Bankalara “Köle Pazarı” Suçlaması: Sabah Yazarı Dilek Güngör’den Sert Eleştiriler

Rekabet Kurumu tarafından bankacılık, katılım bankacılığı, sigortacılık ve bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren 26 teşebbüs hakkında başlatılan soruşturma, kamuoyunda tartışma yarattı. Sabah yazarı Dilek Güngör, bugünkü köşe yazısında bankalara yönelik çok sert ifadeler kullandı.

Bankalara “Köle Pazarı” Suçlaması: Rekabet Soruşturması Gündemi Sarstı

Rekabet Kurumu’nun bankacılık, katılım bankacılığı, sigortacılık ve bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren 26 teşebbüs hakkında iş gücü piyasasına yönelik rekabet ihlali şüphesiyle başlattığı soruşturma kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sabah yazarı Dilek Güngör ise bugünkü köşe yazısında soruşturmayı “modern kölelik” benzetmesi üzerinden sert ifadelerle değerlendirdi.

Soruşturmanın merkezinde, şirketlerin birbirlerinden çalışan almama yönünde anlaşma yapmaları, maaş ve çalışma koşulları konusunda bilgi paylaşımı veya gizli mutabakatlara gitmeleri iddiası bulunuyor. Yazıda; Akbank, Albaraka, DenizBank, HSBC, ING, Kuveyt Türk, Odeabank, Şekerbank, TEB, Garanti BBVA, İş Bankası, Yapı Kredi ve QNB gibi çok sayıda bankanın inceleme kapsamında olduğu, bunlara bağlı sigorta ve teknoloji şirketlerinin de dosyada yer aldığı belirtiliyor. Rekabet Kurumu’nun ön araştırma sürecinde yerinde incelemeler yaptığı ve elde edilen bilgi ve belgelerin ciddi nitelikte olduğu aktarılıyor.

Güngör, bankaların yüksek kârlar elde ederken çalışanlarını düşük ücret, ağır performans baskısı ve uzun çalışma saatleri altında tuttuğunu savunarak, sektör içinde maaşların ve çalışan hareketliliğinin sınırlanmasının iş gücü piyasasında rekabeti bozduğunu ileri sürüyor. Bu durumu “köle pazarı” benzetmesiyle tanımlayan yazar, çalışanların pazarlık gücünün zayıflatıldığını iddia ediyor.

Hukuki çerçevede ise 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi hatırlatılıyor. Söz konusu maddeye göre belirli bir mal veya hizmet piyasasında rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan veya bu etkiyi doğurabilecek teşebbüsler arası anlaşmalar hukuka aykırı kabul ediliyor. Rekabet Kurumu, ihlal tespiti halinde şirketlerin yıllık cirolarının yüzde 10’una kadar idari para cezası uygulayabiliyor.

Yazıda yer verilen hesaplamaya göre, kârını açıklayan 13 bankadan 9’unun toplam kârı 407 milyar TL seviyesinde. Bunun yüzde 10’u yaklaşık 40,7 milyar TL’ye denk geliyor. Ancak mevzuata göre ceza net kâr üzerinden değil, yıllık ciro üzerinden hesaplanıyor. Buna rağmen olası bir uzlaşma durumunda dahi birkaç milyar liralık bir cezanın gündeme gelebileceği ve bunun Rekabet Kurumu tarihindeki en yüksek yaptırımlardan biri olabileceği ifade ediliyor.

Hatırlanacağı üzere Rekabet Kurulu, 2013 yılında 12 banka hakkında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinde faiz oranı ile ücret ve komisyonların birlikte belirlendiği gerekçesiyle soruşturma açmış ve toplam 1,12 milyar TL idari para cezası vermişti. Mevcut soruşturmada da ihlal tespiti yapılması halinde bankalar rekabet ihlali nedeniyle ikinci kez yaptırımla karşı karşıya kalabilecek.

DİLEK GÜNGÖR’ÜN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!

Exit mobile version