• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
6 Eylül 2026 Pazar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

Türkiye, 21,5 yılda bir trilyon dolar kaybettik

Prof.Dr. Esfender Korkmaz yazdı:

- editor
Temmuz 30, 2023
- Eko Dünya, Güncel
0
Prof.Dr. Esfender Korkmaz

Prof.Dr. Esfender Korkmaz

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Ocak-Haziran altı aylık dış ticaret verilerine göre, ihracatımız yüzde 1,9 azaldı. İthalatımız yüzde 4,1 arttı. Altı aylık dış ticaret açığımız 61,2 milyar dolara yükseldi.

Bugüne kadar her hükümet dış ticareti ihracatımız uçtu-kaçtı diye açıkladı. Aynı şekilde hiçbir hükümet dış açıklara bakmadı ve çözüme yönelmedi. Oysaki Türkiye’nin dış açıklarını çözmek çok kolay bir yoldur. O zamanda insanın aklına bu hükümetler neden dış açıkları görmüyor? Başka nedenleri mi var? Soruları geliyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye neden sürekli dış açık veriyor?

İki temel nedeni var? Birisi; üretim ithal girdiye bağımlı oldu. İkincisi Çin ve Rusya ithalat lobisi var. Hükümet bu lobilere göz yumuyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Ocak-Haziran ithalatın yapısına bakarsak;
Sermaye malı; yüzde 13,3;

Ara malı ve ham madde; yüzde 74,9

Tüketim malı; yüzde 11,8’dir.

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye üretimde girdi olarak pamuktan ipliğe, ithal ara malı ve ham madde kullanıyor. İthal girdiyi içerde üretmek zor değil. Ama demokrasi ve hukukta güven sorunu yaşadığımız için yerli ve yabancı sermaye yüksek teşvikler de versek, yatırım yapmıyor. Üç rating kuruluşu da Türkiye’nin kredi notunu “aşırı spekülatif, yatırım yapılamaz” seviyesinde tutuyor.

Bu durumda yatırımın altyapısı, demokrasi ve hukukta Batı standartlarına dönmeliyiz. Ayrıca devlet bütçeden hane halkına popülist amaçlı para dağıtmak yerine, piyasaya girmeli ara malı ve ikame ham madde ve ara malı üretiminde yatırım yapmalı ve para verdiklerine iş vermelidir.

2. 6 aylık dış ticaret açığının yüzde 64,7’sini Rusya ve Çin’e verdik. Çin’e yaptığımız ihracatın toplam ihracat içindeki payı yüze 1,2’dir. Buna karşılık Çin’e karşı verdiğimiz dış ticaret açığı, toplam açığımızın yüzde 20,7’sidir.

Küreselleşme sürecinde, sömürünün şekli değişti. Sömürünün odağındayız. Dış ticarette en çok kan kaybeden ülke olduk. 2003 yılından bugüne kadar 21,5 yılda bir trilyon dolara yakın (982,4 milyar dolar) dış ticaret açığı ve 710 milyar dolar cari açık verdik. Bu demektir ki tüm Türkiye bir yıl başka ülkeler için üretim yapmış ve çalışmış. Bu kadar açığın sürdürülmesi imkânı yoktur.

Daha önce defalarca sorduğum bir soruyu tekrar soruyorum; Buna rağmen neden Türkiye, Çin ve Rusya’ya karşı dış ticaretini yeniden düzenlemiyor?

İlgiliHaberler

Bankaların yeni hedefi: Müşterinin parasını faizsiz tut, bankacıyı primle terbiye et

Bankadan skandal uygulama! Vadesiz mevduat hedefini tutturamayan personele prim yok

Amerika’dan bataryaya, uzaydan borsaya: Kontrolmatik’in hikâyesinde ne değişti?

whatsapp-image-2023-07-29-at-16-13-38.jpeg

2023 ilk altı ayda Çin ile olan dış ticarette; ithalatımız 22,2 milyar dolar, ihracatımız 1,5 milyar dolar oldu. İthalatımız ihracatımızın 15 katı. Bu kadar dengesiz dış ticaret olur mu? Üstelikte Çin’den ithalatımız içinde teknoloji ithalatı yok, bazı mallar gerekli olabilir ve fakat gereksiz mallar da çoktur. Bunlar arasında, Deri-kösele, Mobilya, Kauçuk-Lastik, Hoparlör, bisiklet, bavul ve oyuncak gibi Türkiye’de üretilen ve fakat ithal edilen mallar da çoktur.

Çin’den ithalat yarı yarıya kısılsa, iç mal arzını ve fiyatları etkilemez. Hükümetin kısmaya gücü mü yetmiyor?

 

Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Orman talancısı şirketlere kredi veren bankalar

Sonraki Haber

Merkez Bankası’ndaki atamalar Rüya mı Kabus mu?

editor

Sonraki Haber
Hanife Serter

Merkez Bankası'ndaki atamalar Rüya mı Kabus mu?

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri