Son yıllarda imza attığı stratejik yatırımlarla ihracatçı bir çimento şirketinden küresel bir yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşen Çimsa, kararlı büyümesine devam ediyor. Bugün dünyanın 3 farklı kıtasındaki üretim tesislerinde 15 milletten 2 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan Çimsa’nın büyüme yolculuğunun merkezinde ise Türkiye yer alıyor.
Aynı çatı altında gri, beyaz ve kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretimi gerçekleştirebilen dünyadaki tek tesis konumunda bulunan Mersin fabrikası başta olmak üzere Türkiye’deki tesislerinden dünyada 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren Çimsa, bir yandan da İspanya, İrlanda ve ABD’deki tesisleriyle dünyanın en rekabetçi pazarlarında lokal üretici olarak faaliyet gösteriyor.
“CİRO 6 YILDA DOLAR BAZINDA 4 KATINA ÇIKTI”
Konuyla ilgili düzenlenen basın buluşmasında konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini hatırlatırken, “Bu dönüşümü üç ayak üzerine inşa ettik. ‘Yerelden Küresele’, ‘Griden Yeşile’ ve ‘Çimentodan Malzeme Teknolojilerine’ olarak çerçevelediğimiz bu dönüşüm süreci kapsamında, Çimsa’yı bugün küresel yapı malzemeleri sektöründe çok önemli bir oyuncu haline getirdik. Türkiye’deki fabrika ağımızda optimizasyona giderken, stratejimizle uyumlu alanlara odaklandık. 2019 yılı sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarımızı 2025 yılı sonunda 1,1 milyar dolara taşıdık. Diğer bir ifadeyle ciromuzu 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardık. Aynı dönemde FAVÖK’ümüz 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükseldi. Tüm bunları yaparken; Türkiye’de ve dünyada büyük yatırımlara imza atarken, Çimsa’nın sağlıklı bilançosunu da iyileştirmeye devam ettik. Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 yılı sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2,2x ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. Tüm bunlar hisse fiyatlarımıza da olumlu şekilde yansıyor. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da Çimsa hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu” dedi.

“ÖNCELİĞİMİZ TÜRKİYE, BU HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞMEYECEK”
Son yıllarda yapılan küresel yatırımlara rağmen, Türkiye’nin Sabancı ve Çimsa için her zaman en büyük öncelik olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Bu hiçbir zaman değişmeyecek. Evet, küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Türkiye büyüme yolculuğumuzun merkezinde olmaya devam edecek. Biz Çimsa ile 2021’e kadar kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Ürünlerimizi Türkiye’den dünya pazarlarına ihraç ederek değer yaratıyorduk. Ardından Euroleague’e geçtik. Bunol ve Mannok bize Avrupa’da gerçekten çok büyük güç kattı. ABD’deki tesislerimizle birlikte artık NBA oyuncusuyuz. Ülkemizi bu pazarda, hem gri hem de beyaz çimento üretimiyle temsil eden tek Türk oyuncuyuz. Ama bunu da yeterli görmüyoruz. Buradaki gücümüzü, etkinliğimizi daha da artırmak istiyoruz. Madem ABD’ye geldik; All-Star olmadan bir anlamı yok. Şimdi hedefimiz bu; All-Star olup, yapı malzemeleri liginin en üst seviyesinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmak…””
“ÜÇLÜ BÜYÜME FORMÜLÜNÜ PUSULA KABUL EDİYORUZ”
Sabancı’nın yol haritasında üç önemli unsur olduğunun altını çizen Umut Zenar, “Sabancı’nın stratejik istikameti ‘sürdürülebilirlik’, ‘dijital’ ve ‘ölçeklenebilir büyüme’ odağında şekilleniyor. Çimsa da aslında Topluluğun bu vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri. Yani Çimsa’nın rotasında, bu ‘üçlü formül’ bir pusula görevi görüyor. Bugün ‘griden yeşile’ olarak tanımladığımız stratejik dönüşümle birlikte, sürdürülebilirliği operasyonlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu alanda son yıllarda yaptığımız yatırımlar ve iyileştirmelerle, klinker kullanım oranımızı düşürürken, yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 66’ya yükselttik. Yine dünyadaki tüm tesislerimize baktığımızda, gri klinker alternatif yakıt kullanımımız ortalama yüzde 28 seviyesinde. Türkiye’deki sektör ortalamalarına baktığımızda, Çimsa’nın farkını daha iyi görebilirsiniz. Bugün Türkiye’de yenilenebilir enerji kullanımı hâlâ yüzde 10, alternatif yakıt kullanımı ise yüzde 13 seviyesinde. Bu veriler, Çimsa’nın sadece ürün portföyünü dönüştürmekle kalmadığını; aynı zamanda da üretim teknolojilerinde sektöre ışık tuttuğunun bir göstergesi. Diğer yandan, Çimsa’nın ‘küresel şirket’ konumunu ülkemiz için de çok büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Özellikle yurt dışı tesislerimizde uyguladığımız başarılı sürdürülebilirlik çalışmalarını ülkemizdeki fabrikalarımıza da taşıyarak, Türkiye’nin yeşil sanayi dönüşümüne de önemli bir katkı sunuyoruz. Ayrıca, artan dijital kaslarımızla birlikte bugün fabrikalarımızda üretim planlamasından, iş güvenliğine, lojistikten kalite kontrole kadar her alanda yapay zekanın en iyi uygulamalarını kullanıyoruz. Özellikle Avrupa ve ABD’de yaptığımız yatırımlarla da ölçeklenebilir büyümenin izindeyiz. Türkiye’de uzun yıllardır küresel marka kavramını konuşuyoruz. Küresel marka olmanın yolu sadece ihracat odaklı düşünmeyip, yurtdışındaki varlığını da güçlendirmekten geçiyor. Sürdürülebilirlik ve dijital odağında şekillenen yeni ekonomilerde, Türk sanayisine dünyada güçlü ve kalıcı bir rekabet avantajı sağlamak istiyorsak, yapmamız gereken ülkemizdeki küresel şirketlerin sayısını artırmak. Sadece ihracatla değil, yurt dışında kurduğumuz, satın aldığımız, büyüttüğümüz şirketlerle küresel ayak izimizi pekiştirmek. Sadece üretimle değil aynı zamanda teknoloji ve inovasyonla da, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki gelişimlere öncülük etmek. Çimsa olarak bizim yaklaşımımız da tam olarak bu.





