İstanbul’da çok sayıda konut ve kentsel dönüşüm projesine imza atan Akkuş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, konut piyasasındaki durgunluğun nedenlerini, yüksek faiz ortamını, artan inşaat maliyetlerini ve kentsel dönüşümün önündeki sorunları değerlendirdi.
Konut sektöründe yaşanan sıkıntının yalnızca satışlardaki düşüşten kaynaklanmadığını belirten Akkuş, müteahhitlerin finansman yapılarını da doğru yönetmesi gerektiğini söyledi.
Akkuş, geçmiş dönemde bazı müteahhitlerin aynı anda çok sayıda projeye girerek aşırı borçlandığını belirterek, “Önemli olan bir yere fokuslanıp onu en iyi şekilde yapmak” dedi. Yüksek faiz ortamında müşterilerin krediye ulaşmakta zorlandığını ifade eden Akkuş, firmaların kendi bünyelerinde uzun vadeli ödeme seçenekleri sunmak zorunda kaldığını anlattı.
“Faiz yüzde 37 olsa bile çözüm değil”
Faizlerin düşürülmesinin tek başına yeterli olmayacağına dikkat çeken Akkuş, mevcut koşullarda konut piyasasının ciddi bir faiz indirimi olmadan canlanmasının zor olduğunu söyledi.
Akkuş, “Benim tahminim aylık yüzde 2, yani yüzde 24’lere inmesi lazım. O biraz canlandırır” ifadelerini kullandı. Ancak faizlerin düşebilmesi için enflasyonun da gerilemesi gerektiğini vurguladı.
“Doların 70 lira olması işadamına fayda sağlamaz”
Kur artışının iç piyasada faaliyet gösteren işletmeler açısından otomatik olarak avantaj yaratmadığını savunan Akkuş, doların yükselmesiyle birlikte maliyetlerin de artacağını söyledi.
Doların 70 liraya yükselmesi halinde çalışanların ücret artışı talep edeceğini, demirden fayansa kadar birçok girdinin fiyatının yükseleceğini belirten Akkuş, “O dolardaki fark bizim cebimize girmiyor ki. Ne olacak? Emtialar hızlı yükselecek” dedi.
“Dünyada da daralma var”
Ekonomideki sıkıntıların yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını belirten Akkuş, farklı ülkelerde de ekonomik daralma yaşandığını söyledi. Şirketlerin bu dönemde giderlerini kontrol etmesi ve verimliliklerini artırması gerektiğini ifade eden Akkuş, iş dünyasının eski kârlılık dönemlerinin sona erdiğini kabul ederek hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
“Konut fiyatlarında balon yok”
Konut piyasasında son dönemde sıkça gündeme gelen “balon” tartışmasına da değinen Akkuş, mevcut fiyat seviyelerinde bir balon olmadığını savundu.
Akkuş, “Bence bu son 5 yıldır biz şu anda 2020 yılının fiyatlarıyla satıyoruz. İnan ki hiç balon yok” dedi.
Konut fiyatlarının son beş yılda enflasyonun gerisinde kaldığını belirten Akkuş, yüksek faiz ve düşük talep nedeniyle müteahhitlerin fiyatları istedikleri ölçüde artıramadığını söyledi.
Kentsel dönüşümde “yüzde 51” vurgusu
Zeytinburnu’nda tamamladıkları kentsel dönüşüm projesi üzerinden sektörde yaşanan sorunları da değerlendiren Akkuş, kentsel dönüşüm projelerinde kat maliklerinin tamamıyla anlaşmanın her zaman mümkün olmadığını belirtti.
Akkuş, mevcut düzenleme çerçevesinde yüzde 51 çoğunluğun sağlanmasının ardından anlaşmayan maliklere ilişkin yasal süreçlerin işletilebildiğini, bazı durumlarda arsa paylarının satışa çıkarılması yoluyla sürecin ilerletildiğini anlattı.
“Kentsel dönüşüm zenginleşme aracı olarak görülmemeli”
Kentsel dönüşümde bazı hak sahiplerinin yeni binada eski dairesinin aynı metrekarede ve herhangi bir ek maliyet olmadan karşılanmasını istediğini belirten Akkuş, bunun mevcut maliyetler nedeniyle her zaman mümkün olmadığını söyledi.
Akkuş, “100 metrekare verip aynı evden 100 metrekare istiyorsan, bunun bir maliyeti var” yaklaşımıyla tarafların gerçekçi bir zeminde anlaşması gerektiğini ifade etti.
“Kentsel dönüşümde müteahhit seçimine dikkat”
Akkuş’a göre kentsel dönüşümde en kritik konulardan biri ise doğru müteahhidin seçilmesi.
Hak sahiplerinin bir müteahhitle anlaşmadan önce şirketin finansal gücünü, piyasadaki itibarını ve geçmiş projelerini araştırması gerektiğini belirten Akkuş, özellikle banka raporları, sektör referansları ve daha önce tamamlanan projelerin önemli kriterler olduğunu söyledi.
“Finansı var mı? Banka raporları iyi mi? İtibarı iyi mi? Dürüst mü? Bunlar önemli” diyen Akkuş, bir projenin birkaç ay gecikmesinin mümkün olduğunu ancak esas önemli olanın projenin tamamlanması olduğunu vurguladı.
“Taşeronun batmasını istemem”
İnşaat sektöründeki “müteahhit batmaz, taşeron batar” anlayışına da karşı çıkan Akkuş, taşeronları iş ortakları olarak gördüklerini söyledi.
Taşeronların yaptıkları işin karşılığını almasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu belirten Akkuş, müteahhitlerin de işe başlamadan önce maliyet analizini doğru yapması gerektiğini ifade etti.
30 yılı aşkın iş deneyimi
1971 yılında Mardin’de doğan Abdülkadir Akkuş, 1992 yılında İstanbul Beyazıt’ta tekstil sektörüne adım attı. 1995 yılında Akkuş Tekstil’i kuran Akkuş, ilerleyen yıllarda kimya, akaryakıt ve gayrimenkul sektörlerinde de faaliyet göstermeye başladı.
Akkuş Grup bünyesinde bugün üç fabrika ve beş şirket bulunurken, grubun yaklaşık bin kişilik istihdam sağladığı belirtiliyor. Akkuş, gayrimenkul sektörüne 16 yıl önce Akkuş Gayrimenkul ile adım attı. 2017 yılında Akkuş Gayrimenkul ile Lübnan merkezli El Khatib Group’un birleşmesiyle BOSS4 İnşaat kuruldu.
BOSS4 İnşaat, Alya markasıyla bugüne kadar 11 projeyi tamamladı. Şirketin Bahçeşehir’de Alya Bahçe, Beylikdüzü’nde Alya Dream ve Zeytinburnu’nda Alya Konutları Merkezefendi projeleri dahil olmak üzere toplam altı projede 1.700 konutun üretimini sürdürdüğü aktarılıyor.

