Çalıştığınız kurumda ciddi bir haksızlığa uğradınız, işten çıkarılmanız sözkonusu ve kendi üsteleriniz ile çözemediniz diyelim … Kimi aramak isterdiniz ?
Çoğu kişinin aklından geçirdiği ama bazılarının söylemeye bile cesaret edemeyeceği Kurumun en tepesindeki o kişiyi, yani CEO’yu olabilir mi ?
İstemek yetmez elbette . Cesaret etmeniz de gerekir . Telefonunu bilmeniz , bulmanız, doğru zamana denk getirip aramanız , CEO’nun belki de bilmediği numaradan gelen o çağrıyı cevaplaması ve kısa sürede doğru cümleleri kurup derdinizi anlatmanız… Pek sık rastlanır bir durum değildir doğrusu ama geçtiğimiz günlerde duyduğum kadarıyla oldu . Bir bankanın çok uzak , ücra bir şubesinde görev yapan bir personel bu özgüveni göstermiş ve Banka CEO’su da gelen telefona cevap verip bu personelin derdini bizzat dinleyip ilgilenmiş . Her ikisini de takdir ettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Doğrudan iletişim… Sorunları çözer mi bilinmez ama kendi haklılığına inanıp güvenerek o makama durumunu arz etmek ve o makamın da büyüklenmeden , konuyu anlayıp dinlemesi bence çok değerli . En altlardan en üstlere ulaşılabilirlik Kurumlarda şeffaflığı arttırır, gizli kapaklı işleri azaltır. Sürekli olması beklenemez ve elbette tercih de edilmez . Ama “ olabilme ihtimali “ bile o kurum içinde herkesin kendine çeki düzen verme olasılığını yükseltir. İnsanların hayatını derinden etkileyecek kararlar verilirken bir kez değil iki, üç kez düşünme ihtiyacını doğurur belki .
Konu CEO’nun cep telefonuna ulaşabilmekten açılmışken… Bir de bazı Bankacıların son dönemde yine çok şikayet ettiği başka bir konuya da değinelim .
Bankacıların bir bölümü kişisel cep telefonlarını, kişisel numaralarını iş için kullanmak zorunda kalmaktan çok dertli . Müşterilerin olur olmaz saatte aramaları , yazmaları rahatsız edici olabiliyor diyorlar . Bazıları da mesai saatleri dışında, hatta tatilde bile müşteriye cevap vermemeleri halinde yöneticileri tarafından suçladıklarını söylüyorlar . Bazı bankalar müşteri temsilcilerine ayrı bir kurumsal hat ve ayrı bir telefon verirken bazı bankaların sadece hat verdiği de söyleniyor . Hiç bu konulara girmeden müşteri temsilcisinin kişisel hattını kartvizite yazan, internet sayfasında paylaşan , mesaj gönderen bankalar olduğu da söyleniyor.
Kişisel bilgilerin korunması, hem Banka müşterileri hem Bankacılar açısından önemli ve gerekli . Bu konuda “ standart uygulama” konusunda BDDK’nın bir kuralı , önerisi , tavsiyesi var mıdır bilemiyorum. Varsa Bankalar neden uygulamıyor ? Yoksa neden yok ?
Bankacı- müşteri ilişkisi diğer sektörlerde olmadığı kadar özel ve mahrem bir içerik taşıyor çoğu zaman . Müşteri menkul varlığını da borcunu da bazen sadece Bankacı ile paylaşıyor , yazışıyor. Bu iletişim ne kadar resmî , mesafeli ve ciddi olursa o kadar iyi , o kadar güvenli . Fazla samimiyetin yarattığı olumsuz sonuçları sık sık haberlerde okuyoruz . Hem Bankacıları zor durumda ve zan altında bırakmamak , hem de banka müşterilerinin bilgilerini güvende tutmalarını sağlamak açısından Bankacıların kişisel telefonlarını iş için kullanmamalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca bu iletişim çağında…Çalışanına iş için özel bir telefon hattı ve bir mobil cihaz veremeyen Banka da… ne bileyim ?!