CRFSA: %-704
- DGNMO: %-448
- OTKAR: %-414
- KAREL: %-331
- VESTL: %-263
- ARCLK: %-216
- SMRTG: %-208
Listede enerji, teknoloji, perakende ve sanayi sektörlerinden çok sayıda şirket bulunması dikkat çekti.
Analistler, yüksek borçlu şirketlerin önümüzdeki dönemde nakit akışı yönetiminde daha fazla zorlanabileceğini ve özellikle faizlerde uzun süre yüksek seviyelerin korunması halinde bazı şirketlerde yeniden yapılandırma ihtiyacının gündeme gelebileceğini belirtiyor.