• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Bankacılık

Merkez Bankası’nın geçen haftaki faiz artırımı yeterli olacak mı?

Prof. Dr. Selva Demiralp, herkesin merak ettiği o soruya yanıt verdi:

- editor
Ekim 30, 2023
- Bankacılık, Güncel
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Prof. Dr. Selva Demiralp | Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi

Merkez Bankası, Ağustos 2023 itibariyle el artırarak 500 puana çıkardığı faiz artışlarına geçtiğimiz hafta üçüncüyü ekledi. Politika metninde Ortadoğu’daki gerginliğin uzaması durumunda petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareketinin enflasyon üzerinde yaratacağı yukarı yönlü riskler not edildi.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Faiz artışları Haziran’da daha yüksek dozda başlayıp kademeli olarak doz azaltılsaydı enflasyon beklentisi yönetimi açısından daha etkili olup nihai olarak daha az faiz artışı ile sonuçlanan bir süreç yaşanabilirdi.

AlakalıHaberler

İçerik bulunamadı

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Ancak biraz gecikmeli de olsa TCMB’nin sıkı para politikası duruşunda kararlı bir duruş sergilemeye başlamış olması son derece kıymetli.

Mehmet Şimşek, karar öncesi yaptığı açıklamalarda pozitif reel faize yakın olduğumuzu ifade etmişti. TCMB’nin 2024 sonu enflasyon beklentisinin yüzde 33 olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda yüzde 35’e gelen politika faizinin reel olarak pozitife geçtiği söylenebilir.

Ancak bizim Koç Üniversitesi’nden arkadaşlarımla yaptığımız tahminlere göre 2024 yıl sonu enflasyonu yüzde 50’li seviyelerde kalıyor.

Buradan yola çıkarak, şayet yüzde 33’luk enflasyon hedefinde samimi ise, Merkez Bankasının pozitif reel faiz noktasına geçebilmek için faiz artışlarına devam etmesi gerektiğini düşünüyorum.

İletişim politikasında düzeltilmesi gerekenler
Gerek Mehmet Şimşek, gerekse Merkez Bankası yönetimi başlangıçtaki aksamaları geride bırakıp ortodoks politikalarla yola devam edileceği konusunda yerli ve yabancı piyasa oyuncularını ikna etme gayretindeler.

Öte yandan, piyasalar nezdinde “ikinci bir Naci Ağbal vakası yaşanır mı?” endişesinin ekonomi yönetimi içinde de bizzat de yaşanmakta olduğundan şüphe ediyorum.

Bu tedirginliğimin sebebi para politikasının yönü tarif edilip sözlü yönlendirme yapılırken kullanılan dilden kaynaklanıyor.

Ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürmek için yapılması gerekenlerden bahsederken “sıkı para politikası” ifadesine yaptıkları vurguyu takdirle izliyorum.

“Sıkı para politikası” teknik olarak faiz artışları ile değişimli olarak kullanılabilecek bir ifade. Zira para arzının sıkılaştırılması, paranın fiyatı olan faizin de artması anlamına geliyor.

Öte yandan Türkiye gibi faiz artışları önünde siyasi otoritenin net bir şekilde tercih belirttiği bir ülkede Merkez Bankası’nın da çoğu zaman gerektiği kadar faiz artışına gidemediği için yan yollar icat ettiğine, kimi zaman “makroihtiyati önlem” kimi zaman “koridor sistemi” adı altında vuku bulan bu yan yolların para politikasının etkinliğini azalttığını biliyoruz.

Bu sebeple “sıkı para politikası” ifadesinin benzer bir yan yol arayışı olmasından şüphe ediyorum.

Endişelerimi daha somut bir şekilde incelemek için Başkan Hafize Gaye Erkan’ın görev aldığı Haziran ayından bu yana yapmış olduğu üç konuşmada kullandığı dili ve kelime tercihini inceledim.

Gelişmiş ülke merkez bankalarının uygulamalardan farklı olarak, Türkiye’de Merkez Bankası Başkanı’nın kamuoyuna açık iletişimi son derece az.

PPK üyeleri ise hiç demeç vermiyor.

