Borsada son günlerde portföy yönetimi ve fonlara yönelik olası düzenleme iddiaları tartışılırken hedef gösterilen kurumlar arasında yer alan Tera Yatırım’ın patronu Emre Tezmen, X hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Tezmen, sektörde yapılması beklenen düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Türkiye sermaye piyasalarının sağlıklı işleyebilmesi için bir dizi yapısal adımın atılması gerektiğini vurguladı.
“Siyah kuğu durumunda likidite artırılır”
Tezmen, finansal sistemde olağanüstü durumlar için tüm gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının “lender of last resort” olarak devreye girerek sistemi kilitlemeden likidite sağladığını hatırlattı. Türkiye’de de aynı mekanizmaların bulunduğunu belirten Tezmen, “Olası bir siyah kuğu olayında likidite kısılmaz, artırılır. Düzenleme ihtiyacı varsa yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Sosyal medyada panik yaratmak manipülasyonun en vahim türüdür”
Finans sektöründe panik yaratacak söylemlerin hem sosyal medya hem de geleneksel medya aracılığıyla dolaşıma sokulmasının ciddi bir manipülasyon riski taşıdığını belirten Tezmen, özellikle hassas dönemlerde sorumsuz söylemlerin likiditeyi bozduğunu söyledi. Tezmen, bu tür açıklamaların araştırılması ve gerekirse yaptırım getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Manipülasyon yalnızca hisse senedinde olmaz”
Tezmen, piyasalarda bozucu işlemlerin yalnızca hisse senedi tarafında değil para piyasalarında da gerçekleştirilebileceğini hatırlatarak uluslararası ölçekte yaşanan “Libor fixing” skandalını örnek gösterdi. Türkiye’de para piyasalarında monopolistik uygulamaları engelleyecek düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.
PYŞ sektörüne eleştiri: “Rekabeti daraltan yapı değişmeli”
Portföy yönetim şirketleri (PYŞ) tarafında rekabetin arttırılması gerektiğini belirten Tezmen, kartel oluşturan veya rekabeti bozan aktörlere karşı tedbir alınmasını istedi. TL borçlanma piyasalarının Borsa İstanbul çatısı altında geliştirilmesi gerektiğini, aksi hâlde yurtdışı merkezlerde TL piyasaları oluştuğunu vurguladı.
“Devlet büyük fedakârlık yaptı, performanslar sorgulanmalı”
Türkiye’de yönetilen fon büyüklüklerinin devlet teşvikleri sayesinde ciddi seviyelere ulaştığını söyleyen Tezmen, geriye dönük analizin şart olduğunu belirtti:
“Bu güne kadar büyük ölçüde devlet desteğiyle oluşmuş kaynaklar yatırımcı menfaatine mi kullanıldı? Kim ne kadar kazandı, hangi fon yöneticisi ne kadar ücret aldı? Fonları kötüye kullanarak yatırımcı haklarını zedeleyenler araştırılmalıdır.”
Tezmen, dünyada Jim Simons, Ray Dalio, Ken Griffin gibi efsanevi serbest fon yöneticileri bulunduğunu ancak Türkiye’den bu ölçekte kaç isim çıkabildiğinin sorgulanması gerektiğini de ifade etti.
“Milli sermaye piyasası hedefimizden şaşmayacağız”
Açıklamasını sektör geneline yönelik eleştirel bir değerlendirmeyle tamamlayan Tezmen, Türkiye’nin sağlıklı işleyen ve yatırımcıya gerçek anlamda değer yaratan bir portföy yönetim sektörüne kavuşacağına inandığını söyledi:
“Bugüne kadar başarısı sınırlı, oligopol hezeyanları içindeki portföy yönetim şirketlerinin taleplerinin aksine; yatırımcıya ve devletimize yük değil katkı veren milli bir sermaye piyasasına ulaşacağımıza eminim.”






