Türk Lirası, uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamına rağmen dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Bloomberg ekranından alınan 27 Ekim 2026 tarihli yılbaşından bu yana performans verileri, TL’nin gelişen ülke para birimleri arasındaki olumsuz ayrışmasını ortaya koydu.
ABD doları bazında hazırlanan tabloda Türk Lirası, yılbaşından 27 Ekim’e kadar yüzde 13,72 değer kaybıyla listelenen 31 para birimi arasında son sırada yer aldı. Böylece TL, dolar karşısında en fazla gerileyen para birimi oldu.
Carry trade ve yüksek faiz TL’de değer kaybını önleyemedi
Türkiye’de yüksek faiz politikası, yabancı yatırımcıların faiz farkından yararlanmayı amaçlayan carry trade işlemleri ve kurdaki kontrollü seyir, TL’nin dolar karşısındaki değer kaybını durdurmaya yetmedi.
Carry trade işlemleri, yatırımcıların düşük faizli para birimlerinden borçlanarak yüksek faiz sunan ülkelere yönelmesine dayanıyor. Bu işlemler kısa vadeli sermaye girişlerini destekleyebilse de yerel para biriminin dolar karşısında kalıcı biçimde değer kazanmasını tek başına garanti etmiyor.
Tablodaki performans, yüksek faiz ile kur getirisi arasındaki farkı da gündeme getiriyor. TL cinsinden yüksek getiri elde eden bir yatırımcının dolar bazındaki kazancı, kurdaki hareket nedeniyle önemli ölçüde azalabiliyor. Bu nedenle faiz getirisi kadar döviz kurundaki değişim de yatırımcı açısından belirleyici oluyor.
Kolombiya pesosu yüzde 20,66 yükseldi, TL yüzde 13,72 geriledi
Aynı dönemde Kolombiya pesosu dolar karşısında yüzde 20,66 değer kazanarak tablonun ilk sırasında yer aldı. Güney Kore wonu yüzde 8,58, Norveç kronu yüzde 8,26 yükseldi. Avustralya doları yüzde 5,10, Çin yuanı ise yüzde 4,77 değer kazandı.
Listenin diğer ucunda ise Türk Lirası bulunuyor. TL’nin ardından Şili pesosu yüzde 9,02, Polonya zlotisi yüzde 8,92 ve Endonezya rupisi yüzde 7,91 değer kaybetti. İsveç kronundaki kayıp yüzde 7,47 olarak kaydedildi.
Veriler, yılbaşından bu yana para birimlerinin dolar karşısında oldukça farklı performanslar sergilediğini gösteriyor. TL’nin yüzde 13,72’lik kaybı ile Kolombiya pesosunun yüzde 20,66’lık kazancı arasındaki fark 34,38 yüzde puana ulaşıyor.
Bu tablo, Türkiye’deki yüksek faiz politikasının döviz kuru üzerindeki etkisinin ve TL’nin dolar karşısındaki performansının yeniden tartışılmasına neden olabilecek bir görünüm ortaya koyuyor. Ancak söz konusu veriler tek başına kur politikasının başarısını veya başarısızlığını açıklamıyor; enflasyon, reel faiz, sermaye hareketleri ve ülkelerin ekonomik koşulları da değerlendirmede dikkate alınmalı.
