Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, köşe yazısında siyasi gelişmeler ile ekonomi arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sürecine benzer bir adımın Ankara’da yaşanması halinde ekonominin ağır bir bedel ödeyebileceğini belirtti.
Kahveci, Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Alo Adalet” hattı kurulacağı yönündeki açıklamasını hatırlatarak, hukuk güvenliği ile piyasa güveni arasındaki bağın güçlendiğini ifade etti. Yüksek mahkeme kararları ve uygulamalar arasındaki uyumun yatırımcı açısından belirleyici olduğunu vurguladı.
Yazısında, Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçte yaşanan ekonomik tabloya da yer veren Kahveci, bu dönemde Merkez Bankası politika faizinin %42,50’den %50’ye yükseltildiğini, yaklaşık 60 milyar dolarlık sermaye çıkışı yaşandığını ve reel kredi faizlerinin %20’nin üzerine çıktığını kaydetti. Enflasyon düşüş eğilimine girmesine rağmen kredi faizlerindeki gerilemenin sınırlı kaldığını belirten Kahveci, bunun temel nedeninin ekonomik değil siyasi risk algısı olduğunu savundu.
Kahveci, benzer bir sürecin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında yaşanması halinde piyasalarda daha sert dalgalanmalar görülebileceğini ifade etti. Böyle bir senaryoda yabancı sermaye çıkışının hızlanabileceğini, Türk Lirası üzerinde baskı oluşabileceğini ve Merkez Bankası’nın yeniden faiz artırmak zorunda kalabileceğini belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yürüttüğü programın ekonomik değil siyasi gelişmeler nedeniyle zorlandığını dile getiren Kahveci, ekonomi programındaki sapmanın ana kaynağının siyasi riskler olduğunu kaydetti.
Kahveci, İBB sürecinin ekonomik etkilerinin henüz tam olarak telafi edilmediğini belirterek, ikinci bir siyasi dalganın ekonomi üzerindeki yükünün daha ağır olabileceğini ifade etti.






