Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan ve yaklaşık 20 milyar dolarlık varlığın tasfiye sürecine girmesine yol açan kriz, uluslararası finans basınının da gündeminde. ABD merkezli finans sitesi ZeroHedge, krize ilişkin analizinde Türkiye’nin çözüm planının önemli unsurlarından birinin, yüksek kazanç elde eden yatırımcılardan elde ettikleri “aşırı kazançları” gönüllü olarak geri vermelerinin istenmesi olduğunu yazdı.
ZeroHedge’in “Turkey’s Fix For Its $20 Billion Hedge Fund Meltdown: Kindly Ask The Winners To Give The Money Back” başlıklı haberinde, SPK’nın tasfiye sürecindeki fon yatırımcılarına yönelik ara ödeme planına dikkat çekildi. Buna göre Tera Portföy, Pusula Portföy, Atlas Portföy ve Hedef Portföy tarafından yönetilen fonlarda yatırımcılara, net yatırımları dikkate alınarak 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılması kararlaştırıldı. 1 milyon liranın altında yatırımı bulunanların net yatırımları kadar, üzerinde yatırımı bulunanların ise ilk aşamada 1 milyon liraya kadar ödeme alması öngörülüyor.
Reuters’ın aktardığına göre SPK, Eylül ayında yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü 891 milyar lira, yatırımcı sayısı ise yaklaşık 353 bin olarak açıklanmıştı. Daha sonraki verilerde krizden etkilenen yatırımcı sayısının yaklaşık 455 bin seviyesine ulaştığı belirtildi.
“Gönüllü iade” hesapları gündemde
Krizin dikkat çeken başlıklarından biri ise yüksek kazanç elde eden yatırımcılara yönelik geri ödeme mekanizması oldu. ZeroHedge, Birleşik Fon Bankası bünyesinde, tasfiye öncesinde hisse satışlarından elde edildiği değerlendirilen yüksek kazançların gönüllü olarak iade edilmesi amacıyla hesaplar oluşturulduğunu aktardı. İade edilen tutarların tasfiye edilen fonların varlıklarına aktarılması ve daha sonra yatırımcılara dağıtılması planlanıyor.
Bunun yanında, spekülatif işlemlerden elde edildiği değerlendirilen kazançların iadesi için ayrı bir hesap oluşturulduğu ve suçtan elde edildiği daha sonra tespit edilen varlıkların TMSF bünyesindeki mekanizmalara aktarılabileceği belirtiliyor. SPK’nın ara ödemelerinin ise fonların tasfiyesi sonucunda elde edilecek nihai tutarlara mahsup edilecek avans niteliğinde olduğu vurgulanıyor.
ZeroHedge bu uygulamayı oldukça sert bir dille yorumlarken, krizin yükünün bir bölümünün piyasadaki kazananlardan gönüllü olarak geri ödeme talep edilerek karşılanmaya çalışıldığı değerlendirmesinde bulundu. Bu yorum, haber sitesinin kendi yaklaşımı olup resmi kurumların açıklaması olarak değerlendirilmemeli.
Fon krizi borsada büyük satış dalgasına dönüştü
Fon krizinin temelinde ise likidite sorunu ve bazı fonların yoğunlaştığı düşük işlem hacimli hisselerde yaşanan sert fiyat hareketleri bulunuyor. Reuters’a göre düzenleyici kurumların Ağustos ayında yoğunlaşma kurallarında yaptığı değişikliklerin ardından bazı fonların ellerindeki düşük likiditeli hisseleri satmakta zorlanması, nakit ihtiyacını artırdı. Yatırımcıların fonlardan çıkış talepleri de krizi derinleştirdi.
Tera Portföy ve Pusula Portföy’ün geri ödeme taleplerini karşılamakta zorlanması sonrasında başlayan süreç, Borsa İstanbul’a da yayıldı. BIST 100 endeksi Eylül ayında yüzde 16,65 gerileyerek 2008’den bu yana en kötü aylık performansını gösterdi ve zirvesinden yüzde 20’nin üzerinde düşerek ayı piyasasına girdi.
Reuters’ın 2 Ekim tarihli kapsamlı analizine göre fon piyasası yalnızca üç yıl içerisinde 20 milyar doların üzerinde büyüklüğe ulaştı ve yaklaşık yarım milyon yatırımcı sisteme dahil oldu. Fonlardaki yüksek getiriler, Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve yüksek enflasyon ortamında yatırımcıların ilgisini artırdı. Ancak likiditesi düşük hisselerdeki sert fiyat hareketleri, fonların nakde dönme ihtiyacını karşılamasını güçleştirdi.
Krizle bağlantılı soruşturma da genişlerken, Reuters 30 Eylül itibarıyla 217 şüphelinin soruşturma kapsamında bulunduğunu, 56 kişinin tutuklandığını ve incelemelerin Borsa İstanbul’da 26 hisse üzerindeki işlemlere kadar genişlediğini bildirdi. Yetkililer, manipülatif işlemlerden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin müsadere edilerek TMSF’ye aktarılması için hukuki süreçlerin sürdüğünü açıkladı.
Uluslararası finans basınında dikkat çeken tartışma ise bundan sonra başlayacak. Tasfiye edilen fonların elindeki varlıkların ne kadarının nakde çevrilebileceği, yatırımcıların nihai olarak ne kadarını geri alabileceği ve soruşturmalar kapsamında tespit edilecek haksız kazançların ne ölçüde sisteme geri döneceği henüz netleşmiş değil. SPK’nın 1 milyon liraya kadar başlattığı ara ödemeler bu nedenle nihai zarar hesabı anlamına gelmiyor.