Türkiye sermaye piyasaları, son dönemde yatırım fonları üzerinden ortaya çıkan gelişmeler nedeniyle kritik bir sınavdan geçiyor. 131 fonun tasfiye kapsamına alınması sonrasında Borsa İstanbul’da işlem gören payların değerlerindeki büyük oranlı düşüşler, yalnızca ilgili fonların yatırımcılarını değil, tüm sermaye piyasası yatırımcılarını ve sermaye piyasalarına olan genel güveni etkileyen bir boyuta ulaştı.
Fon krizine ilişkin kaleme aldığım ilk yazıyı 23 Ekim’de Paramedya’da yazmıştım. İlk yazıda fonların tasfiye kararı alınmasına kadar olan sürece ilişkin görüşlerimi aktarmış, süreci Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) açısından genel bir başarısızlık olarak tanımlamıştım. Krizin ikinci aşamasını ise tasfiye kararı verilmesinden sonra ortaya konulan düzenlemeler, alınan kararlar ve yürütülen operasyonel süreç olarak tanımlayabiliriz. Bu süreçte SPK’nın performansı ayrı bir yazı yazmayı gerekli kılıyor.
SPK’nın kriz karşısında aldığı kararlar, geç de olsa kurumlar arası sağlanan koordinasyon ve hayata geçirilen hukuki düzenlemeler sürecin yönetiminin değerlendirilmesinde dikkate alınacak veriler olarak karşımızda duruyor.
Elbette yaşananların bütün yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmal ve sorumlulukların ortaya çıkarılması ve benzer olayların tekrarının önlenmesi gerekmekte. Ancak krizin ardından oluşturulan çözüm mekanizmasının hızını ve kapsamını da hakkaniyetli biçimde değerlendirmek gerekiyor.
Aşağıdaki tabloda SPK’nın yatırım fonları rehberini güncellemesinden sonra yaşanan sürece ilişkin düzenlemeler ile operasyonel faaliyetler yer alıyor. SPK krizin büyüklüğünü başta hesaplayamasa da sonradan kontrolü ele aldığı görülmektedir. Olaya bütüncül yaklaşabilmesi yaklaşık 2-3 hafta almış görünmektedir. İlk haftalarda, kendisine eleştiri konusu yapılan ve krizin besleyicisi olan manipülasyonlar hakkında hiç görmediğimiz kadar yoğun suç duyurusunda bulunmuştur. Bu suç duyurularının daha fazla hissede ve farklı kişilerle devam etmesini bekliyorum. Yine krizin ilk aşamalarında, kendi yetkisinde meseleyi çözeceğini düşünmüş ve tasfiye esasları belirleme girişimleri olmuştur. İlerleyen aşamalarda bunun tüm kurum ve kuruluşlarla tam bir koordinasyon sağlamadan yapılamayacağı anlaşılmıştır. Bu aşamaya gelene kadar Savcılık Makamı adeta SPK’nın yerine geçer konumda hareket etmiştir. 2 hafta içerisinde 7 portföy yönetim şirketinden 3’ü normal tasfiye kapsamına alınmış, sonrasında birisi daha alınarak 4 şirket normal tasfiye kapsamına alınmıştır.
Tasfiye sürecinde Ziraat Bankası ve Türkiye İş Bankası görevlendirilmiş; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank sürece dahil edilmiştir. Açıklama ve bilgilendirmelerin SPK tarafından yapılmaya başlanmasıyla kurumsal koordinasyon sağlanmış ve toplumda az da olsa sürecin doğru yönetilmeye başlandığı algısı oluşmaya başlamıştır.
