• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
23 Ekim 2026 Cuma
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Döviz

TL tutmanın maliyeti

- editor
Ağustos 19, 2021
- Döviz
0
Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail

İlgiliHaberler

Prof. Korkmaz: Türkiye’de enflasyon parasal değil, maliyet kaynaklı

Dolarda Kur Riski Devam Ediyor

Prof.Dr.Esfender Korkmaz: İktidar kendi hazırladığı kur tuzağına düştü

TL, bir dolar, bir Euro’dan oluşan döviz sepeti karşısında yaklaşık yüzde 40 oranında daha düşük değere geldi. Prof.Dr.Esfender Korkmaz, yüksek enflasyon elde para tutmanın maliyetini yazdı
Bugünlerde TL, bir dolar, bir Euro’dan oluşan döviz sepeti karşısında yaklaşık yüzde 40 oranında daha düşük değerdedir.
Eğer zaman olarak bakacak olursak, TL uzun zamandır tarihinin en düşük değerini yaşıyor. Önceki krizlerde devalüasyon yapılır, TL değeri düşer ve fakat en geç bir yıl içinde toparlanırdı. Bugün ise buna rağmen kurların daha da artacağı beklentisi var. Zira kimse döviz hesaplarını bozdurmuyor. Dolarizasyon devam ediyor.
Genel anlamda Dolarizasyon yerleşiklerin yabancı para cinsinden varlık ve yükümlülük tutmalarıdır. Genel anlamda diyorum, zira Dolar dışında Euro cinsinden veya bir başka yabancı para cinsinden de varlıklarını değerlendirenler de ayn şekilde anılıyor.
Ticari ve turistik amaçlarla döviz tutanlar için bu işlem Dolarizasyon değildir. Dolarizasyonu mevduat ve kredi olarak değerlendirmek gerekir.
Dolarizasyon, TL alternatifi olarak kullanılıyor. Tek kelimeyle Dolarizasyonun nedeni TL’ye olan güven sorunudur.
Türkiye’de TL’ye güven kaybı neden oluştu?
Yüksek enflasyon elde para tutmanın maliyetini artırdı. Belirsizliği artırdı. Özellikle mevduat faizlerinin eksi olduğu yıllarda, tasarruf sahibinin satın alma gücü düştü. 
TL’ye olan tepki dolarizasyonun boyutu ile de anlaşılıyor. Zira 2001 krizi ve sonrasında Döviz Tevdiat Hesapları’nın toplam mevduat içindeki oranı yüzde 45 ile yüzde 50 arasında idi. 2005-2013 arasında yüksek faiz-düşük kur (değerli TL) döneminde, Dolarizasyon oranı yüzde 35’in altına düştü. Sonrasında ve özellikle 2018 kur şoku sonrasında bu oran yüzde 55 oldu.
2003 yılında DTH 71,4 milyar dolar iken 2020’de 235,1 milyar dolara yükseldi. Ağustos 2021’de 228 milyar dolardır. 2020’den bu güne düşen 7 milyar dolar, özel sektörün ve bankaların dış borçlarının bir kısmını kendi varlıklarından ödemesinden ileri geliyor.
Ekonomide kırılganlığın artması ve 2011 yılından sonra eksi reel faiz, TL’ye olan güveni iyice düşürdü. TL mevduat faizleri bazı istisnai yıllar dışında sürekli eksi reel getiri sağladı. TÜİK’in son açıkladığı temmuz ayı verilerine göre, mevduatın yıllık reel getirisi yine eksi yüzde 9,6 oldu
Bu şartlar altında, Dolarizasyon kaçınılmaz bir son olmuştur. Zira tasarruf sahibi elde para tutma maliyeti daha az olan dövize güvenerek döviz alıyor ve paralarını yüksek enflasyonun negatif etkilerden bu şekilde korumuş oluyor.
Dolarizasyon; para, faiz ve kur politikasının etki alanını düşürüyor. Ayrıca Senyoraj gelirlerini düşürüyor.
Parantez içinde söylemek gerekir ki; Senyoraj paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki farktır. Bu hak sadece para arz eden Merkez Bankası’nındır. Bir bakıma paranın basım maliyeti düşük olduğundan ve her basılan banknot piyasadaki paranın göreceli olarak değerini düşürdüğü ve bu yolla gizli enflasyon yarattığından devletin vatandaşların cebindeki paradan gizli vergi alması demektir.
Dolarizasyon da bir ekonomik istikrar sorunudur. Elbette Dolarizasyonu tek başına çözemeyiz. Diğer istikrar sorunları ile birlikte düşünmek gerekir. Bu yolla önce ekonomide istikrar programı yaparak TL’ye güveni artırmak gerekir.
Mesele de bu alanda düğümleniyor. Zira bugünkü siyasi yapı ile çözüm yolu kapalıdır. İktidar işsizlik gibi, enflasyon gibi, döviz sorunu gibi ekonomik sorunların yanında Dolarizasyonun da ya farkında değil, veya önemli olmadığını düşünüyor. Tersine yandaş medya, iktidarın istikrarı sağladığını, şimdi de uçuşa geçtiğini yazıyor. Siyaha beyaz demek, üretici ve tüketici güvenini daha çok bozuyor.

Etiketler: dolarızasyonprof.esfender korkmaz
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

FED altını vurmaya devam ediyor

Sonraki Haber

Ödenmeyen KGF kredilerinin takibi yapılamıyor

editor

Sonraki Haber

Ödenmeyen KGF kredilerinin takibi yapılamıyor

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri