• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
11 Eylül 2026 Cuma
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Bankacılık

Bankacılıkta Büyük Utanç! Bankaların Kar Masasında Bankacı Yokmuş!

Rekabet Kurumu soruşturması, bankaların çalışan maliyetlerini maaştan yemek ücretine kadar birlikte baskıladığını ortaya çıkardı. Şimdi ise gözler Temmuz zammı bekleyen 200 bin bankacıda.

- Remzi ÖZDEMİR
Haziran 10, 2026
- Bankacılık, Güncel, Remzi Özdemir
0
Remzi Özdemir

Remzi Özdemir

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail

Rekabet Kurumu’nun 8 banka hakkında yürüttüğü soruşturmanın sonucu, aslında yıllardır bankacılık sektöründe çalışan yüz binlerce insanın hissettiği ama yüksek sesle dile getiremediği gerçeği resmileştirdi.

Sponsorlu Bağlantılar

Demek ki neymiş?

Demek ki bankacılar boşuna “maaşlar neden aynı seviyede tutuluyor”, “neden bir bankadan diğerine geçince bile şartlar değişmiyor”, “neden yemek ücreti bile cimrice belirleniyor” diye yakınmıyormuş.

Çünkü ortada rekabet değil, organize bir düzen varmış.

Bir başka ifadeyle; milyarlarca lira kâr açıklayan, her çeyrek “rekor kâr” manşetleri atan, genel müdürleri televizyonlarda “insan kaynağımız en değerli varlığımız” nutukları çeken bankalar, perde arkasında personelin cebine girecek üç kuruş için ortak hareket etmiş.

İşin en ağır tarafı ne biliyor musunuz?

Bu soruşturma bir iddiadan ibaret değil.

Rekabet Kurumu ceza verdi.

Yani ortada öyle “yanlış anlaşılma”, “iletişim kazası”, “sektörel refleks” falan yok.

Bayağı bayağı çalışan maaşı konuşulmuş.

Bayağı bayağı personel maliyetini nasıl baskılarız hesabı yapılmış.

Bayağı bayağı emekçinin alın terisi üzerinde masa kurulmuş.


Türkiye’de bankacılık sektörü son yıllarda tarihinin en yüksek kârlarını yazıyor.

Faizler yükseldi, komisyonlar patladı, ücretler arttı.

Vatandaş EFT yapıyor ücret.

Havale yapıyor ücret.

Kredi çekiyor ücret.

Kart kullanıyor ücret.

Geç ödeyince ceza.

Erken kapatınca ceza.

Bankalar para basıyor adeta.

Ama konu çalışana gelince…

Bir anda “maliyet disiplini” başlıyor.

Şubede sabahın köründe mesaiye başlayan, gece yarısına kadar hedef baskısıyla çalışan bankacıya gelince sistemin bütün vicdanı kayboluyor.

Bugün sektörde yaklaşık 200 bin bankacı var.

Bu insanların büyük bölümü ağır satış baskısı altında çalışıyor.

Kredi sat.

Sigorta sat.

BES sat.

Fon sat.

Kart sat.

KMH sat.

Hayat sigortası sat.

Yetmiyor, her sabah performans toplantısı.

Her akşam hedef sorgusu.

Yetmiyor, mobbing.

Yetmiyor, hafta sonu mesajları.

Yetmiyor, yıllık izin kullandırmama baskısı.

Ve şimdi ortaya çıkıyor ki, bütün bu baskının üzerine bir de maaş tarafında rekabeti sınırlayan kirli bir anlayış varmış.

İnsan gerçekten soruyor:

İlgiliHaberler

Bankaların yeni hedefi: Müşterinin parasını faizsiz tut, bankacıyı primle terbiye et

Borsada Gizli Faiz Düzeni: SPK Borsa Tefecilerinin Vanasını Kısıyor

Kızılbük’te PR zamanı: Gazeteciler ağırlandı, geçmiş unutuldu mu?

Siz neyin doygunluğunu yaşayamadınız?

Trilyonluk aktif büyüklük yetmedi mi?

Rekor kârlar yetmedi mi?

Şatafatlı genel müdürlük binaları yetmedi mi?

Yönetim kurulu huzur hakları yetmedi mi?

Özel jetler, lüks zirveler, milyonluk sponsorluklar yetmedi mi?

Bir de personelin yemek ücretine mi göz diktiniz?


Şimdi Temmuz ayı geldi.

Bankacılar maaş zammı bekliyor.

Ama karşılarında nasıl bir zihniyet olduğunu artık çok daha net biliyorlar.

Karlarında “çalışan mutluluğu” sunumları yapan değil…

Personel maliyetini ortak akılla nasıl aşağı çekeriz hesabı yapan bir düzen olduğunu görüyorlar.

Bu yüzden artık mesele sadece maaş değildir.

Mesele güven meselesidir.

Mesele ahlak meselesidir.

Mesele bankacının yıllardır hissettiği değersizlik duygusunun resmî kurum kararıyla tescillenmiş olmasıdır.

Çünkü çalışanına karşı anlaşan yapıdan aidiyet çıkmaz.

Sadakat çıkmaz.

Motivasyon çıkmaz.

Sadece öfke çıkar.

Ve bankacılık sektörü bugün tam da bunu biriktiriyor:

Sessiz ama çok büyük bir öfke.

Etiketler: bankalara cezaremzi özdemir
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

THY’de 300 Lira Sendromu: Hisse Her Atağında Aynı Duvara Çarpıyor

Sonraki Haber

Kulübün Mali Rotası Bankacıya Emanet

Remzi ÖZDEMİR

Sonraki Haber
Tanju Kaya

Kulübün Mali Rotası Bankacıya Emanet

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri