Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen ve kamunun sigortacılık alanındaki dağınık yapısını tek marka altında toplayan modelin, bu kez katılım bankacılığı sektörüne uygulanması gündemde. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, köşesinde yer verdiği değerlendirmede, kamu bankalarına ait katılım bankalarının tek çatı ve tek marka altında birleştirilmesi için yeniden çalışma başlatıldığını yazdı.
Güngör’ün aktardığına göre; Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halkbank’ın katılım bankacılığı iştiraklerinin birleştirilmesi yönünde daha önce gündeme gelen ancak tamamlanamayan süreç, bu kez somut adımlarla yeniden ele alınıyor. Kamu katılım bankalarının konsolide edilmesiyle sektörde ölçek ekonomisi yaratılması ve büyümenin hızlandırılması hedefleniyor.
Halk Katılım detayı dikkat çekici
Söz konusu iddianın dikkat çeken başlıklarından biri de Halkbank cephesi. Hatırlanacağı üzere Halkbank, geçtiğimiz mayıs ayında katılım bankası kurmak için BDDK’ya başvurmuş ve gerekli izinleri almıştı. Bankanın yeni iştiraki Halk Katılım’ın Şubat ayında faaliyete geçeceği açıklanmıştı. Bu gelişme, kamu katılım bankalarının birleşmesi yönündeki hazırlıkların stratejik bir çerçevede ele alındığı yorumlarına yol açtı.
Katılım bankacılığı hedeflerin gerisinde
Dilek Güngör, yazısında birleşmenin neden “aklın yolu” olduğunu rakamlarla ortaya koyuyor. Türkiye’de katılım bankacılığı uzun süredir yüzde 15 pazar payı hedefi dile getirilse de bu seviyeye henüz ulaşılamadı.
2017 yılında sektördeki payı yüzde 5 olan katılım bankaları, 7 yılda ancak yüzde 8’in biraz üzerine çıkabildi. 2024 Eylül itibarıyla katılım bankacılığının Türk bankacılık sistemi içindeki payı yaklaşık yüzde 9 seviyesinde bulunuyor.
Güngör’e göre, kamu bünyesindeki katılım bankalarının birleşmesi, sektörde ölçeği büyütecek ve katılım bankacılığının sistem içindeki ağırlığını artıracak kritik bir hamle olabilir.
Küresel İslami finans büyüyor, Türkiye geride kalmak istemiyor
Öte yandan küresel ölçekte İslami finans sektörünün hızlı büyümesi de bu adımı stratejik hale getiriyor. İslami finansın küresel varlık büyüklüğü 6 trilyon doları aşmış durumda. Mevcut büyüme hızının korunması halinde bu rakamın 2029’a kadar 9,7 trilyon dolara çıkması bekleniyor.
Türkiye ise 127 milyar dolarlık İslami finans varlığıyla dünyada dokuzuncu sırada yer alıyor. Kamu katılım bankalarının tek çatı altında toplanması halinde, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini daha etkin kullanabileceği değerlendiriliyor.
Kulislerde konuşulan bu hazırlıkların somut bir karara dönüşüp dönüşmeyeceği önümüzdeki dönemde netleşecek. Ancak Türkiye Sigorta modeliyle elde edilen başarının, katılım bankacılığı için güçlü bir referans oluşturduğu görüşü Ankara finans çevrelerinde giderek daha fazla dile getiriliyor.






