Dünyanın en zorlu coğrafyalarında geliştirdiği ileri mühendislik deneyimini Türkiye’ye taşıyan Esta Constuction’ın çatısı altında faaliyet gösteren Benesta; Benleo Acıbadem projesinde teslimlere başladı. ‘Avrupa’nın en kalitelisi Türkiye’de olacak’ prensibiyle yola çıkan Benesta, bu hedefini finale getirdi.
Benleo Acıbadem’in çıkış noktası, bina ya da bloklar değil, bir park oldu. 30 bin metrekarelik alanın yarısı, yani 15 bin metrekarelik bölüm; daha ilk adımda tamamen doğaya, yani park alanına ayrıldı. Ardından tüm blok ve yapı kurgusu bu parka göre dizayn edildi. Projede otoparklar tamamen blokların altına alındı. Böylece park alanı tamamen doğal toprak yapısıyla korunarak ağaçların sağlıklı şekilde kök salabileceği bir zemin oluşturuldu. Benesta Genel Müdürü Roksana Diker, maliyet ve zaman açısından daha zorlu olan bu yöntemi bilinçli olarak tercih ettik. Bu sayede yapay peyzaj yerine gerçek bir ekosistem oluşturduk.” dedi.
YARADILIŞIN İKİ BÜYÜK SANATI DOĞA VE İNSANDIR
Proje bu haliyle doğa ve insanı bir araya getiren gerçek bir ‘yaşam projesine’ dönüştü. Roksana Diker, bu dinamik uyumu şu sözlerle özetledi: “Yaradılışın en büyük iki sanatı; doğa ve insandır. Bu iki sanat birbirinden uzaklaştıkça mutsuzluk oluştu. Bizim yaptığımız ise bu iki eşsiz sanatı birbirine yakınlaştırmak oldu. İnsan, bir yandan doğanın huzurunda yaşamak, diğer yandan şehrin sunduğu konforu hissetmek ister. Benleo Acıbadem’de biz, bu iki büyük sanat arasında bir seçim yaptırmıyoruz; onları kusursuz bir uyumla bir araya getiriyoruz. Bu yaklaşımın en dikkat çekici yansımalarından biri ise, doktorların önerdiği “tazeleyici orman atmosferi” deneyiminin şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi. Şehirde yaşarken doğadan uzaklaşmama fikri, proje alanının hemen yanında yer alan GATA Ormanı ve onun içinde konumlanan Benleo Park ile hayat buluyor; böylece sakinler, her gün yeniden keşfedebilecekleri, merak uyandıran doğal bir dünyanın parçası oluyor.”
3 METRELİK STANDART TAVAN YÜKSEKLİĞİ
Roksana Diker’in verdiği bilgilere göre iç mekanlarda ‘mükemmeliyet’ yaklaşımı kendini net şekilde gösteriyor. 3 metre ila 4,5 metre arasında değişen tavan yükseklikleri, gün ışığını maksimum seviyede içeri alan özel üretim sistemler ve tamamen masif ahşap kullanılarak tasarlanan alanlar, konutları standart bir daireden çıkarıp kişisel bir yaşam deneyimine dönüştürdü. Projede kullanılan tüm malzemelerin yeniden geliştirildiğini belirten Diker, “Alman teknoloji devi bir firma tarafından üretilen nano teknolojik boya ile iç mekan hava kalitesini artırdık.” dedi.
DÜNYADA ‘DAHA ÖNCE YAPILMAMIŞ’!
Dünyanın en prestijli mimarlık ofislerinden WATG tarafından tasarlanan ve parkın mimarı Dan Hinch imzası taşıyan bu park alanı, “Daha önce yapılmamış” olarak tanımlanıyor.
Projenin kalbinde yer alan Benleo Park, klasik peyzaj anlayışını baştan sona değiştirdi. Floransa Üniversitesi’nden Prof. Francesco Ferrini danışmanlığında geliştirilen ağaçlandırma çalışmalarında; 40 ila 80 yaş aralığında, 200’den fazla yetişmiş ağaç türü Floransa’dan özel yöntemlerle taşınarak İstanbul’a getirildi.
