Bir fonun başına gelebilecek en kötü şeyleri düşünün. Dolandırıcılık, suistimal, zimmete para geçirme, hırsızlık, hatta kara para aklama… Bunlar bir soruşturma dosyasından alınmış ifadeler değil. Tera Portföy’ün THF kodlu Hisse Senedi Fonu’nun izahnamesinde yazıyor.
Üstelik sonradan değil, fon daha yatırımcıya sunulurken!
Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu’nun ilk izahnamesi 12 Aralık 2024’te Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylandı. Bu belgede yer alan 12’nci madde, bugün yaşanan fon krizinin ardından insanın dönüp tekrar tekrar okuyacağı türden.
Maddenin başlığı Etik Risk.
İzahnamede aynen şu ifadeler kullanılıyor:
“Fon’u zarara uğratabilecek kasıtlı eylemler ya da Kurucu’nun itibarını olumsuz etkileyecek suçların (örneğin, kara para aklanması) işlenmesi riskidir.”
Yani fon daha yola çıkarken yatırımcıya, parasını emanet ettiği yapının dolandırıcılık, suistimal, zimmete para geçirme ve hırsızlık gibi eylemler nedeniyle zarara uğrayabileceği anlatılmış.
Şimdi insan sormadan edemiyor: Bu nasıl bir yatırımcı bilgilendirmesi? Birikimini profesyonel bir portföy yönetim şirketine emanet eden vatandaş, daha ilk günden böyle suç ihtimallerine karşı uyarılıyor. Peki bu ihtimalleri önlemekle görevli olanlar ne yapıyor?
Daha da çarpıcısı: Kurucu kendi sorumluluğunu da kabul etmiş
İzahnameyi biraz daha dikkatli okuduğumuzda çok önemli başka bir hüküm karşımıza çıkıyor.
Belgenin 2.1’inci maddesinde, fon kurucusunun yatırımcıların haklarını koruyacak şekilde fonu temsil etmek, yönetmek ve yönetimin denetlenmesini sağlamakla sorumlu olduğu belirtiliyor. Üstelik portföy yöneticiliği dahil dışarıdan hizmet alınmasının da kurucunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açıkça yazılıyor. Tera Portföy
Yani bir tarafta yatırımcıya dolandırıcılık, zimmet ve hırsızlık riskinden söz eden bir izahname, diğer tarafta bu risklere karşı yatırımcı haklarını korumakla yükümlü olduğunu belirten bir kurucu var.
Peki sonuç ne oldu?
Eylül 2026’da Tera’nın da aralarında bulunduğu yedi portföy yönetim şirketinin fonları alım satıma kapatıldı. Toplam 131 fon tasfiye sürecine alındı. SPK’nın açıkladığı verilere göre bu süreçten etkilenen tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758’e ulaştı. Euronews+1
Yüz binlerce insanın birikimi belirsizlik içine sürüklendi. Parasını istediğinde alamayan, ne zaman ve ne kadar geri alacağını bilmeyen yatırımcılar ortaya çıktı.
İşte THF izahnamesindeki 12’nci madde bu nedenle bugün çok daha çarpıcı görünüyor.
Daha yolun başında yatırımcıya dolandırıcılık, zimmet ve hırsızlık riskinden söz edilmiş. Peki bu riskleri önlemek için ne yapılmış?
SPK’nın görevi izahnameye yazılan riskleri seyretmek mi, yoksa yatırımcıyı bu risklerden korumak mı?
Takasbank’ın, portföy saklayıcısının, bağımsız denetçilerin ve fon kurucusunun görevleri nerede başlıyor, nerede bitiyor?
Yatırımcıdan fon yönetim ücreti alan, profesyonel yönetim iddiasında bulunan bir sektörün, böylesine ağır riskleri yalnızca izahnameye yazarak sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünmesi kabul edilebilir mi?
Burada henüz kimseyi suçlu ilan etmiyoruz. İzahnamede sayılan suçların işlendiğine dair bu belge tek başına kanıt değildir. Ancak ortada cevaplanması gereken çok ağır sorular ve mağduriyet yaşayan yüz binlerce yatırımcı var.
Paramedya olarak soruyoruz: Tera Portföy, yatırımcıya daha ilk günden dolandırıcılık ve zimmet riskini anlatmış. Peki yatırımcının parasını korumak için üzerine düşeni kim yaptı?
Çünkü yatırımcı fon alırken dolandırılma ihtimalini satın almaz. Parasını profesyonellere emanet eder ve karşılığında güvence değilse bile etkin bir denetim sistemi bekler.
İzahnamede riskleri yazmakla yatırımcıya karşı sorumluluk bitmez. Asıl sorumluluk, o risklerin gerçekleşmesini önlemektir.