Fonzedeler konuşuluyor, asıl darbe hissede: 100 bin lira 4 bin 700 liraya düştü

SPK kararının ardından dondurulan fonların portföyündeki hisselerde yüzde 95’e varan kayıplar yaşandı. Fon mağdurları çözüm beklerken aynı hisseleri doğrudan alan yatırımcıların 100 bin lirası 5 bin liraya kadar geriledi.

100 bin lira 4 bin 700 liraya kadar düştü

100 bin lira 4 bin 700 liraya kadar düştü

Türkiye’de sermaye piyasalarını sarsan fon krizinde gözler dondurulan fonların yatırımcılarına çevrilirken, asıl büyük kaybın yaşandığı adreslerden biri de borsadaki hisseler oldu. Fonzedeler paralarının kurtarılması için devletten çözüm beklerken, söz konusu fonların portföylerinde bulunan hisselere doğrudan yatırım yapan yüz binlerce, hatta yaklaşık 1 milyon yatırımcı da ağır zararla karşı karşıya kaldı.

17 Eylül-26 Ekim dönemine ait tabloda yer alan fiyatlar, bazı hisselerde yaşanan çöküşün boyutunu gözler önüne seriyor. Kayıplar yüzde 95’i aşan seviyelere ulaşırken, yatırımcıların birikimlerinin çok büyük bölümü eridi. Üstelik bu yatırımcılar, fon katılımcısı olmadıkları için doğrudan fon mağdurlarına yönelik bir çözümün kapsamı dışında kalabilir.

100 bin lira 4 bin 700 liraya kadar düştü

Tablodaki verilere göre, TRHOL hissesi 15 Eylül’deki 4.500 liralık seviyesinden 26 Ekim’de 213,30 liraya geriledi. Bu, yaklaşık yüzde 95,3’lük kayıp anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle, söz konusu tarihte 100 bin liralık TRHOL yatırımı bulunan bir yatırımcının elindeki hisselerin değeri yaklaşık 4 bin 740 liraya düştü.

TEHOL’de de benzer bir tablo ortaya çıktı. Hisse fiyatı 47,82 liradan 2,30 liraya gerilerken kayıp yüzde 95,2 oldu. Bu hissede 100 bin liralık yatırımın karşılığı yaklaşık 4 bin 810 liraya indi.

DSTKF ve OZATD hisselerinde de kayıplar yüzde 95,2 seviyesinde gerçekleşti. DSTKF’nin 2.720 liradan 129,30 liraya, OZATD’nin ise 4.980 liradan 236,70 liraya düşmesi, yatırımcıların karşı karşıya kaldığı tabloyu ortaya koydu.

IEYHO hissesi yüzde 95,2 gerilerken TERA’daki kayıp yüzde 94,7’ye ulaştı. ANELE yüzde 94,2, PEKGY yüzde 92,8 değer kaybetti. KARCL’de düşüş yüzde 87,7, SELEC’te ise yüzde 76,4 olarak hesaplandı.

Bu fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama, 100 bin liralık yatırımın bazı hisselerde 5 bin liranın altına, diğerlerinde ise çok daha düşük seviyelere gerilediğini gösteriyor. Söz konusu hesaplamalar, tablodaki iki tarih arasındaki fiyat değişimine dayanıyor; yatırımcıların alış fiyatları, işlem maliyetleri ve varsa temettü gelirleri hesaba katılmıyor.

Fonzedeler konuşuluyor, hissedeki yatırımcı ne olacak?

Fon krizinin ardından tartışmalar ağırlıklı olarak dondurulan fonlarda parası bulunan yatırımcıların zararları ve bu kişilerin mağduriyetlerinin nasıl giderileceği üzerinde yoğunlaşıyor. Ancak aynı şirketlerin hisselerini doğrudan satın alan yatırımcıların yaşadığı kayıplar da sermaye piyasalarının gündeminde önemli bir yer tutuyor.

Tabloda yer alan fon ağırlıkları, bazı hisselerin birden fazla fonun portföyünde bulunduğunu gösteriyor. Örneğin TRHOL için TLY yüzde 8,5, THF yüzde 6,5; DSTKF için TLY yüzde 25,3, DOH yüzde 21,1 ağırlık bilgisi veriliyor. TERA hissesi için de THF yüzde 8,6 ve DOH yüzde 6,7 oranları yer alıyor. Bu veriler, söz konusu hisselerin ilgili fonların portföylerinde kayda değer bir yer tuttuğuna işaret ediyor.

Fonların dondurulmasıyla birlikte portföylerdeki hisselerin fiyatlarında yaşanan sert düşüşler, yalnızca fon katılımcılarının değil, bu hisseleri kendi hesaplarından satın alan yatırımcıların da zararını büyüttü. Bununla birlikte, tablodaki fiyat hareketleri tek başına düşüşlerin tamamının fon krizinden kaynaklandığını kanıtlamıyor. Hisselerdeki gerilemenin nedenleri şirketlerin mali durumları, piyasa koşulları, likidite ve diğer gelişmelerle birlikte değerlendirilmek zorunda.

Asıl soru ise burada ortaya çıkıyor: Fon mağdurlarının zararlarının nasıl giderileceği tartışılırken, aynı hisselere yatırım yaparak birikimlerini kaybeden yatırımcılar ne olacak? Fon katılımcılarının mağduriyeti için çözüm aranırken, doğrudan hisse yatırımcısının yaşadığı kaybın da göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilmesi, yalnızca dondurulan fonların akıbetinin açıklığa kavuşturulmasıyla sınırlı değil. Yatırımcıların uğradığı zararların nedenlerinin şeffaf biçimde ortaya konulması, sorumlulukların belirlenmesi ve benzer olayların önlenmesi de bu sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Mobil sürümden çık