• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
8 Eylül 2026 Salı
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ana Sayfa Güncel

8,5 Yıldır Süren Çöküş: Türkiye’nin Cebinden Sonra Şimdi de Nüfusu Eriyor

Remzi Özdemir, yıllardır süren yoksullaşmanın Türkiye'nin demografik yapısını tehdit ettiğini belirtiyor. Gençlerin evlenemediğini, çocuk sahibi olamadığını ve bunun ülkenin geleceği açısından ekonomik krizden çok daha büyük bir risk oluşturduğunu ifade ediyor.

- Remzi ÖZDEMİR
Temmuz 25, 2026
- Güncel, Remzi Özdemir
0
Remzi Özdemir

Remzi Özdemir

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye yaklaşık sekiz buçuk yıldır ekonomik krizin içinde.

Dikkat edin; resesyondan, kısa süreli durgunluktan ya da geçici bir enflasyon dalgasından söz etmiyorum. Tam sekiz buçuk yıldır milyonlarca insanın sürekli fakirleştiği bir dönemden bahsediyorum.

Sponsorlu Bağlantılar

Dünyanın hangi ülkesinde ekonomi bu kadar uzun süre nefes alamaz?

Kriz olur.

Sponsorlu Bağlantılar

Enflasyon yükselir.

İşsizlik artar.

Sonra ekonomi yönetimi devreye girer. Acı reçete uygulanır, reform yapılır ve ekonomi iki, bilemediniz üç yıl içinde yeniden ayağa kalkar.

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye’de ise kriz bitmiyor.

Çünkü bitirilemiyor mu?

Yoksa bitirilmek mi istenmiyor?

İşte herkesin kendisine sorması gereken soru budur.

Bugün insanlar sadece markette et alamıyor diye fakir değildir.

Gençler evlenemediği için fakirdir.

Evlenenler çocuk yapamadığı için fakirdir.

Üniversite mezunu gençler ailelerinden ayrı bir ev tutamadığı için fakirdir.

İnsanlar 1+1 daireleri bile lüks görmeye başladığı için fakirdir.

Bugün Türkiye’de yaşanan asıl kriz enflasyon değil, umut krizidir.

İlgiliHaberler

Bankaların yeni hedefi: Müşterinin parasını faizsiz tut, bankacıyı primle terbiye et

Yüksek faiz KOBİ’leri zincirleme borç krizine mi sürüklüyor?

Borsada Gizli Faiz Düzeni: SPK Borsa Tefecilerinin Vanasını Kısıyor

Bunun sonucu da TÜİK verilerinde açıkça görülüyor.

Doğurganlık hızı nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,1’in çok altına düştü ve 1,51’e geriledi. TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre bu eğilim devam ederse Türkiye’nin nüfus artış hızı 2050’li yılların ortasında negatife dönecek. Yani doğanlardan çok ölenlerin olduğu bir ülkeye dönüşeceğiz.

Demografi, ekonominin en acı bilançosudur.

Çünkü para sonradan kazanılır.

Kaybedilen nesiller geri gelmez.

Benim asıl itirazım da burada başlıyor.

Sekiz buçuk yıldır süren bu yoksullaşma tesadüf müdür?

Yoksa toplumun geleceğini de değiştiren bir sürecin sonucu mudur?

Kesin cevabını bilmiyorum.

Elimde bunun bilinçli olarak yapıldığını gösterecek bir kanıt da yok.

Ama bildiğim bir gerçek var.

Bu kadar uzun süren ekonomik yıkım, sadece insanların cebini boşaltmıyor.

Milletlerin geleceğini de boşaltıyor.

Bir tarafta ekonomik nedenlerle evlenemeyen, çocuk sahibi olamayan, geleceğe umutla bakamayan milyonlarca Türk genci…

Diğer tarafta Türkiye’nin yıllardır tartıştığı düzensiz göç gerçeği ve yüksek doğurganlık oranlarına sahip bazı göçmen nüfus…

Bu iki tabloyu yan yana koyduğunuzda insanların soru sorması kadar doğal bir şey olamaz.

Kimse bu soruları “komplo teorisi” diyerek geçiştiremez.

Çünkü ortada tartışılmaz gerçekler var.

Gençler evlenemiyor.

Doğum sayısı düşüyor.

Yoksulluk kalıcı hale geliyor.

Nüfus yaşlanıyor.

Ve Türkiye, tarihinin en büyük demografik kırılmasına doğru ilerliyor.

Belki bazıları buna sadece kötü ekonomi diyecek.

Ben ise bunun çok daha büyük bir tehlike olduğunu düşünüyorum.

Çünkü ekonomik krizler gelirleri azaltır.

Ama sekiz buçuk yıl süren ekonomik çöküşler, milletlerin geleceğini değiştirir.

Bugün kaybettiğimiz sadece alım gücü değildir.

Belki de kaybettiğimiz şey, henüz dünyaya gelmemiş milyonlarca Türk çocuğudur.

Etiketler: krizremzi özdemir
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Intercity’den tartışmalı destek: 30,26 TL’den sattığı hisseleri 22-23 TL’den geri topluyor

Sonraki Haber

Türk şirketi Hareket’ten Umman’da dev rüzgar operasyonu: 91 metrelik türbin kanatlarını 387 kilometre taşıdı

Remzi ÖZDEMİR

Sonraki Haber
Türkiye'deki rüzgar projelerinin yüzde 45'inde imzası var

Türk şirketi Hareket'ten Umman'da dev rüzgar operasyonu: 91 metrelik türbin kanatlarını 387 kilometre taşıdı

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri