Borsa İstanbul’un açılış ve kapanış eşleşmeleri zaman zaman tartışma konusu oluyor. Özellikle günün son dakikalarında oluşan fiyat hareketleri, “BIST’te farklı bir sistem mi var?” sorusunu gündeme getiriyor.
Aslında işin temelinde çok farklı bir şey yok.
Dünyanın büyük borsalarında da açılış ve kapanış fiyatları, normal sürekli işlemlerden farklı olarak auction, yani tek fiyatlı eşleşme yöntemiyle belirleniyor.
Açılışta ne oluyor?
BIST’te açılış seansında emirler belli bir süre boyunca toplanıyor. Bu sırada hemen işlem yapılmıyor. Alış ve satış emirleri birikiyor ve bunlara göre teorik bir eşleşme fiyatı oluşuyor.
Daha sonra sistem, en yüksek işlem miktarının gerçekleşmesini sağlayan fiyatı belirliyor ve emirleri bu fiyat üzerinden eşleştiriyor.
Ortaya çıkan fiyat da günün açılış fiyatı oluyor. Bundan sonra sürekli işlem başlıyor.
Dünyada da temel mantık aynı.
Nasdaq’ta bunun adı Opening Cross, NYSE’de Opening Auction, Londra Borsası’nda ise Opening Auction.
Yani BIST açılış eşleşmesi, dünyada kullanılan standart auction mantığından temelde farklı değil.
Kapanışta da aynı mantık var
Günün sonunda yine emirler toplanıyor.
BIST kapanış seansında alış ve satış emirleri bir süre biriktiriliyor. Sistem teorik fiyatı hesaplıyor ve mümkün olan en yüksek miktarın gerçekleşmesini sağlayan fiyat üzerinden eşleşme yapıyor.
Böylece günün kapanış fiyatı ortaya çıkıyor.
Nasdaq’ta bunun karşılığı Closing Cross, NYSE’de Closing Auction, LSE’de ise Closing Auction.
Yani açılışta olduğu gibi kapanışta da kullanılan temel matematik aynı:
Emirleri topla → denge fiyatını bul → tek fiyattan eşleştir.
Peki BIST’in farkı ne?
Asıl dikkat çekici nokta burada.
BIST’te kapanış fiyatı belirlendikten sonra ayrıca kapanış fiyatından işlemlerin devam ettiği iki dakikalık bir bölüm bulunuyor.
Yani sistem kabaca:
Kapanış seansı → eşleşme → kapanış fiyatı → kapanış fiyatından işlemler
şeklinde ilerliyor.
İşte tartışmanın başlaması gereken yer de burası.
Çünkü bu iki dakika, özellikle likiditesi düşük ve fiyat hareketleri sert olan hisselerde, sıradan bir ayrıntı olmaktan çıkabiliyor.
Dünyayla karşılaştırınca
Nasdaq ve NYSE’de de kapanış auction’ı bulunuyor. Ancak burada yatırımcının görebildiği emir dengesizliği bilgisi de önemli.
Nasdaq, NOII üzerinden kapanış öncesinde piyasadaki emir dengesizliği hakkında ayrıntılı bilgi yayımlıyor.
NYSE de indicative match price, imbalance ve paired quantity gibi verileri yatırımcılara sunuyor.
Dolayısıyla mesele sadece “kapanış eşleşmesi var mı?” değil.
Asıl mesele, bu mekanizmanın ne kadar şeffaf olduğu ve fiyat oluşumunun ne kadar sağlıklı gerçekleştiği.
Ve şimdi gelelim asıl meseleye…
Ağır spekülasyona uğratılmış hisselerle doldurulan ve son moda deyimiyle “fiyatını kendi belirleyen” yatırım fonları, işte bu kapanış eşleşmesinin son iki dakikasını kendi lehlerine kullanarak, piyasanın sağlıklı fiyat oluşumunu bozabilecek işlemler yapabiliyor.
Burada mesele kapanış eşleşmesinin kendisi değil. Dünyanın bütün büyük borsalarında benzer auction sistemleri var.
Mesele, bu mekanizmanın bazı hisselerde nasıl kullanıldığı ve gözetim mekanizmalarının buna ne kadar etkin müdahale ettiği.
Özellikle likiditesi düşük, fiyatı son dönemde ağır spekülasyona uğramış hisselerde, kapanış fiyatından yapılan işlemler çok daha kritik hale geliyor.
Günün büyük bölümünde oluşan fiyatın aksine, son dakikalarda yapılan işlemler kapanış fiyatını ve dolayısıyla fonların portföy değerlemelerini etkileyebiliyor.
İşte burada SPK’nın gözetim ve denetim fonksiyonunun önemi ortaya çıkıyor.
Bir piyasada kuralların varlığı tek başına yeterli değildir. Kuralların herkese aynı şekilde uygulanması gerekir.
Aksi halde piyasadaki güven duygusu zedelenir ve “kurallara uyan kaybeder, sistemi bilen kazanır” algısı oluşur.
Benim asıl itirazım da buna.
Çünkü sermaye piyasasının amacı birkaç oyuncunun belirli mekanizmaları kendi lehine kullanması değil, her yatırımcı için adil, şeffaf ve güvenilir bir fiyat oluşumu sağlamaktır.
SPK’nın görevi de yalnızca kural koymak değil, bu kuralların piyasadaki bütün oyuncular için eşit şekilde uygulanmasını sağlamaktır.
Çünkü piyasanın güveni, sadece yazılan kurallarla değil, o kuralların kime ve nasıl uygulandığıyla oluşur.
Düzenden beslenenler düzeni değiştiremezler.
