Türkiye’de sıkı para politikasının reel sektör ve hane halkı üzerindeki finansal baskısı, batık kredi verilerine de yansıyor.
Dünya Gazetesi yazarı Naci Bakır’ın, Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) 2026 yılı ilk çeyrek sektör raporundan derlediği verilere göre, bankalardan varlık yönetim şirketlerine bugüne kadar devredilen toplam kredi anaparası 216 milyar 968 milyon liraya ulaştı.
Rapora göre varlık yönetim şirketlerinin halen aktif olarak tahsil etmeye çalıştığı, “yönetilen anapara” olarak tanımlanan batık kredi büyüklüğü ise 179 milyar 441 milyon TL seviyesinde bulunuyor.
Batık kredilerin üçte ikisi bireysel borçlardan oluşuyor
FKB verileri, yönetilen portföyün önemli bölümünü bireysel kredilerin oluşturduğunu gösteriyor.
179,4 milyar liralık aktif portföyün 117,7 milyar lirası bireysel tüketici kredileri, kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarından (KMH) kaynaklanırken, 61,8 milyar lirasını ticari krediler oluşturuyor.
Toplam devralınan kredi hacminde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. Bugüne kadar devralınan 216,9 milyar liralık portföyün yaklaşık üçte ikisi bireysel kredilerden oluşuyor.
Devredilen kredilerin yalnızca yüzde 17’si tasfiye edilebildi
Veriler, varlık yönetim şirketlerinin bugüne kadar devraldığı kredi stokunun sınırlı bölümünü tahsil edebildiğini ortaya koyuyor.
216,9 milyar liralık tarihsel portföyle halen takip edilen 179,4 milyar liralık portföy arasındaki fark 37,5 milyar TL seviyesinde bulunuyor.
Bu tutar; tahsil edilen, yapılandırılan, kapanan veya çeşitli nedenlerle sistemden çıkan borçları ifade ediyor. Buna göre devralınan batık kredilerin yalnızca yaklaşık yüzde 17,2’si sistemden çıkarılabildi.
4,2 milyon borçlu takip altında
Rapora göre varlık yönetim şirketlerinin takibinde bulunan borçlu sayısı 4 milyon 245 bin 834’e ulaştı.
Bunların 3 milyon 720 bini bireysel tüketici, 525 bini ise ticari işletme ve KOBİ’lerden oluşuyor.
Aynı dönemde aktif takip edilen dosya sayısı ise 9 milyon 626 bin 853 olarak gerçekleşti.
Bu veriler, borçlu başına ortalama 2,27 aktif dosya bulunduğunu gösteriyor. Başka bir ifadeyle birçok kişi veya işletmenin aynı anda birden fazla kredi ya da finansman borcunu ödeyemediği görülüyor.
Analiz: Batık krediler bankaların bilançosundan çıkıyor, sistemden çıkmıyor
Naci Bakır analizinde, batık kredilerin varlık yönetim şirketlerine devredilmesinin finansal sistem açısından önemli bir bilanço yönetimi aracı haline geldiğine dikkat çekti.
Analizde, bankaların yasal takipteki kredileri satarak hem risk ağırlıklı varlıklarını azalttığı hem de geçmişte ayırdıkları karşılıkların serbest kalması sayesinde bilanço göstergelerini güçlendirebildiği ifade edildi.
Buna karşılık, söz konusu borçların ekonomik sistemden tamamen çıkmadığı, varlık yönetim şirketlerinin portföyünde tahsil edilmeyi beklemeye devam ettiği ve bu nedenle reel ekonomi üzerinde yapısal bir borç yükü oluşturmayı sürdürdüğü değerlendirmesi yapıldı.