Küresel ekonomide rekabet artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, veri, yapay zekâ ve ileri teknoloji alanındaki fikri varlıkların ne kadar etkin korunduğuyla belirleniyor. Özellikle inovasyonun hız kazandığı sektörlerde, geliştirilen teknolojilerin yalnızca ortaya konulması değil, doğru şekilde korunması ve yönetilmesi de şirketlerin sürdürülebilir rekabet gücü açısından kritik hale geldi.
Bu dönüşümle birlikte patent ve marka vekilliği de klasik teknik işlemlerin ötesine geçerek strateik bir danışmanlık alanına dönüşüyor. Şirketlerin geliştirdiği yenilikleri koruma altına alan, olası riskleri önceden analiz eden ve fikri değerleri ekonomik faydaya dönüştüren bu yapı, özellikle teknoloji yoğun sektörlerde daha da önem kazanıyor.
TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclisi Başkanı ve Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, günümüzde inovasyonun değerinin yalnızca ortaya çıkan fikirle değil, o fikrin nasıl korunduğu ve yönetildiğiyle ölçüldüğünü söyledi.
Yamankaradeniz, patent ve marka vekilliğinin başvuru sürecinden ticarileşmeye kadar tüm aşamalarda şirketlere stratejik rehberlik sunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün geldiğimiz noktada inovasyonun değeri, yalnızca ortaya konulan fikirle değil, o fikrin ne kadar doğru korunduğu ve yönetildiğiyle ölçülüyor. Doğru kurgulanmamış bir başvuru süreci şirketler için geri dönüşü mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilirken, doğru yönetilen bir sınai mülkiyet stratejisi aynı fikri güçlü bir rekabet avantajına dönüştürebiliyor.”
“Yapay zekâ yeni riskler doğuruyor”
Veri, yapay zekâ ve dijitalleşme odaklı teknolojilerin klasik ürünlerden farklı olarak sürekli gelişen ve güncellenen yapılara sahip olduğuna dikkat çeken Yamankaradeniz, bu durumun yalnızca teknik bilgiyle değil ileri düzey stratejik bakış açısıyla yönetilebileceğini ifade etti.
Patent ve marka vekillerinin artık şirketlerin yalnızca mevcut durumlarını değil, gelecekte karşılaşabilecekleri hukuki ve ticari riskleri de öngörmek zorunda olduğunu belirten Yamankaradeniz, özellikle yapay zekâ tabanlı teknolojilerde fikri hakların korunmasının giderek daha karmaşık hale geldiğini vurguladı.
“Küresel koruma şart”
Sınai mülkiyet haklarının artık doğası gereği küresel bir perspektif gerektirdiğini belirten Yamankaradeniz, şirketlerin yalnızca yerel pazarda değil, uluslararası alanda da haklarını etkin şekilde koruyabilmesi için süreçlerin doğru yapılandırılması gerektiğini söyledi.
Yetkin ve sicile kayıtlı vekillerle çalışmanın önemine dikkat çeken Yamankaradeniz, süreçlerde yapılacak hataların yalnızca hukuki sorunlara değil ciddi ticari kayıplara da yol açabileceği uyarısında bulundu.