Borsada “Takeover” Masalı: Halka Açıklık Üzerinden Kurulan Büyük Manipülasyon

“Halka açıklığı yüksek, takeover geliyor” söylemiyle yatırımcıyı hisseye çeken organize bir manipülasyon şablonu nasıl çalışıyor? Oy hakkı, imtiyazlı paylar ve sosyal medya üzerinden yürütülen dolandırıcılık mekanizmasının perde arkası.

Türker Açıkgöz: “Takeover Var” Diyenlere Dikkat: Borsadaki En Eski Dolandırıcılık Şablonu

Bu yazıda borsada yıllardır kümelenmiş, oturmuş bir dolandırıcılık ve manipülasyon şablonunu anlatacağım. “Şablon” diyorum; çünkü mesele tek bir olaydan ibaret değil, tekrar eden, farklı hisselerde farklı yüzlerle karşımıza çıkan bir mekanizma.

En baştan net bir not düşeyim: Hiçbir şahsı veya hiçbir şirketi ima etmiyorum. Borsada yıllardır süregelen bir dolandırıcılık hikâyesinin nasıl çalıştığını anlatıyorum. Üstüne alınan, kendisi bilir.

Ben bu tarz yazılarda genelde finans piyasalarının “doğru bilinen yanlışlarını”, balonlarını, yılların oturmuş yanlış görüşlerini temizlemeye çalışıyorum. Bugün de bunlardan bir tanesiyle birlikteyiz: Takeover. Türkçeye “şirket devralma”, “şirket ele geçirme” diye de çevirebilirsiniz.

İnanılmaz… O kadar büyük bir mevzu ki buna el atmak şart oldu.

Google’a yazıyorsun; sayfalarca içerik çıkıyor. Videoları yüz binlerce izleniyor. Sosyal medyada her yerde karşına düşüyor. Her yerde aynı cümleler:

Sosyal medya “takeover” diye kaynıyor. Peki ne kardeşim bu “takeover” mevzusu? Nasıl bir dolandırıcılık ve manipülasyon var, gelin birlikte inceleyelim.

“Halka açıklığı yüksek, takeover olacak” diye yatırımcı çekiyorlar

Bu manipülasyonun en büyüğü buradan başlıyor. “Halka açıklığı yüksek şirketlerde takeover olur” diye bir yatırımcı kategorisi icat ettiler. Algı ürettiler. Sonra o algının üstüne ekip biçmeye başladılar.

Konuya en baştan başlayalım.

Takeover nedir?

Takeover dediğimiz şey, bir şirketin ele geçirilmesidir. Bir şirket nasıl ele geçirilir veya nasıl yönetilir?

Şirketin oy haklarının çoğunluğunu ele geçirirseniz, şirketin yönetimini ve politikalarını belirleyebilirsiniz. Buna hakim ortak olmak diyoruz. Bunu tek bir gerçek/tüzel kişi yapabileceği gibi, birden fazla kişi paylarını birleştirip ittifak şeklinde de yapabilir.

Burada kilit konu şudur:
Şirketin yönetim kurulunu ve politikalarını belirleme gücü.

Gelelim borsa ayağına.

Halka açık bir şirket var, payları borsada işlem görüyor olsun. Bu şirketin çoğunluk oy haklarını elinde bulunduran kişi şirketi yönetir. Burası tamam.

Zaten borsada çoğu şirket, oy haklarının %50’sini veya fazlasını borsaya açmaz. Yönetimi kaybetmek istemez.

Takeover tarafında şu olması lazım: şirketi ele geçirecek kişinin (tek kişi de olabilir, kişi/grup da olabilir, gerçek/tüzel de olabilir) oy haklarının %50’sinden fazlasına sahip olması lazım.

Bu durumda ne olur? Dünyada bu süreç nasıl işler? Şöyle bir mekanizma teorik olarak mümkündür:

Bu “normal” olan senaryodur.

