Küresel endeks sağlayıcısı S&P Dow Jones Indices, Türkiye sermaye piyasalarına yönelik önemli bir karar aldı. Kurum, Türk hisse senetlerini kapsayan bazı endeks değişikliklerini donduracağını açıkladı. Kararın gerekçesi olarak Türkiye piyasasındaki yapısal sorunlar ve hisse sahipliğinin şeffaflığına ilişkin soru işaretleri gösterildi.
S&P Dow Jones’un kararı kapsamında Aralık ayında yapılacak endeks düzenlemelerinde hiçbir Türk varlığı endekslere dahil edilmeyecek. Ayrıca Türkiye’de işlem gören hisselerin pay sayılarında ve yatırım yapılabilir ağırlık faktörlerinde üç aylık veya zorunlu olmayan değişiklikler de uygulanmayacak.
Karar, Türkiye piyasalarının uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
MSCI’nin ardından S&P Dow Jones da frene bastı
S&P Dow Jones’un kararı, uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye piyasasına yönelik artan çekincelerinin yeni bir göstergesi oldu.
Hatırlanacağı üzere MSCI da ekim ayında Türkiye hisse senedi endekslerinde belirli değişiklikleri dondurma kararı almıştı. MSCI, özellikle bazı küçük ölçekli şirketlerde fon portföyleri üzerinden gerçekleştirildiği değerlendirilen koordineli işlemlerin, halka açık fiili dolaşım oranlarının güvenilirliğini ve piyasa bütünlüğünü zedeleyebileceği yönündeki endişelerini açıklamıştı.
MSCI, yabancı yatırımcıların sahiplik yapısını bağımsız biçimde doğrulayabilmesini sağlayacak şeffaflık standartları ve koordineli işlemlere karşı etkili denetim mekanizmaları oluşturulmasını istemişti.
Kurum, gerekli ilerlemenin Haziran 2027’ye kadar sağlanamaması halinde Türkiye’nin gelişen piyasalar kategorisinden sınır piyasalara veya bağımsız piyasa statüsüne düşürülmesi konusunda değerlendirme başlatabileceği uyarısında bulunmuştu.
S&P Dow Jones da Türkiye’yi 2026/2027 Ülke Sınıflandırma İzleme Listesi’ne dahil ederek olası bir statü değişikliğinin gündemde olduğunu ortaya koydu. En güncel piyasa haberleri+1
Yabancı yatırımcı açısından güven sorunu büyüyor
İki büyük uluslararası endeks sağlayıcısının kısa aralıklarla benzer yönde kararlar alması, Türkiye sermaye piyasaları açısından dikkat çekici bir gelişme.
Özellikle küresel endeksleri takip eden fonlar açısından endekslerdeki değişiklikler, hisse senetlerine yönelik potansiyel yabancı sermaye girişlerini doğrudan etkileyebiliyor. Endekslere yeni şirketlerin alınmaması, bu şirketlerin uluslararası yatırımcıların radarına girme ve pasif fonlardan kaynaklanan talep yaratma fırsatını da sınırlıyor.
Türkiye’nin gelişen piyasa statüsünün tartışmaya açılması ise çok daha büyük bir risk taşıyor. Olası bir statü değişikliği, Türkiye piyasasına yatırım yapan uluslararası fonların portföy dağılımlarını yeniden değerlendirmelerine ve sermaye hareketlerinin yön değiştirmesine neden olabilir.
Buradaki temel mesele yalnızca endeks hesaplamalarındaki teknik değişiklikler değil. Uluslararası yatırımcıların aradığı temel koşullar olan şeffaflık, öngörülebilirlik, serbest dolaşım oranlarının doğruluğu ve piyasa gözetiminin etkinliği konusunda duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor.
