Yapı Kredi Yatırım Araştırma, 17 Ağustos 2026 tarihli strateji notunda küresel ve yerel riskli varlıklara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Kurum, kısa vadede riskli varlıklara yönelik olumlu taktiksel duruşunu korurken, Jackson Hole toplantısının ardından eylül ayında keskin bir piyasa düzeltmesi yaşanmasını beklediğini bildirdi.
Yapı Kredi Yatırım’ın strateji notunda Türkiye açısından en önemli başlıklardan biri para politikasındaki normalleşme oldu. Kurum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son Enflasyon Raporu’nda 2026, 2027 ve 2028 yıl sonları için ara enflasyon hedeflerini sırasıyla yüzde 24, yüzde 15 ve yüzde 9 seviyelerinde koruduğunu hatırlattı.
Buna karşılık TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltti. 2027 tahmini ise yüzde 15 seviyesinde bırakıldı. Yapı Kredi Yatırım, 2026 tahminindeki yukarı yönlü revizyonun büyük ölçüde para politikasının kontrolü dışındaki arz yönlü faktörlerden kaynaklandığını aktardı.
“Fonlama yüzde 37’lik repo faizine dönebilir”
Raporda TCMB Başkanı’nın fonlamanın normalleştirilmesi ve yeniden yüzde 37’lik haftalık repo faizi üzerinden sağlanması konusunun aktif biçimde tartışıldığını söylediğine dikkat çekildi. Ancak bu konuda henüz net bir takvim açıklanmadığı belirtildi.
Yapı Kredi Yatırım, önümüzdeki iki hafta içerisinde fonlamanın normalleştirilebileceğini, eylül ayından itibaren ise çok temkinli bir faiz indirim sürecinin başlayabileceğini öngördü.
Kurumun temel senaryosuna göre politika faizinin 2026 sonuna kadar yüzde 35 seviyesine çekilmesi mümkün olabilir. Rapora göre böyle bir gelişme, fonlama maliyetinin normalleşmesi yoluyla Türk hisse senetleri açısından olumlu bir katalizör oluşturabilir.
Küresel piyasalarda üç kritik risk
Yapı Kredi Yatırım, küresel piyasalarda risk alma iştahı ve carry trade açısından halen makul bir ortam bulunduğunu değerlendirdi. G10 ve gelişmekte olan piyasalarda çekirdek enflasyonun genel olarak makul seyrettiği, büyümenin gücünü koruduğu ve finansal koşulların yeniden gevşediği belirtildi.
Bununla birlikte kurum, küresel piyasalar açısından üç temel risk alanına dikkat çekti:
- Petrol fiyatları
- Uzun vadeli faizler
- Yapay zekâ temasına yönelik şüphelerin yeniden güçlenmesi
Raporda özellikle uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişin önemli bir risk oluşturduğu ifade edildi. Yüksek mali açıklar ve şirketlerin finansman ihtiyacının reel getirileri, hisse senedi piyasalarını baskılayabilecek seviyelere taşıyabileceği kaydedildi.
Şirket kârları güçlü ama piyasanın tepkisi değişiyor
Yapı Kredi Yatırım, bilanço döneminin güçlü geçtiğine de dikkat çekti. Ancak kurumun değerlendirmesine göre piyasa, beklentilerin üzerinde gelen şirket sonuçlarını geçmiş dönemlerde olduğu kadar güçlü biçimde ödüllendirmiyor.
Raporda bunun, piyasa beklentilerinin temel göstergelerin önüne geçmeye başladığının ve bilanço sonrası kolay değer artışlarının yakalanmasının zorlaştığının bir işareti olabileceği belirtildi.
Altında dikkat çeken değerlendirme
Strateji notunda altın da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Yapı Kredi Yatırım, altının temmuz ayının son haftasındaki gelişmelerin ardından yüzde 7’den fazla yükseldiğine dikkat çekti.
Kurum, altındaki hareketin yalnızca Fed beklentilerindeki değişime verilen bir tepki olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Rapora göre yatırımcılar, yüksek borç yükünün politika yapıcıları daha fazla likidite ve finansal baskıya yöneltebileceğini, bunun da daha yüksek nominal büyüme ve enflasyona tolerans gerektirebileceğini fiyatlıyor olabilir.
Yapı Kredi Yatırım, bu ortamda altının doğal olarak avantajlı konumda bulunan varlık sınıflarından biri olduğunu değerlendirdi.
Eylül için kritik eşik
Kurumun raporundaki ana mesaj ise kısa vadede riskli varlıklara yönelik olumlu görüşün korunmasına rağmen, Jackson Hole sonrasında eylül ayında sert bir düzeltme riskinin devam ettiği yönünde.
Yapı Kredi Yatırım’ın olumlu senaryosunun geçerli kalabilmesi için enerji arzındaki bozulmaların sınırlı kalması, Fed’in güvenilirliğini yeniden tesis etmesi ve yapay zekâ yatırımlarının ekonomik getirisine ilişkin beklentilerde ciddi bir bozulma yaşanmaması gerektiği vurgulandı.
Kaynak: Yapı Kredi Yatırım Araştırma, Strateji Notu, 17 Ağustos 2026. Raporun tamamı