Şimdi gelelim dünyada pek görmediğimiz, nadir olana — FAKAT bizde asıl manipülasyon için kullanılan kısma.

Peki halka açıklığı %50’nin üzerindeyse?

Bir şirketin paylarının %50’den fazlası borsada işlem görüyor olsun. Bu payları satın alan kişiler oy hakları da elde eder. Şirketi ele geçirmek isteyen kişi, teorik olarak şirketin %50+1 hissesini borsadan toplayabilir. Böylece şirketin yönetimini ele geçirebilir.

Buraya kadar kulağa “mantıklı” geliyor, değil mi?

Ama şimdi durun.

Bakın ne dedik: Yönetim kurulunu belirleme ve şirket politikalarını yönlendirme gücü.
Şirket yönetimi budur.
Hisse toplamak değildir.

Burada önemli olan husus OY HAKKIDIR.

Şunu kafanıza sokun: İsterse şirketin %99 payı borsada işlem görsün…
İsterseniz gidin, o %99’u toplayın…

Burada önemli olan tek şey şudur: Yönetim kurulunu belirleyebiliyor musun?
Yani önemli olan oy haklarıdır.
Ne kadar oy hakkın var?
Bu kadar. Bitti.

Genelde hisse adediyle oy hakkı aynı şeydir. Fakat GENELDE böyledir. Her zaman değil.

Dolandırıcılar bunu biliyor. Siz bilmiyorsunuz kardeşim.

Türkiye’de kritik gerçek: İmtiyazlı paylar

Şimdi Türkiye örneğinde olan şey ne? Tam bu nokta:

Şirketlerde imtiyazlı paylar var ve bunlar yüksek oy hakkı sağlıyor.
Ve çoğu zaman bu imtiyazlar patronların elinde.

İmtiyazlı paylar, dünyada genelde temettü ödemelerinde imtiyaz için çıkarılır. Fakat Türkiye’de oy hakkı için çıkarılmakta.

Burada gördüğümüz şey şu oluyor: Şirketin patronu imtiyazlı hisselerle, çok küçük bir hisse adediyle örneğin %1 veya daha azıyla, çok yüksek oy hakkı ediniyor.

O %1’e veya daha azına tekabül eden hisseler öyle bir oy hakkı veriyor ki, patron tek başına %50+1 oy hakkına ulaşabiliyor. Böylece şirketi yönetebiliyor.

Adam isterse hisselerin %99.9999999’unu borsada satsın.
Ve sen %99.9999999’unu borsada tek başına topla.

O şirketi yö-ne-te-mez-sin.
Bu kadar basit.

Bakın: Siz bir şirketin hissesini satın alırken bunu bilerek alıyorsunuz. Açıp şirketin finansallarına bakmanız, esas sözleşmesini okumanız gerekiyor. Şirketi araştırmanız gerekiyor.

Siz bu bilgiyi bilerek o hisseyi alıyorsunuz. Sonra çıkıp orada burada “mağdur olduk” edebiyatı yapıyorsunuz. Yapın, sorun yok; ama şunu unutmayın: Size o edebiyatı yaptıranların maşası olup manipülasyonu yaymış oluyorsunuz.

Kimse sana buna rağmen bu hisseyi al demedi kardeşim. Sen bunu bilerek aldın. Borsada şirket mi bitti sanki?

Manipülasyon nerede? “Takeover” nasıl dolandırıcılığa dönüyor?

Buraya kadar takeover nedir, nasıl yapılır veya nasıl yapılamaz öğrendik. Şimdi gelelim manipülasyon noktasına.

Süreç genelde şöyle işliyor:

1) Algı: “Halka açıklığı yüksek şirketler” diye kategori yaratılıyor

Bir algı oluşturuldu: “Hisselerinin %50’sinden fazlası borsada açık olan şirketler” diye bir yatırım kategorisi…

Her yerde “%90’dan fazla hissesi açık olan şirket listesi” yayınlanıyor. Amaç şu:
“Bak burada takeover olabilir, şimdiden girelim.”

