• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
3 Eylül 2026 Perşembe
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ana Sayfa Güncel

Merkez Bankası Tarihi Kavşakta: Akıl mı, Baskı mı Kazanacak?

Bu hafta yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısı, sadece bir faiz kararı değil; milyonların umudu ve ekonomiye duyulan son güvenin sınavı olacak. Enflasyonun yüksek, rezervlerin kırılgan olduğu bir dönemde Merkez Bankası, siyasetin baskısı ile ekonomik gerçekler arasında sıkışmış durumda.

- Remzi ÖZDEMİR
Ekim 19, 2025
- Güncel, Remzi Özdemir
0
Remzi Özdemir

Remzi Özdemir

2k
Okundu
Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail

Bu hafta Türkiye ekonomisi için yine “tarihi” bir hafta.
Aslında neredeyse son iki yıldır her Para Politikası Kurulu toplantısına “tarihi” diyoruz ama bu kez durum gerçekten öyle. Çünkü masada yalnızca bir faiz kararı değil, milyonlarca insanın umutları, kaygıları ve ekonomiye olan son inanç kırıntıları var.

Sokaktaki vatandaştan büyük sanayiciye, iş dünyasından emekliye kadar herkesin gözü Merkez Bankası’nda.
Faiz düşecek mi, kredi muslukları açılacak mı, yoksa yine “pas” mı geçilecek?

Ekonomik gerçekler umut vermiyor

Beklentiler ortada:
İş dünyası bir nebze nefes almak, kredi faizleri düşsün istiyor.
Vatandaş ise en azından tüketici kredilerinin biraz olsun gerilemesini bekliyor.
Ama ekonominin mevcut durumu, bu umutların gerçekleşmesi için pek uygun değil.

19 Mart sonrasında bozulan dengeler hâlâ toparlanabilmiş değil.
Enflasyon yüksek, kur baskısı devam ediyor, üretim maliyetleri artıyor.
Merkez Bankası, döviz rezervini güçlendirmek uğruna zaten yüksek faizle borçlanmış durumda.
Yani elinde döviz var ama o dövizin maliyeti pahalı.
Bu koşullar altında faiz indirimi yapmak, ateşe benzin dökmek olur.

Zorunlu denge oyunu

Merkez Bankası, tam anlamıyla iki uç arasında sıkışmış durumda.
Bir yanda siyasi baskı ve piyasanın faiz indirimi beklentisi;
diğer yanda makroekonomik gerçekler ve rezervlerin kırılganlığı.

Faizi indirirse, rezervlerin maliyeti azalır ama dövize ve altına kaçış hızlanır.
Faizi sabit tutarsa, hükümetten ve piyasadan tepki alır.
Yani her iki durumda da bir bedel ödemek zorunda.

Aslında Merkez Bankası’nın şu anki en büyük problemi, “karar değil güven” problemidir.
Piyasalar faiz oranına değil, kurumun bağımsızlığına, tutarlılığına ve öngörülebilirliğine bakıyor.
Oysa son yıllarda bu üç kavramın da içi boşaldı.
Faiz kararı, ekonomik bir araç olmaktan çıktı; politik bir mesaj haline geldi.

Sokaktaki umut

Bugün vatandaşın beklentisi çok basit:
Evine bir eşya alabilmek, konut kredisi çekebilmek, arabasını yenileyebilmek…
Ama bireysel kredilerde aylık yüzde 4-5’leri, yıllık bazda yüzde 60-70’leri gören faiz oranlarıyla kim ne alabilir?
Müteahhit konut satamıyor, esnaf mal alamıyor, üretici finansmana ulaşamıyor.
Piyasada “durgunluk” kelimesi artık bir tanım değil, bir yaşam biçimi haline geldi.

Herkes biliyor:
Eğer bu toplantıda bir indirim gelmezse umutlar bir sonraki aya kalacak.
Ama bu ertelenen sadece umut değil aynı zamanda güven duygusu da eriyor.
Ekonominin en temel dinamiği olan beklenti yönetimi artık Merkez Bankası’nın elinde değil.
Piyasa kendi yolunu çizmeye başladı.

Benim kanaatim net:
Merkez Bankası bu ay faizi indiremeyecek.
Belki siyaseten baskı hissedecek, belki kamuoyu beklentisi oluşacak ama bu tabloyla indirim teknik olarak mümkün değil.

Ve evet, bazen hiçbir şey yapmamak da bir karardır.
Bu toplantıdan “pas” kararı çıkarsa şaşırmayın.
Çünkü bu defa Merkez Bankası gerçekten tarihi bir kavşakta:
Ya aklıyla karar verecek, ya da beklentilerin rüzgârına kapılacak.

Ama unutmamak gerekir ki, ekonomi rüzgârla değil, güvenle döner.

Etiketler: merkez bankası faizremzi özdemir
Önceki Haber

Altında Yeni Vurgun Yöntemi: Türkiye’den Sat, Londra’dan Al!

Sonraki Haber

Fon Piyasasında Yeni Banker Kastelli Dönemi mi Başlıyor?

Sonraki Haber
Fon Manipülasyonu

Fon Piyasasında Yeni Banker Kastelli Dönemi mi Başlıyor?

  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.