Dolayısıyla eldeki nadir iletişim fırsatlarında kullanılan dilin önemi daha da artıyor.

Zira merkez bankası iletişimi, doğru kullanıldığında para politikasının etkinliğini artıran, izlenecek yol konusunda piyasaları yönlendirerek acı reçetenin maliyetini bile azaltacak kadar öneme sahip güçlü bir silah.

Başkan Erkan’ın konuşmalarında para politikasının duruşu konusunda anahtar olabilecek kelimelerin kullanım sayısına baktığımızda ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.

  • Para politikasının temel aracı olan faiz kelimesinin 43 kere kullanıldığını gözlemliyoruz.
  • Öte yandan “faiz” kelimesi tek başına bir anlam ifade etmiyor. Çünkü mevduat faizi ya da kredi faizi gibi parasal aktarım mekanizması için gerekli alt kanallardan bahsederken de kullanılabiliyor.
  • Biraz daha derine inip sadece “faiz artırımı” ya da “politika faizi” gibi para politikası duruşunu en net şekilde ifade eden kelime gruplarını aradığımızda toplam sayı sadece 21’de kalıyor.
  • Buna karşılık “sıkılaştırma” kelimesi 35 kere kullanılırken faiz artırımlarının yavaş olacağının sinyalini veren (ancak sonrasında tam tersi şekilde doz artışı ile sonuçlanan) “kademeli” kelimesi 18 kere kullanılmış. Yine faiz artışlarının makroihtiyati politikalarla destekleneceği anlamını içerdiğini düşündüğüm “bütünsel” kelimesi ise 9 kere kullanılarak “politika faizinden” daha yukarıda yer almış.

Sonuçlar ve iletişimde yapılması gerekenler

Türkiye gibi düşük faiz konusunda siyasi tercihin oldukça ne bir şekilde ifade edildiği bir ülkede Merkez Bankası’nın faiz artırım sürecini gerekli gördüğü dozda uygulayabilmesi kolay değil.

Oysa faiz artışı konusunda eli rahat olmayan bir merkez bankası için iletişim politikası tamamlayıcı bir silah olarak kullanılabilir.

İşte bu nedenle Türkiye’de bu zamana kadar ikinci planda kalan iletişim politikasının Batı örneklerine benzer şekilde birinci plana çıkarılması, kullanılan kelimelerin özenle seçilmesi gerekiyor.

Para politikasının birincil aracı olan politika faizi ile ilgili yönlendirmelerin net ve şeffaf bir şekilde yapılması, faiz artırımı sinyali verilirken “sıkı para politikası” gibi örtük ifadelerin arkasına saklanılmaması önemli.

Bu yapılabildiği durumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğinin gerçekten de Merkez Bankası’nın arkasında olduğu mesajının sağlamlaştırılması mümkün olacak ve piyasa oyuncularının tedirginliklerinin azaltılması konusunda ilerleme sağlanacaktır.

Etiketler: Merkez Bankası'nın geçen haftaki faiz artırımı yeterli olacak mı?selva deniralp
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

300 Kanarya ile Tavan!

Sonraki Haber

UnionPay, ICBC Turkey ile İşbirliği Anlaşması İmzaladı

editor

İlgili Gönderiler

Borsa

Yüzde 5’lik Ortak Şirketi Konkordatoya Götürdü!

Haziran 4, 2026
Işık Ökte: Türkiye Borsası Tarihinin En Sert Negatif Ayrışmalarından Birini Yaşıyor
Borsa

ASELSAN ve ASTOR Hariç Herkes Kaybetti: Borsada Acı Tablo

Haziran 4, 2026
Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor
Bankacılık

Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor

Haziran 4, 2026
Bankacılık

Siber Güvenlikte Kadınlara Yeni Kariyer Kapısı: Burgan Bank’tan “Bilgi Güvenliği 360” Hamlesi

Haziran 3, 2026
Borsa

Borsadan Para Topladı, Fabrikaya Değil Faize Yatırdı

Haziran 3, 2026
ING’den KOBİ ve ticari şirketlere zahmetsiz ve dijital bankacılık
Bankacılık

ING Türkiye KOBİ’lere Masrafsız Bankacılık Atağı

Haziran 3, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.