Neden olmayacağını az önce anlattım.

2) Toplama: Manipülatör ekibi sahaya iniyor

İkinci aşama şu: manipülatör, dolandırıcı ve ekibi işe başlıyor; şirketin hisselerini topluyor.

Bakın: Şirketi takeover yapamayacaklarını biliyorlar.
Ama siz bilmiyorsunuz.

Veya sonra şunu diyecekler:
“%99 hisse bizde, patron %1 hisseyle imtiyazla şirketi yönetiyor; biz onu indiririz.”

Hayır kardeşim, indiremezsin.
Yapamayacaksın.
Millete yalan söylüyorsun.
Millet de bunu yiyor.

3) Yayma: Sosyal medya üzerinden kitle çekiliyor

Takeover dolandırıcısı ve ekibi hisseyi topluyor. Sonra sosyal medyada yaymaya başlıyorlar:
“Şu hissede takeover başladı.”
“Şu spekülatör hisse toplayacak, koşun girin.”

Böyle böyle milleti çekiyorlar.

4) “Kahramanlık” hikâyesi: Mal dağıtıldıktan sonra rol değişiyor

Üçüncü aşamada olan şu: hissenin büyük payını topluyorlar ama yönetimi alamıyorlar. Zaten alma niyeti de yok – hepsi bir dolandırıcılık süreci.

Parayı vurdular zaten, vuracakları kadar. Şimdi ne olacak? “Biz dolandırıcıyız” mı diyecekler?

Hayır.

Bir anda kahraman oluyorlar:
“%1 payla şirketi yöneten adamdan kurtaracağız.”
“Biz özgürlük savaşçılarıyız.”
“Hukuk üstünlüğü…” vs. vs.

Ama demagoji nasıl? Vasat demagoji. Kahve ağzıyla, “mahalle ajitasyonu” gibi. Goebbels tarzı usta işi propaganda değil; ama bizim memlekette vasadı bile yetiyor.

Sonra ne oluyor? Malı eline verdikleri küçük yatırımcılar bas bas bağırıyor: “Hakkımızı istiyoruz” vs. vs.

“Malı bana çaktılar” diyecek hali yok; o da manipülatörün oyuncağı olup süreci devam ettiriyor. Manipülatör bu süreçte kalan payları da ufaktan veriyor.

Süreç böyle.

Bazılarında dördüncü aşama yok; üçüncü aşamada bitiyor. Ama şablon aynı.

Hatta açık söyleyeceğim. Bu süreçlerin çoğunda bu şahısların patronla birlikte hareket ediyor olmaları muhtemel… Ama o konuya girmeyeceğim.

Peki takeover neden yapılır? Asıl amaç ne olur?

Takeover dediğimiz şey normalde “şeytan işi” falan değil. Gayet normal bir kurumsal eylemdir. Bir şirketi ele geçirebilirsiniz. Niye yaparsınız?

  1. Sinerji için:
    Şirketler bunu yapar. Kendi şirketleriyle sinerjisi olan bir şirketi satın alır veya ele geçirir. Örneğin çok elektrik tüketen bir imalat şirketisindir, enerji maliyetin yüksektir; enerji üreten bir şirketi ele geçirirsin veya satın alırsın.
  2. Şirket sahibi olmak için:
    Kişi “borsada halka açık bir şirketim olsun” ister ve bunun için takeover yapmaya çalışır; borsada şirketi satın alır.

Şimdi dönelim Türkiye’de “takeover” adı altında anlatılan masala.

Türkiye’de “takeover” çoğu zaman neden işlemez?

Bak kardeşim.

Sana açık söyleyeyim: Borsada “takeover” diye bağıranların çoğu, bunu bir manipülasyon markası olarak kullanıyor.

