SPK’nın Çekincesi: Lisans İptalleri, Gizlenen Kurumlar ve Yatırımcının Sahipsiz Zararı

Kurum isimleri açıklanmadan verilen lisans iptalleri, piyasa bozucu eylemlerin gerçek merkezini gizlerken, manipülasyonlardan zarar eden yatırımcıyı hukuki açıdan korumasız bırakıyor.

Sait Ürünlü

SPK nın çekincesi ve manipülasyonlardan zarar edenlerin durumu

Bugün sabah saatlerinde piyasa paydaşları Sermaye Piyasası Kurulunun bültenini okuyarak güne başladı, peki bu bültende ne vardı?
Bu bültende bir çok kişiye toplamı 2 milyar lira civarında olan ve bir kişiye şimdiye kadar yazılmış en büyük ceza olan 363 milyon TL ye varan bir çok para cezası vardı .
Lakin ben bugün bu para cezalarıyla ilgili yazmıyacağım.

Bülten de para cezalarının yanında bir çok kişi hakkında SPK lisanslarının iptali cezaları vardı. Şimdi okuyanlar eee SPK’nın korkusu nerede diyecekler? ;
İşte SPK’nın çekincesi tam da bu kişiler hakkında yazılmış olan lisans iptali cezalarının olduğu yerde başlıyor.
Neden mi?
Çünkü bu lisansları iptal edilen kişiler birer emir kulumudur yani bu kişilerin ceza alma sebebi; muhtemelen bültende para cezası alan ve hakkında suç duyurusunda bulunulan yatırımcıların emirlerini gerçekleştirmelerimidir yoksa kendi adlarına ilgili hisselerde işlem mi yapmışlardır? Lakin kendi adlarına yapmış olsalar onlar için de suç duyurusu ve par cezası olmalıydı, ama yok.
Biraz daha açalım;
Bu kişiler muhtemelen bazı aracı kurumların portföy yöneticileri veya fon yöneticileridir ve aldıkları emirleri borsaya iletirler ama bu ilettikleri emirler piyasa bozucu eylem diye siz tutup bu kişilerin lisanslarını iptal ederseniz şöyle bir soru akla gelir hangi kurumda çalışıyor bu arkadaşlar? yani hangi kurumlar bu işin öncüsü ? hangi kurumlar piyasa bozucu eylemlerin merkezi olmuşlar? Ya da bu kişiler kendileri adına mı işlem yapmışlardır ?

Spk nın korkusu işte tam da buradadır. Kurum adı açıklamaktan korkmakta ya da çekinmektedir . Geçen aylarda da bunu yaptı; şöyleki Batı Çim ve Batı Söke ile Vişne Maden hissesinin işlemleriyle ilgili Ekim ayında iki ayrı portföy şirketininin yöneticilerine yazılan piyasa bozucu eylemde işte tam böyle bir şekilde kurumlar yerine bu kişilere yazılmıştır.

Peki çekince nerededir kanuni bir boşluk mu vardır ? Hayır geçmişte Kurum adına başka sebeplerle onlarca ceza yazan denetleyici kurumumuzun neden bu lisans iptallerinin kurumlarını yazmadıkları sorusu sorulmalıdır.

Yatırımcılar neden bilmesinler hangi kurumlar bu işin merkezidir niçin sabah sabah herkes Linkedin hesaplarından Google’dan veya başka arama motorlarından bu lisansları iptal edilen fon yöneticileri ya da portföy yöneticilerinin hangi kurumlarda çalıştığını öğrenmeye çalışsınlar.

Peki bu manipülasyonlardan zarar eden diğer yatırımcıların zararları ne olacak?
Maalesef ülkemizde henüz suçtan zarar gören kişi olarak açılmış bir tazminat davasının kazananı yoktur.

Yani aslında kanuni bir boşluk vardır kanımca burada. Öyleki bir şekilde zararını rapor ile kanıtlamış olan yatırımcıların bu suçları işleyenlerden tazmin hakkını tanımlayan bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır.

Taban tahtada %20 yukarıdan tavandan özel emir vs gibi anlamsız işlemler yapılarak %70 e yakın değer değer kaybeden tahtada hisse tutan yatırımcının günahı nedir? Bu tazminat konusu hakkındaki gerekli hukuki düzenleme konusunda ileride etraflıca yazacağım.

Exit mobile version