| Fon Tasfiye Sürecinde SPK’nın Aldığı Kararlar ve Yürüttüğü Faaliyetler | |
| Tarih | Faaliyet/Düzenleme Açıklaması |
| 28 Ağustos 2026 | Fon Rehberinin güncellenmiştir. |
| 17 Eylül 2026 | 7 portföy yönetim şirketinin 131 (1 tanesi sonradan eklendi) adet fonunun tasfiye kapsamına alınmasına kararı verilmiştir. 2026/60 sayılı Haftalık Bülten. |
| 17 Eylül 2026 | Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının tasfiye usul ve esaslarına ilişkin ilk uygulamanın kamuyla paylaşılmıştır. 2026/61 sayılı Haftalık Bülten. |
| 20 Eylül 2026 | Tasfiye süresi 3 aydan 6 aya çıkarılmıştır. 2026/62 sayılı Haftalık Bülten. |
| 23 Eylül 2026 | 131 fonda 455.758 tekil yatırımcı olduğu tespiti kamuyla paylaşılmıştır. |
| 25 Eylül 2026 | Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Paylarında yapılan inceleme sonucunda suç duyurusu ve lisans iptalleri yapılmıştır. 2026/65 sayılı Haftalık Bülten. |
| 28 Eylül 2026 | Tera Finansal Yatırımlar Holding A.Ş. Paylarında yapılan inceleme sonucunda suç duyurusu ve lisans iptalleri yapılmıştır. 2026/66 sayılı Haftalık Bülten. |
| 28 Eylül 2026 | İptal edilen alım satım talimatlarına ilişkin ödeme esasları belirlenmiştir. Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu |
| 30 Eylül 2026 | İki ayrı tasfiye yöntemi oluşturulması, yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme imkânı getirilmesi kararı alınmıştır. 2026/67 sayılı Haftalık Bülten. |
| 30 Eylül 2026 | Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin sermaye piyasası faaliyetleri durdurulmuştur. 2026/67 sayılı Haftalık Bülten. |
| 30 Eylül 2026 | A1 Capital, Bulls ve Pardus fonlarında normal tasfiye sürecinin başlatılması kararı alınmıştır. 2026/67 sayılı Haftalık Bülten. |
| 7 Ekim 2026 | Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi A.Ş. Paylarında yapılan inceleme sonucunda suç duyurusu ve lisans iptalleri yapılmıştır. 2026/69 sayılı Haftalık Bülten. |
| 16 Ekim 2026 | Hedef Portföy’ün 31 fonunun da A1 Capital, Bulls ve Pardus fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde tasfiye edileceği duyurulmuştur. 2026/70 sayılı Haftalık Bülten. |
| 20 Ekim 2026 | Alnus Yatırım, Bulls Yatırım ve Pusula Yatırım’ın faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına karar verilmiştir. 2026/72 sayılı Haftalık Bülten. |
| 22 Ekim 2026 | Altınkılıç Gıda ve Süt Sanayi Ticaret A.Ş. ve Anel Elektrik Proje Taahhüt ve Ticaret A.Ş. paylarında yapılan inceleme sonucunda suç duyurusu ve lisans iptalleri yapılmıştır. 2026/73 sayılı Haftalık Bülten. |
| 22 Ekim 2026 | 7596 sayılı Kanun TBMM’de kabul edilmiştir. |
| 26 Ekim 2026 | Nitelikli yatırımcı tanımında değişikliğe gidilmiştir. 2026/74 sayılı Haftalık Bülten. |
| 26 Ekim 2026 | Tera Portföy ve Pusula Portföy’ün faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına ve kurucusu olduğu fonların tasfiyesine karar verilmiştir. 2026/75 sayılı Haftalık Bülten. |
| 27 Ekim 2026 | 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. |
| 27 Ekim 2026 | SPK tasfiye ve ödeme esaslarına ilişkin Kurul Kararı yayımlanmıştır. 2026/76 sayılı Haftalık Bülten. |
| 27 Ekim 2026 | Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret A.Ş., Selçuk Ecza Deposu Ticaret ve Sanayi A.Ş. ve Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. paylarında yapılan inceleme sonucunda suç duyurusu ve lisans iptalleri yapılmıştır. 2026/77 sayılı Haftalık Bülten. |
| 30 Ekim 2026 | 7596 sayılı Kanun kapsamındaki fonlar için ara ödeme süreci başlatılmıştır. T.C. İletişim Başkanlığı Twitter Hesabı. |
7596 sayılı Kanun ve Uygulama Esasları
22 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen 7596 sayılı Kanun (Kanun’da SPK’nın büyük emeği olduğu yadsınamaz) ve kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı gün (27 Ekim 2026) belirlenen tasfiye esasları sürecin yönetimine ilişkin belirliliği artırmıştır. Bu iki düzenleme de üzerinde yoğun emekler verilerek ve bütüncül bakış açısıyla çıkarılabilecek düzenlemeler olarak göze çarpıyor.
