Esin Güral Argat, bir grup basın mensubuyla gerçekleştirdiği değerlendirme toplantısında küresel ekonomiden teknoloji politikalarına, yapay zekâdan enerji güvenliğine kadar geniş bir çerçevede önemli mesajlar verdi. Dünyanın çoklu krizler çağından geçtiğini belirten Argat, “Müzik sadece değişmedi, ritim de sertleşti. Artık Teknopolitik Çağ’ın içindeyiz” dedi.
Toplantıda hem Gürok Grup’taki yöneticilik deneyimini hem de iş dünyasındaki gözlemlerini paylaşan Argat, teknolojinin artık tarafsız bir verimlilik aracı olmadığını vurguladı. Argat’a göre teknoloji, devletlerin, şirketlerin ve blokların güç, egemenlik ve dayanıklılık kapasitesinin merkezine yerleşmiş durumda.
“Asıl fark, karar alma özerkliğinde”
Küreselleşmenin bitmediğini ancak yön değiştirdiğini söyleyen Argat, ticaret, enerji ve finansın artık yalnızca ekonomik değil, doğrudan jeopolitik araçlar haline geldiğine dikkat çekti. “Bağımlılıklar karşılıklı kazanç üretmiyor, kırılganlık üretiyor. Bu yeni dönemde asıl fark, kriz anında kimin kendi kararlarını alabilen özerk bir aktör olarak kalabildiğinde ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Teknolojiyi satın almak yetmiyor
Yapay zekâ ve dijitalleşme tartışmalarının çoğu zaman yanlış zeminde yürütüldüğünü belirten Argat, “Teknolojiyi satın almak ayakta kalmak için yeterli değil. Onu yönetecek kurumsal DNA’ya sahip olmak gerekiyor” dedi. Aynı teknolojilerin farklı ülkelerde farklı sonuçlar üretmesinin temel nedeninin, kurumların yönetim kapasitesi olduğunu vurguladı.
OECD ve AB verilerine de değinen Argat, işletmelerin yalnızca yaklaşık yüzde 14’ünün yapay zekâ çözümlerini aktif olarak kullandığını hatırlatarak, yayılımın niteliğinin en az yayılımın kendisi kadar belirleyici olduğunun altını çizdi.
Türkiye orta güç olarak avantajlı
Türkiye’nin “orta güç” kategorisinde yer alan ülkeler arasında öne çıktığını belirten Argat, güçlü jeopolitik konum, dijitalleşme deneyimi ve kamu altyapılarının önemli bir avantaj sağladığını söyledi. e-Devlet, e-Nabız ve dijital bankacılık örneklerinin doğru tasarım ve güçlü koordinasyonla Türkiye’nin ne kadar hızlı yol alabildiğini gösterdiğini ifade etti.
Enerji olmadan dijital dönüşüm olmaz
Dijital ekonominin sanıldığı kadar “soyut” olmadığını vurgulayan Argat, yapay zekâ ve veri merkezlerinin devasa enerji ihtiyacına dikkat çekti. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre veri merkezlerinin elektrik tüketiminin hızla arttığını hatırlatan Argat, “Enerji planı olmayan bir dijital dönüşüm hikâyesi artık ikna edici değil” dedi.
“Sorun teknolojik değil, kurumsal”
Konuşmasının sonunda 2025’in bir gelecek masalı değil, bir “ayna” sunduğunu ifade eden Argat, Türkiye için tablonun ne karamsar ne de rahatlatıcı olduğunu söyledi. “2025’in bize gösterdiği en net gerçek şu: Sorun teknolojik değil, kurumsaldır. En büyük fırsatımız da tam burada yatıyor” diyen Argat, hedeflerinin kendi yönünü tayin edebilen, dayanıklı ve karar alma gücünü koruyan bir Türkiye inşa etmek olduğunu vurguladı.