Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olarak lanse edilen ve 81 ilde 500 bin konut hedefini taşıyan “Yüzyılın Konut Projesi”, sadece inşaat maliyetleri ve taksit tutarlarıyla değil, başvuru sürecinde toplanan “nakit havuzuyla” da ekonomi gündemine oturdu.
TOKİ ve ilgili bakanlık verilerine göre, devlet güvencesiyle 240 ay vade ve yüzde 10 peşinat imkanı sunan proje, vatandaşta büyük heyecan yarattı. Ancak projenin finansal arka planına dair yapılan basit bir matematiksel projeksiyon, ortaya çıkan tablonun büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
26,5 Milyar TL’lik “Sıcak Para” Havuzu
Ekonomistlerin ve piyasa analistlerinin merceği, inşa edilecek konutlardan ziyade, başvuru esnasında toplanan paraların oluşturduğu likiditeye çevrildi. Senaryo şu veriler üzerine kurulu:
Proje için 5.000 TL gibi sembolik görünen bir başvuru bedeli talep edildiği ve yaklaşık 5,3 milyon kişinin bu havuza dahil olduğu varsayıldığında, kamunun elinde biriken toplam tutar 26,5 Milyar TL‘ye ulaşıyor.
Paranın Sadece “Bekleme Maliyeti” Günlük 29 Milyon TL
Türkiye’deki mevcut faiz ortamı (yıllık ortalama %40 basit faiz) baz alınarak yapılan hesaplamalar, bu paranın “atıl” durmadığını gösteriyor. Başvuru bedellerinin toplandığı hesaplarda paranın işletilmesi durumunda ortaya çıkan bilanço şöyle:
- Toplam Havuz: 26,5 Milyar TL
- Yıllık Faiz Getirisi (%40): 10,6 Milyar TL
- Günlük Getiri: Yaklaşık 29 Milyon TL