Halka Arzdan Sonra Yüzde 50 Kayıp: Hesabı Kim Verecek?

Dr.Türker Açıkgöz, halka arz furyasında yüzlerce sayfalık dokümanlarla baş başa bırakılan küçük yatırımcının yalnızlığına dikkat çekiyor: “Aracı kurum sadece al-sat emri ileten bir ekran olmamalı; müşterisine bilgi de üretmeli.”

Dr.Türker Açıkgöz

Dr.Türker Açıkgöz

Halka Arzlarda Aracı Kurumlar Sorumluluk Almalı

Borsada halka arz furyası var.

SPK peş peşe halka arz onaylıyor.

Şirket halka açılıyor.
Sonra birkaç gün içinde yüzde 30, yüzde 40, hatta yüzde 50 düşüyor.

Kimse de dönüp sormuyor:

Daha geçen hafta halka arz edilen şirket bugün nasıl yarı fiyatına geldi?

Ama bu sistemde asıl kaderine terk edilen bir kesim var:

YATIRIMCI.

Küçük Yatırımcı Bu Belgeleri Nasıl Okusun?

Bir halka arzı doğru düzgün incelemek kolay değil.

İzahname 300-400 sayfa.

Bağımsız denetim raporları var.

Fiyat tespit raporu var.

Gayrimenkul değerlemeleri varsa yüzlerce sayfa daha ekleniyor.

Bir halka arz için önünüze rahatlıkla 500 sayfadan fazla belge geliyor.

SPK bir haftada 4-5 halka arz açıkladığında ne oluyor?

Yatırımcının önünde 2 bin sayfayı aşan doküman yığını oluşuyor.

Üstelik sadece okumak yetmez.

Anlamanız lazım.
Finansalları karşılaştırmanız lazım.
Borcu incelemeniz lazım.
Değerlemeyi kontrol etmeniz lazım.
Riskleri birbirine bağlamanız lazım.

Ve bütün bunları birkaç gün içinde yapmanız bekleniyor.

Bu gerçekçi değil.

SPK Halka Arzların Hızını da Düşünmeli

Halka arz yapılsın.

Şirketler sermaye piyasasına gelsin.

Bunda sorun yok.

Ama yatırımcıya da değerlendirme yapacak zaman bırakılmalı.

Bir haftada 5 şirket yerine iki şirket gelsin.

Düzenli gelsin.

Ama yatırımcı önündeki belgeleri sindirebilsin.

Çünkü mesele sadece şirketi borsaya getirmek değildir.

Sağlıklı yatırım kararı verilebilecek bir piyasa oluşturmak da gerekir.

Yatırımcı Kime Güvenecek?

Asıl soru burada.

Küçük yatırımcının finansal okuryazarlığı çoğu zaman yeterli değil.

Yeterli olsa bile zamanı yok.

Ne yapıyor?

Sosyal medyaya gidiyor.

Yüksek takipçili hesapları izliyor.

Sorun şu ki sosyal medyada bağımsız analiz ile ücretli tanıtım arasındaki çizgi her zaman yeterince görünür değil.

Şirketten veya aracılardan ücret alan hesaplar olabilir.

Yatırımcı ise karşısındaki içeriği bağımsız analiz sanabilir.

Saat&Saat’te gördük.

Ekim Turizm’de gördük.

İlk günlerden büyük zararlar oluştu.

Peki yatırımcının profesyonel danışmanı nerede?

Aracı Kurumlar Nerede?

Türkiye’de onlarca aracı kurum var.

Kardeşim, bu yatırımcı sizin müşteriniz değil mi?

Komisyon ödüyor.

Hesabını sizde tutuyor.

İşlemini sizin üzerinizden yapıyor.

O zaman neden müşteriniz için halka arz analizleri hazırlamıyorsunuz?

Yapılması gereken çok basit.

Her aracı kurum, piyasaya gelen halka arzları bağımsız biçimde incelemeli.

Bilançosunu analiz etmeli.

Borçlarını göstermeli.

Değerlemesini sorgulamalı.

Riskleri açıkça yazmalı.

Ve sonunda müşterisine şunu söyleyebilmeli:

Bu halka arzın güçlü tarafları bunlar, riskleri bunlar.

Kararı yine yatırımcı versin.

Ama en azından önünde profesyonel bir çalışma olsun.

Parasını Ödüyorsanız Hizmet İsteyin

Burada yatırımcıya da görev düşüyor.

Aracı kurumunu ara.

Rapor iste.

Analiz iste.

“Halka arza katılmalı mıyım?” diye sorma sadece.

Bana şirketi analiz eden raporunu gönder de.

Çünkü bunun parasını zaten ödüyorsun.

Aracı kurum sadece al-sat emri ileten bir ekran olmamalı.

Müşterisine bilgi de üretmeli.

Konsorsiyum Raporları Yetmiyor

Halka arzlarda bazı aracı kurumlar değerlendirme raporları yayınlıyor.

Ama çoğu zaman ortaya birbirine çok benzeyen metinler çıkıyor.

Konsorsiyum liderinin yaklaşımı tekrar ediliyor.

Eleştiri sınırlı kalıyor.

Halbuki gerçek analiz böyle olmaz.

On farklı analist aynı şirketi inceliyorsa mutlaka fikir ayrılığı olur.

Birisi borcu riskli bulur.

Birisi değerlemeyi pahalı bulur.

Birisi büyümeyi güçlü görür.

Bir diğeri nakit akışından endişe eder.

Analiz zaten fikir ayrılığı demektir.

Herkes aynı şeyi söylüyorsa yatırımcı doğal olarak bağımsızlığını sorgular.

Aracı Kurum Kendi Müşterisini Korumalı

Türkiye’de halka arz piyasası büyüyor.

O zaman araştırma hizmetleri de büyümeli.

Aracı kurumlar her halka arz için kapsamlı ve bağımsız değerlendirme raporu hazırlamalı.

Kendi müşterisine sunmalı.

Riskleri saklamamalı.

Gerekirse açıkça:

“Bu halka arzı pahalı buluyoruz.”

diyebilmeli.

Çünkü aracı kurumun asli müşterisi patron değil.

Yatırımcıdır.

Halka arz sayısını artırmak kolay.

Asıl mesele güvenilir sermaye piyasası oluşturmaktır.

Yatırımcıyı sosyal medya hesaplarının insafına bırakarak bu iş olmaz.

Sevgiyle kalın.

Sosyal medya hesaplarım:

Instagram: @turkeracikgoz

https://www.instagram.com/turkeracikgozz

Twitter (X): @Turkeracikgoz

https://www.x.com/Turkeracikgoz

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/turkeracikgoz/

E-Mail: drturkeracikgoz@gmail.com

Exit mobile version