BBVA Research, Türkiye Bankacılık Sektörü Görünümü raporunda bankacılık sektörünün önündeki en önemli risklerden birinin aktif kalitesindeki bozulma olduğunu vurguladı. Eylül 2026 değerlendirmesinde, özellikle tüketici kredilerinde sorunlu kredilerin arttığına dikkat çeken BBVA Research, son dönemde yaşanan yatırım fonu kaynaklı stresin de bankaların kredi kalitesi üzerinde ilave risk oluşturduğunu belirtti.
Rapora göre ticari kredilerde takipteki kredi oranı da yükseliş eğiliminde. Özellikle KOBİ kredilerinde takipteki kredi oranının yüzde 4 seviyesine yaklaştığı belirtilirken, BBVA Research önümüzdeki aylarda hem takipteki kredi oranının hem de bankaların kredi risk maliyetinin yukarı yönlü hareketini sürdürmesini bekliyor.
BBVA Research, hanehalkı bilançoları üzerindeki baskının yanı sıra son dönemdeki yatırım fonu kaynaklı kayıpların da bankacılık sektöründeki aktif kalitesi açısından yukarı yönlü risk oluşturduğunu kaydetti. Fon piyasasında yaşanan stresin özellikle yeniden yapılandırma ihtiyacı bulunan krediler üzerindeki baskıyı öne çekebileceği ifade edildi.
Bankaların kârlılığı da baskı altında
Raporda bankaların kârlılığındaki baskının devam ettiği belirtildi. Mevduat bankalarının net kârı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 18 artmasına karşın, 12 aylık özkaynak kârlılığı (ROE) yüzde 23’e geriledi. BBVA Research, Türk bankalarının 2026 yılı ROE’sinin yüzde 25’e yakın gerçekleşmesini beklerken, aşağı yönlü risklerin bulunduğuna dikkat çekti.
Bankaların kârlılığındaki toparlanmanın kredi büyümesinin yavaşlaması ve artan maliyetler nedeniyle sınırlanabileceği belirtilirken, takipteki kredilerdeki artışın kredi risk maliyetini yükselterek hem 2026 hem de 2027 kârlılıkları üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi. BBVA Research, 2027 sonunda mevduat bankalarının ROE’sinin yüzde 25-28 aralığına yükselmesini bekliyor.
Raporda kredi büyümesinin de geniş tabanlı bir şekilde hızlanmasının beklenmediği belirtildi. Makroihtiyati tedbirlerin ve kredi büyüme sınırlarının 2027 boyunca yürürlükte kalmasının beklendiği kaydedilirken, kredi artışının istisna veya limit dışında bırakılan alanlarda yoğunlaşacağı öngörüldü. 1 Ekim itibarıyla TL KOBİ kredilerindeki 8 haftalık büyüme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilmiş durumda.
Fon krizinin ardından döviz talebi şimdilik sınırlı
BBVA Research, fon piyasasında yaşanan son çalkantının ardından TL fonlardan önemli çıkışlar yaşandığını, ancak bu paranın önemli bölümünün TL mevduatlara yöneldiğini belirtti. Bu nedenle bankacılık sisteminde dolarizasyon baskısının şimdilik sınırlı kaldığı ifade edildi.
Rapora göre son dönemde fon piyasasında yaşanan likidite sıkışıklığının ardından döviz mevduat girişleri yalnızca sınırlı ölçüde arttı. Özellikle şirketler tarafında yeniden belirgin bir döviz talebi oluşmadığına dikkat çekildi.
BBVA Research ayrıca fon piyasasındaki stresin TL varlıklara yönelik alternatifleri azaltması halinde TL mevduat faizleri üzerinde bir miktar aşağı yönlü baskı oluşabileceğini belirtti. Buna karşın yüksek reel faizlerin ve TL mevduat düzenlemelerinin Türk lirasına olan talebi desteklemeye devam etmesi bekleniyor.
Raporda bankaların sermaye yeterlilik oranlarının ise halen düzenleyici asgari seviyelerin üzerinde ve rahat bir konumda bulunduğu belirtildi. Ancak zayıflayan kârlılık, düzenlemelerdeki normalleşme ve aktif kalitesindeki bozulmanın sermaye oranlarındaki iyileşmeyi sınırlayabileceği kaydedildi.
