Sosyal medyada paylaşılan bir tweet, borsadaki güç dengeleri ve denetim mekanizmalarını sorgulatan çarpıcı bir ironiyle dikkat çekti. Mesaj, ilk bakışta bir itiraf gibi dursa da, aslında borsadaki olası manipülasyonlara ve denetim eksikliğine yönelik alaycı bir eleştiri niteliği taşıyor.
Tweet’in yazarı, adeta “biz borsayı manipüle ediyoruz ama kimse müdahale etmiyor” diyerek sistemin işleyişine ayna tutuyor. İddialar; fonlar, aracı kurumlar ve para piyasası araçları üzerinden yürütülen zincirleme işlemlerin yasal görünüp etik sınırları zorlayabileceğine dikkat çekiyor.
Bu paylaşım, “her şey mevzuata uygun olsa da sistem adil mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Tweet’te yer alan çarpıcı ifadeler şöyle:
“Bir hissenin takasının %90’ını topladık, boş hacim yaptırıp BIST30’a dahil ettik. Hisselerin yarısı fonumuzda, kalanı aracı kurum hazinesinde. Fonumuzu sosyal medyada reklamla pazarladık, milletin parasını topladık. Hazinemizdeki hisseleri pay repo pazarından para piyasası fonuna %60 faizle verdik. Hepsini KAP’ta paylaştık ama kimse denetlemedi. Biz kimiz?”
Sermaye piyasalarında ‘yasal manipülasyon’ dönemi mi?
Bu paylaşımın ardından yatırımcılar arasında şu sorular yankılanıyor:
- Bir hisse senedinin %90’ı nasıl toplanabilir?
- Boş hacim yaratılarak BIST30’a girmek mümkün mü?
- Aynı grup hem fon yöneticisi, hem aracı kurum, hem hazine pozisyonunda olabiliyorsa bu çıkar çatışması değil mi?
- KAP’a bildirilen bu işlemler neden denetlenmiyor?
- Para piyasası fonları gerçekten mi yüksek getirili, yoksa sistem içi transferlerle mi parlatılıyor?
Uzmanlar: “Her şey yasal görünebilir ama etik değildir”
Finans uzmanlarına göre, bu tarz zincirleme işlemler mevzuata uygun gibi dursa da piyasanın adil işleyişine ciddi zarar veriyor.
Bir uzman şöyle diyor:
“Sermaye piyasalarında en tehlikeli durum, manipülasyonun yasal kılıfa sokulmasıdır. Kâğıt üzerinde her şey doğru görünür ama yatırımcıların güveni zedelenir.”
Denetim kurumları sessiz mi?
Sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu paylaşım sonrası SPK veya Borsa İstanbul’dan herhangi bir açıklama yapılmadı.
Yatırımcılar ise şu sorunun cevabını arıyor:
“Gerçekten kim denetliyor? Ya da denetleyen var mı?”






