TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesi kapsamında vatandaşlardan tahsil ettiği 5 bin liralık başvuru bedelleri, kura takviminin uzamasıyla birlikte kamu açısından önemli bir finansal avantaja dönüştü. Başvuruların 19 Aralık 2025’te tamamlanmasına karşın İstanbul’daki kura çekimlerinin mart ayına sarkması, bu paranın yaklaşık 83 gün boyunca TOKİ’nin kasasında kalması anlamına geldi.
Finansal açıdan bakıldığında tablo oldukça net. Yıllık yüzde 40 faiz oranı baz alındığında, İstanbul’dan toplanan yaklaşık 6,18 milyar liralık başvuru bedeli, her gün ortalama 6,7 milyon lira civarında bir faiz geliri üretiyor. Bu da kura süreci tamamlanana kadar geçen 83 günlük dönemde, yalnızca İstanbul başvurularından yaklaşık 560 milyon liralık bir faiz gelirinin oluştuğunu gösteriyor.
Bu hesaplamada dikkat çeken nokta, söz konusu gelirin herhangi bir ticari faaliyet ya da yatırım sonucunda değil, tamamen vatandaşların başvuru aşamasında yatırdığı ve henüz karşılığını almadığı paradan kaynaklanması. Kura sonucunda hak kazanmayanlara başvuru bedelleri iade edilse bile, bu süre zarfında oluşan faiz geliri kamu tarafında kalıyor.
İstanbul özelinde ortaya çıkan bu tablo, TOKİ projelerinin sadece konut üretimi değil, aynı zamanda ciddi bir nakit yönetimi ve finansman boyutu olduğunu da gözler önüne seriyor. Henüz tek bir konutun teslim edilmediği bir aşamada, başvuru bedelleri üzerinden yüz milyonlarca liralık bir faiz gelirinin oluşması, sosyal konut projelerinin finansal mimarisine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.