2025 yılında ülkemizde en çok duymak zorunda kaldığımız sözcük gruplarından biri de “gizli tanık” ifadesi oldu. Kod adı ile ifadeler verenler, ihbar edenler nedeniyle birçok kişi hakkında iddialar yargıya intikal etti; hatta bu kişilerin çoğu hapiste tutularak yargılanmayı bekliyor.
“Gizli tanık ifadeleri” ile başlayan süreçlerin gücü ve etkisi çok çarpıcı sonuçlar doğuruyor, koltukları sarsıyor, koltuklarda oturmayı zorlaştırıyor.
Yazılarımı uzun zamandır okuyanlar fark etmiştir; bankacılarla ilgili yazılarımın ilhamını çoğu zaman ülke gündeminden alırım. Ülkemizin yönetim şekli ve anlayışı bana hep güzide kurumlarımızı çağrıştırır. Yukarıda ne oluyorsa, aşağıda da o vardır… Balık kokusu her yere siner.
Bankacıların “Sırdaş” Mecrası
Bankacıların uzun yıllardır “sırdaş” hesabı olan Paramedya Instagram hesabının takipçi sayısı 100 bine yaklaştı. Görüntüleme sayısı aylık 10 milyonu aşıyor. Burada yaptığımız tek şey aslında “dertleşmek”. Ortada ne bir ürün var ne de bir tavsiye…
Çoğunlukla içini döken bankacıların sitemleri, serzenişleri; bazen de “kurtuldum artık” diyenlerin sevinçleri paylaşılıyor. Bazen anketlerle, bazen gönderilen maillerle gündemi takip ediyoruz. Maaş zamlarını duyuruyoruz.
Binlerce Gizli Tanık Konuşuyor
Bazen yorulup “ara vereyim” diyorum ama olmuyor. Bankaların çalıştırma koşullarından memnun olmayan binlerce “gizli tanık” buna izin vermiyor. Yazılan hikâyeler insanı ister istemez “acaba burada ne oluyor?” diye düşündürüyor.
Bu Noktada Durmak Gerek
Ama bazen öyle hikâyeler geliyor ki artık “pes” dedirtiyor.
“Bu bizim işimiz değil, bu yargının işi. Bunu yargıya iletin” demek gerekiyor.
Hedef baskısı, yüzlerce mail, sabah akşam toplantılar, toplantılarda rencide edici dil, düşük performans hissi verilerek zamanı gelince işten çıkarılmalar… Bankaların çoğu için bunlar artık vaka-i adiye. Sıradan. Normal.
Toplu Tanıklık Neden Yok?
Bunlara her gün tanık olan, Paramedya’ya yazan, isyan eden binlerce gizli tanık var.
Ama bugüne kadar 3-5-10 kişi bir araya gelip “biz bunları yaşadık” diyerek toplu dava açtı mı, bilmiyorum.
Paramedya’yı hem medya gücü hem de yargı dağıtıcı olarak görenler var. Oysa hiç kimse kendini yargının yerine koyamaz. Medyanın görevi haberdar etmektir.
Yargı Yoksa, Kaos Var
Yargının sağlıklı işlemediği yerde herkes yargıç olur, kendi adaletini dağıtmaya kalkar. En kötüsü de budur. Kaos buradan doğar. Allah hepimizi bundan korusun.
İfşa Talebi ve Vicdan Çizgisi
Bazen yöneticisinin ya da iş arkadaşının yaptığı bir tacizi, uygunsuzluğu, özel hayata dair bir detayı iletip ifşa etmemizi isteyenler oluyor. Ama kendi isimleri gizli kalsın isteniyor.
Bu bilgi ne kadar doğru, bir husumet mi var, karalama mı yapılıyor, bunu bilmek kolay değil. Ama herkesin bildiği şey de sır değildir. Ahlaki zaafları olanlar er ya da geç kendilerini zaten ifşa eder.
Artık Sır Değil
Bugüne kadar Paramedya’da hep vicdanlara seslendik. Yöneticileri vicdanlı olmaya çağırdık. Bankacılara hedef ve satışlarda rasyonel ve etik olun dedik. Ne kadar dinletebildik bilmiyorum.
Tek bildiğim şu:
Her geçen yıl Paramedya’nın da, “gizli tanık”larının da sayısı artıyor.
Herkesin bildiği şey artık sır değil:
Bankalarda mobbing var.
Yönetenler koltuk sevdasıyla buna göz yumuyor.
Söz Yargının
Gizli tanıklar artık yargıya başvurmalı. Yargı da gereğini yapmalı.
Paramedya olarak biz de bu sürecin takipçisi olacağız.