İmtiyazlı payları kenara koyuyorum. Diyelim imtiyaz yok; diyelim yasa masa yok, kabile devleti; imtiyaza rağmen şirketi ele geçirdin.

Bakın, kimse bunu yapmaz. Çünkü mantıklı değil.

Bu süreçte hisse fiyatlarına bakın. Şirketin hisseleri uçuyor. Adamın gerçek amacı takeover olabilir mi?

Ben sayamayacağım kadar çok şirket değerlemesi yaptım. Şirket alım-satımı işlemi yaptım. Değerleme gördüm, pazarlık gördüm, kapanış gördüm.

Açık söylüyorum: O paraya ben o şirketten 10 tane kurarım.
Ha halka açık mı olsun istiyormuş? O 10 şirketi 100 kere de halka açarım. 1 yılımı almaz.

Bir fabrikası olan şirketler, bu takeover anlatıları sırasında 10 fabrika, 100 fabrika değerlerine ulaşıyor.

Peki takeover yapan adam salak mı? Niye bu fiyatlardan şirket almaya kalksın?

Bu oyuna düşmeyin.

İçlerinde “normal hisse hareketi” olan şirket yok. İsimlerini biliyorsunuz.

Sizi kandırıyorlar. Hiçbirinin amacı takeover da değil; isteseler bile öyle bir şey yapamazlar da. Tamamen size mal kitleme yalanları.

Ben o paraya o şirketlerden 10 tane kurarım sıfırdan. 1 yılımı almaz; halka da açarım, oldu bitti. Ben değil sadece; bu lafları yapan manipülatörler de teorik olarak bunu yapabilir.

“Yapamıyor, beceriksiz mi de hazır şirket almaya çalışıyor?”
Tutar bir danışman, yaptırır. Aynı paraya 10 tane aynı bilançoda şirket kurar. Niye yapmıyor?

Bir de önce malı kitliyor, sonra küçük yatırımcı dostu görünmeye çalışıyor.

Yemeyin bunları.

Son bir kez daha: İma yok, sistem anlatımı var

Tekrar ediyorum: Hiçbir şahsı veya hiçbir şirketi ima etmiyorum. Borsada yıllardır süregelen bir dolandırıcılık hikâyesini anlatıyorum. Bu yazı bir “isim listesi” yazısı değil; bir “mekanizma” yazısıdır.

Yatırımcıya 4 not

  1. “Takeover” lafını duyduğunda uzak dur. Büyük ihtimalle dolandırıcılık/manipülasyon kokusu vardır.
  2. “Hissesinin bilmem %kaçı halka açık” diye bunu pazarlayanlardan arkana bakmadan kaç. Adamlar çantacı; diğer sözleri de sana mal kitlemeye yönelik olur.
  3. Kimsenin maşası olma. Bilançoya baktın, esas sözleşmesini okudun, ortaklık/oy yapısını anladın; hisseye öyle girdin. Unutma.
  4. Bak kardeşim. Azıcık düşün. Niye bu şirket? Borsada şirket mi kalmadı? Bunlar genelde kıytırık bir ürün üreten fabrika şirketleri oluyor. Bunun gibi Türkiye’de yüzlerce, binlerce şirket var halka açık veya kapalı. Bu şirket çok özel bir ürün mü üretiyor sanki, büyük teknoloji mi? NEDEN SADECE AMA SADECE BU ŞİRKET olacak? Gidin başka şirket hissesi alın aynı işi yapan yüzlerce firma var memlekette. Bu “takeover” şirketi sanki ışık hızını mı buldu, biyomühendislik alanında dünyada nadir şirket mi, savunma sanayinde en üst teknoloji mi, yapay zeka devi mi. Yani alternatifi yok mu sanki? Uyanık olun.

(Not: Yatırım tavsiyesi değildir, eğitim amaçlıdır.)

Sevgiyle kalın.

Exit mobile version