Türkiye’de uzun yıllar “en güvenli yatırım aracı” olarak görülen konut piyasasında dengeler değişiyor. Gazete Oksijen’de yayımlanan analizinde Kıvanç Önder, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Konut Fiyat Endeksi verilerine dayanarak, konutun yaklaşık 28 aydır enflasyonun gerisinde kaldığını ve yatırımcısına reel anlamda kaybettirdiğini ifade etti.
Önder’e göre konut fiyatları nominal olarak artmaya devam etse de, yüksek enflasyon nedeniyle bu artış satın alma gücünü korumaya yetmiyor. Analizde, 2026 yılı Mayıs ayında yıllık konut fiyat artışının yüzde 24,5 olmasına rağmen reel kaybın yüzde 6,1’e ulaştığına dikkat çekiliyor.
Yazıda, 2020-2022 dönemindeki düşük faiz ve hızlı fiyat artışlarının yatırımcıların hafızasında kalıcı bir “konut her zaman kazandırır” algısı oluşturduğu, ancak mevcut yüksek faiz ortamında bu dönemin sona erdiği değerlendirmesi yapılıyor.
Önder, yatırım kararlarında yalnızca fiyat artışına değil, kira getirisine de bakılması gerektiğini belirterek büyük şehirlerde kira çarpanlarının 16-17 yıl seviyesinde bulunduğunu, net kira getirilerinin ise vergi, bakım ve boş kalma süreleri dikkate alındığında daha da düştüğünü ifade ediyor. Aynı dönemde mevduat ve para piyasası fonlarının sunduğu getirilerin konutun kira gelirini aşabildiğine işaret ediyor.
Analizde ayrıca, konutun tamamen cazibesini kaybettiği yönünde bir sonuca varılmıyor. Önder’e göre konut artık yüksek reel getiri sağlayan bir yatırım aracı yerine, serveti koruyan ve barınma ihtiyacını karşılayan bir varlık olarak değerlendirilmeli. Deprem güvenliği, lokasyon ve likiditenin ise önümüzdeki dönemde konut değerini belirleyen temel unsurlar olacağı vurgulanıyor.