Ünlü sanayici Tevfik Yamantürk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti.
Yamantürk, özellikle demir, döküm ve dövme sektörlerinin anlaşmadan doğrudan etkileneceğini belirterek, “AB–Hindistan arasında imzalanan anlaşmanın Türk sanayisinin lokomotiflerinden demir, döküm ve dövme sektörü için taşıdığı riskleri içeren bu çalışma dosyasını ciddiye almamız ve tedbirler almamız milli geleceğimiz için hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
GÜRİŞ Sanayi Grubu olarak süreci yakından izlediklerini belirten Yamantürk, “Bu ciddi tehlikeyi görüyor, neler yapabileceğimiz üzerinde titizlikle çalışıyoruz” dedi.
Asimetrik Rekabet Riski
Hazırlanan çalışma dosyasında öne çıkan temel riskler arasında fiyat rekabetinin sertleşmesi, pazar payı kaybı, kâr marjlarının daralması ve yatırım iştahının zayıflaması yer alıyor.
AB pazarının Hindistan’a açılmasıyla birlikte, düşük işçilik ve enerji maliyetlerine sahip Hint üreticilerin özellikle gri dökme demir, sfero döküm ve otomotiv yan sanayi parçalarında güçlü fiyat avantajı yakalayabileceği belirtiliyor. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi nedeniyle anlaşmadan otomatik olarak yararlanamaması ise “rekabet eşitsizliği” riskini artıran başlıklar arasında gösteriliyor.
Çözüm: Katma Değer ve Mühendislik
Yamantürk’ün işaret ettiği çözüm stratejisi ise standart ve hacim bazlı üretimden uzaklaşarak mühendislik odaklı, yüksek katma değerli ve karmaşık ürünlere yönelmek.
Bu kapsamda;
- Yüksek mukavemetli otomotiv ve enerji santrali parçaları,
- Özel alaşımlar ve kompleks geometrili ürünler,
- CAD/CAM simülasyon, malzeme bilimi ve Endüstri 4.0 yatırımları,
- ISO ve EN standartları ile yeşil üretim sertifikasyonları
öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
“Devletimizin Tedbir Alacağına İnanıyorum”
Yamantürk, açıklamasında kamu otoritesine de atıf yaparak, “Devletimizin de gerekli tedbirleri aldığına ve alacağına inanıyorum” dedi.
Sanayi çevrelerinde AB–Hindistan anlaşmasının özellikle AB pazarına yüksek oranda ihracat yapan Türk döküm ve demir-çelik tedarik zinciri üzerinde orta vadede baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Yamantürk’ün mesajı, sektörün fiyat rekabetine dayalı modelden teknoloji ve katma değer temelli üretim modeline geçişinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğine işaret ediyor.






