Fon Düzenlemesine Farklı Bir Bakış
Beklenen fon düzenlemesi geldi.
Sermaye piyasalarıyla ilgilenenler düzenlemeyi incelerken, ben biraz daha farklı bir soru sormak istiyorum:
Bu düzenlemeye neden ihtiyaç oldu?
Beni tanıyanlar ve uzun süredir yazılarımı takip edenler bilir. Türkiye’de “fon manipülasyonu” ve bunun piyasalar açısından yaratabileceği “sistemik risk” kavramlarını bu çerçevede ilk gündeme getiren kişi benim.
Geçen yıl yaz başında bu konuya dikkat çekmemin nedeni, bazı hisselerde özellikle seansın son saniyelerinde yaşanan olağan dışı fiyat hareketleriydi.
Saat 17.59’da tabanda olan bir hissenin, birkaç saniye içerisinde belirli aracı kurumlar üzerinden organize biçimde tavan fiyata taşındığını görüyordum.
Benim dikkat çektiğim nokta, bunun münferit hareketlerden ibaret olmadığı ve fonlar, aracı kurumlar ve bunlarla bağlantılı kişi ve şirketlerin oluşturabileceği yapıların piyasada sistemik risk yaratabileceğiydi.
Aradan yaklaşık bir buçuk yıl geçti.
Benim o dönemde dikkat çektiğim bu yapılara daha sonra Bakan Şimşek, eski SPK Başkanı ve nihayetinde MSCI tarafından da farklı ifadelerle dikkat çekildi.
MSCI’nın kullandığı ifade özellikle dikkat çekiciydi:
“Organize işlemler.”
Şimdi yeni fon düzenlemesi geldi.
Peki bu düzenlemeyle söz konusu işlemler bitecek mi?
Benim cevabım: Hayır.
Çünkü bana göre sorun fonların bir hissede ne kadar pay sahibi olabileceği değil.
Asıl sorun, fonların veya bunlarla bağlantılı kişi ve kurumların piyasada yapay fiyat ve işlem ortamı oluşturup oluşturmadığıdır.
Siz serbest fonların bir şirkette alabileceği maksimum payı %100’den %5’e indirseniz bile, aynı yapı farklı hesaplar üzerinden piyasada yapay işlemler gerçekleştiriyorsa temel problem ortadan kalkmaz.
Önemli olan fonun kaç lot aldığı değil, o hissenin hangi işlemlerle ve nasıl fiyatlandığıdır.
Aktif Denetim Gerekiyor
Burada yapılması gereken bence çok net:
Aktif ve gerçek zamanlı denetim.
Saat 17.59’da tabanda veya ciddi ekside olan bir hissenin birkaç saniye içerisinde tavan fiyat seviyesine taşınması incelenmelidir.
Hangi hesaplar işlem yaptı?
Hangi aracı kurumlar kullanıldı?
İşlem yapanlar arasında ortaklık, aile veya ticari bağlantılar var mı?
Fonların işlemleri ile ilişkili tarafların işlemleri arasında bağlantı bulunuyor mu?
Bunların tamamı incelenebilir.
Üstelik sıradan bir bireysel yatırımcı için gösterilen denetim hassasiyetinin, kurumsal yatırımcılar ve serbest fonlar için de gösterilmesi gerekir.
Bir Buçuk Yıldır Gördüğümüz Tablo
Yaklaşık bir buçuk yıldır dikkat çektiğim bir diğer konu ise bu tür işlemlere yönelik yaptırımların caydırıcılığı.
Benim görebildiğim kadarıyla serbest fon yöneticileri tarafında sınırlı sayıda piyasa bozucu eylem yaptırımı uygulandı.
Üstelik verilen cezaların işlem büyüklükleriyle kıyaslandığında oldukça düşük kaldığı izlenimi oluştu.
Daha da önemlisi, bu süreçte adı geçen yöneticilerden birinin kurumundan ayrıldığı, diğerinin ise bir kısım ortaklık paylarını sattığı görülüyor.
Burada sorulması gereken soru şu:
Eğer gerçekten piyasa bozucu bir eylem tespit edilmişse, sadece para cezası kesmek yeterli mi?
Yoksa işlemlerin arkasındaki yapı ve bağlantılar da araştırılmalı mı?
Dolayısıyla yeni fon düzenlemesini yalnızca “serbest fonlar artık ne kadar hisse alabilecek?” sorusuyla değerlendirmek bence yeterli değil.
Asıl soru;
Bu fonların piyasadaki davranışlarını nasıl denetleyeceğiz?
Fonun büyüklüğünü veya bir hissede taşıyabileceği pozisyonu sınırlamak, piyasada yapay fiyat oluşumuna yol açan koordineli işlemleri tek başına ortadan kaldırmaz.
Çünkü sistemik risk, yalnızca fonun büyüklüğünden değil, fonun içinde bulunduğu ilişkiler ağından doğabilir.
Bu nedenle fonun portföyüne değil; fon, aracı kurum, ilişkili taraflar ve işlem hesapları arasındaki ilişkiye birlikte bakmak gerekiyor.
Yeni düzenlemenin başarısını da bence tek bir şey gösterecek:
Organize ve piyasa bozucu işlemler azalacak mı?
Azalacaksa düzenleme amacına ulaşmış demektir.
Azalmayacaksa, fonların hangi oranda hisse taşıyabileceğini tartışmanın fazla bir anlamı kalmayacaktır.
Çünkü sorun fonun büyüklüğü değil,
o büyüklüğün piyasa üzerinde nasıl kullanıldığıdır.