Taban olan halka arz şirketinden şaşırtan hamle: “Hisselerimiz neden düştü?” diyerek SPK’ya başvurdu

30,26 TL'den halka açılan ve ilk hafta 21 liraya gerileyen şirketten yok artık denilecek bir KAP açıklaması geldi.

Sermaye piyasalarında alışılmışın dışında bir gelişme yaşandı. Halka arz edildikten sonra hissesi peş peşe taban olan bir şirket, yatırımcıların değil, kendisinin Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurmasıyla dikkat çekti. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, pay fiyatındaki sert düşüşün incelenmesini talep etti.

Şirketin KAP açıklamasında, halka arz sonrasında pay piyasasında yaşanan fiyat ve işlem miktarı hareketlerinin yönetim kurulu tarafından yakından takip edildiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu hareketlerin şirketin halka arz izahnamesinde yer alan bilgiler, kamuya açıklanan finansal tabloları, faaliyetleri veya kamuya duyurulmuş özel durum açıklamalarıyla ilişkilendirilemediği ifade edildi.

Yönetim kurulu ayrıca, yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek henüz kamuya açıklanmamış herhangi bir içsel bilgi ya da özel durumun bulunmadığını vurgulayarak, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında şirket paylarında gerçekleşen emir ve işlemlerin incelenmesi için SPK ve Borsa İstanbul’a başvuru yapılmasına karar verildiğini açıkladı.

Ancak bu açıklama, sermaye piyasalarında yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Normal şartlarda halka arz sonrasında büyük zarar yaşayan yatırımcıların piyasa işlemlerinin incelenmesini talep etmesi beklenirken, bu kez hissesi değer kaybeden şirketin bizzat SPK’nın kapısını çalması dikkat çekti. Özellikle halka arzın hemen ardından yaşanan sert değer kaybının ardından yapılan bu başvuru, “Şirket kendi hissesindeki düşüşü araştırılması için SPK’ya şikâyet etti” yorumlarına neden oldu.

Finans çevreleri ise asıl tartışılması gereken konunun, borsadaki işlemlerden önce halka arz fiyatlaması olduğunu belirtiyor. Bir şirketin halka arz edilir edilmez taban serisine girmesi halinde ilk sorgulanması gereken noktanın, yatırımcılara sunulan şirket değerlemesinin gerçekçi olup olmadığına dikkat çekiliyor.

Piyasa uzmanlarına göre, eğer şirket faaliyetlerinde olumsuz bir gelişme yoksa ve kamuya açıklanmamış herhangi bir bilgi bulunmuyorsa, hissedeki sert değer kaybının tek başına manipülasyon iddiasıyla açıklanması yeterli olmayabilir. Halka arz fiyatının piyasa gerçekleriyle ne kadar örtüştüğü, yatırımcı beklentilerinin doğru yönetilip yönetilmediği ve arz büyüklüğünün doğru belirlenip belirlenmediği de en az piyasa işlemleri kadar önem taşıyor.

SPK’nın yapacağı incelemenin sonucunda manipülatif işlemlere ilişkin bir bulguya ulaşılıp ulaşılmayacağı henüz bilinmiyor. Ancak yaşanan gelişme, son dönemde halka arz edilen şirketlerde görülen sert fiyat hareketleri ve halka arz fiyatlamalarının yeniden tartışılmasına neden olacak gibi görünüyor.

Özetle ortaya çıkan tablo oldukça sıra dışı. Hissesi taban olan bir şirket, yatırımcıların yerine geçerek kendi payındaki değer kaybının nedenlerinin araştırılması için SPK ve Borsa İstanbul’a başvurmuş oldu. Bu durum, son yılların en ilginç KAP açıklamalarından biri olarak piyasa hafızasındaki yerini aldı.

Exit mobile version