Coğrafyaya özel seçilen ağaçlar, Buckingham Sarayı ve Disneyland gibi ikonik peyzajlarda imzası bulunan, dört kuşaktır dünyanın en seçkin bitki üreticileri arasında yer alan İtalyan bir firma tarafından özenle yetiştirildi. Prof. Ferrini’nin hazırladığı rapora göre bu yoğunlukta bir ağaçlandırma, bölgenin mikro iklimini dahi iyileştirebilecek güce sahip.
Benleo Park, tamamı doğal ahşap malzemelerle gökyüzü yürüyüş köprüsünden açık hava sinemasına, çocuk oyun alanlarından havuzlara kadar yaklaşık 30 farklı deneyimi bir araya getiriyor. Parkta kullanılan mobilyalarda, dünyaca ünlü otel markaları ve birçok tanınmış ismin de tercih ettiği Kettal, Dedon ve Nardi gibi lüks outdoor markalarının tasarımlarına yer veriliyor.
ANA FİKRİ YAŞLANDIKÇA DEĞERLENEN MALZEMELER VE ÜST DÜZEY MÜHENDİSLİK
Doğal taş cepheleriyle öne çıkan bloklarda, eskimeyen; tam aksine yaş aldıkça değer kazanan malzemeler tercih edildi. Projede Türkiye’de ilk kez uygulanan GRC destekli tuğla sistemi kullanıldı. Belçika’nın Maas Nehri yataklarından toplanan yüzde 100 doğal toprakla şekillenen el yapımı saf toprak tuğlalar; insan sağlığı, estetik, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından güçlü bir çözüm oluşturdu.
Her projesinde insan ve doğayı kusursuz bir şekilde bir araya getiren Benesta vizyonu her tuğlasıyla, İstanbul’a doğanın bilgeliğini, yüzyıllardır süregelen zanaati ve geleceğin çevreci yaklaşımını aynı anda taşıyan bir imza bırakmış oldu.
İSTANBUL’UN YENİ CAZİBE MERKEZİ: BENLEO MEYDANI
Genel Müdür Roksana Diker, Benleo Acıbadem’in kalbinde yer alan Benleo Meydanı’na ise ayrı bir başlık açtı. Diker, “Benleo Acıbadem, her milimetresi incelikle kurgulanmış sosyal kulübüyle; fitness’tan güzellik merkezlerine, kapalı havuzundan Business Club’a dek uzanan bütünsel bir yaşam deneyimletiyor. Benleo Meydanı ise, yalnızca bir buluşma noktası değil; İstanbul’un Anadolu ve Avrupa Yakası’nda, şehrin en özel meydanlarından biri olacak. Bu meydan, yalnızca İstanbul’luların değil, yerli ve yabancı turistlerin de merakla keşfetmek isteyeceği bir cazibe merkezi olarak tasarlandı. Bu ayrıcalıklı dünyanın en özel yanı ise; Benleo Acıbadem’de yaşayanlar tüm bu atmosfere ‘bir asansör mesafesinde’ ulaşabilecek.” ifadelerini kullandı.
YENİ MÜJDE: GLOBAL BİR MARKA GELİYOR
Diker sözlerini şöyle sürdürdü: “Projelerimizi geliştirirken sanatı, bir dekorasyon unsuru olarak değil; bulunduğu yere ruh katan bir değer olarak konumlandırıyoruz. Benleo Acıbadem’de ise bu yaklaşımı bir adım öteye taşıdık. İstanbul’a dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini kazandırmaya hazırlanıyoruz.”
Roksana Diker, ayrıca projenin son bloğu için dünyaca ünlü bir rezidans markasıyla anlaşma sağlandığını ve bu markanın Anadolu Yakası’na ilk kez Benesta Benleo Acıbadem ile geleceğini açıkladı.