Düzenlemelerde sadece fonların tasfiyesi değil, fon malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarıldığı düşünülen varlıkların geri kazanılması, fon zararından sorumlu kişi ve kuruluşların belirlenmesi ve tahsil edilen tutarların yatırımcılara aktarılması da kapsamlı biçimde düzenlenmiştir
Özellikle üç husus dikkat çekiyor:
Yatırımcıların haklarının belirlenmesine yönelik mekanizma. Eleştiriye açık olmakla birlikte, kimin ne alacağı ve bunun nasıl hesaplanacağı kamuya ilan edilmiş durumda. Bu belirleme, katılma belgesi sahiplerinin fondaki param ne kadar oldu, ne alacağım, ne kadar alacağım gibi sorularına yanıt veriyor.
Ara ödeme imkânı. Tasfiye sürecinin tamamlanması beklenmeden, net yatırım tutarı ve bir milyon TL’lik üst sınır dikkate alınarak yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesinin önü açılmaktadır. Bu da en azından piyasada sürecin başladığı ve ilerlediği algısını oluşturmakta ve piyasaya olan güven kaybının azalmasını sağlayacak bir yöntem olarak değerlendirilebilir.
Sorumlulara yönelik geri kazanım mekanizması. Fon malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin tespit edilen gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilmesi öngörülüyor. Hukuki olarak tartışmaya açık olsa da, piyasada yapanın yanına kar kalmayacağı ve suç işleyenlerin cezalandırılacağı beklentisi oluşturması açısından önemli.
Sürecin olumsuzluklarına gelecek olursak. Öncelikli olarak, SPK’nın tüm mesaisini fon tasfiye sürecine vermesi gerekirken, sürekli suç duyuruları yapması bu konuda gecikmelere ve hata yapmasına neden olabilecektir. Suç duyurularında kişi sayılarının fazlalığı ve bağımsız yönetim kurulu üyelerinin dahi suç duyurusu kapsamına alınması yapılan işlerde soru işareti oluşturmaktadır. İkinci olarak tasfiye ödemelerinin 30 Ekim’de yapılacağı İletişim Başkanlığı twitter hesabından yapılmış olup, SPK’nın web sayfasında buna ilişkin bir açıklama göremedim. Tasfiye süreci SPK’nın koordinasyonunda yürütülüyorsa bu konuda açıklamalar da tekraren de olsa SPK tarafından yapılmalıdır. Üçüncü olarak süreç içerisinde şeffaflık artırılmalıdır. Örneğin 30 Ekim’de kaç kişiye ödeme yapıldığı, ödemenin ne kadar olduğu bilgilerini yine SPK web sayfasında göremiyoruz.
Sonuç olarak, SPK’nın kriz aşamasına gelene kadar olan süreçteki başarısızlığı net olmakla birlikte, kriz sonrasında ortaya koyduğu çözüm üretme kapasitesini takdir etmek gerekir diye düşünüyorum. Geçmiş 1-1,5 aylık süreçte teknik düzeyi yüksek ciddi bir çalışma yapıldığı, yol haritasının belirlendiği görülmektedir.
O zaman insan şu soruyu sormadan edemiyor. Bu kadar hızlı ve bütüncül düzenleme, onlarca hisse senedinde yüzlerce kişiye işlem yasağı getirecek gözetim ve denetim kapasitesine sahip bir kurumu, kriz aşamasına gelene kadar kim neden çalıştırmadı da, biz bu sonuçla karşılaştık? Kriz öncesi SPK ile kriz sonrası SPK arasındaki bu büyük farkın nedeni/nedenleri nelerdir?
SPK’nın önündeki en önemli görev, bu süreci olabildiğince hızlı bir şekilde sonuçlandırmaktadır. Sorumlulardan hesap sorulması ve yatırımcıların haklarının mümkün olan en geniş ölçüde karşılanması piyasaya olan güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olacaktır. Kriz sonrasında sergilenen performansın kalıcı bir güven ve kurumsal kapasiteye dönüştürülmesi gerekmektedir.
Son iki düzenlemede başarılan bütüncül bakış açısının tüm sermaye piyasası kurumları ve faaliyetleri için başarılması gerekiyor. Başkanı, Başkan Vekili ve bir üyesi 1 Kasım’da atanan SPK Karar Organı’nın elinin altında bunu rahatlıkla yapacak yetişmiş uzmanlar var. Umarım bu değerli insan kaynağı etkin şekilde değerlendirilebilir.