İnşaattan enerjiye, altyapıdan turizme kadar geniş bir faaliyet alanına sahip olan IC Holding, “Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi” temasıyla düzenlediği Sürdürülebilirlik Günü etkinliğinde iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve İbrahim Çeçen Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, tedarik zincirlerinde yalnızca maliyet ve hız odaklı anlayışın yeterli olmadığı; risk yönetimi, sosyal etki ve sürdürülebilirliğin yeni dönemin belirleyici unsurları haline geldiği vurgulandı.
IC Holding’in geliştirdiği yeni model kapsamında, satın alma platformuna entegre edilen sürdürülebilirlik modülü sayesinde tedarikçi verileri sistematik olarak toplanıyor, riskler ölçülüyor ve süreçler düzenli olarak takip ediliyor. Böylece tedarik zinciri; ölçülebilir, izlenebilir ve geliştirilebilir bir yapıya dönüştürülüyor.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan IC Holding CEO’su Can Çaka, sürdürülebilirliğin artık şirketler için tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, “Sürdürülebilirliği konuşmanın ötesine geçerek iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz” dedi. Çaka, 2026 yılında sistemi daha geniş bir paydaş ağıyla büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.
Günseli Çeçen ise sürdürülebilirliğin insani boyutuna dikkat çekerek, “Tedarik zinciri sınıfta başlar” ifadelerini kullandı. Eğitim, fırsat eşitliği ve kadınların ekonomik yaşama katılımının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurları olduğunu belirten Çeçen, insan kaynağının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu vurguladı.
Etkinlikte konuşan Barış Alpaslan da sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir dönüşüm olduğunu belirterek, tedarik zincirlerinde artık karbon ayak izi, insan hakları ve toplumsal kapsayıcılık gibi kriterlerin öne çıktığını ifade etti.
Gün boyunca düzenlenen panellerde ise eğitimden istihdama sosyal etki, sürdürülebilir finansman ve iş dünyasında dönüşüm başlıkları ele alındı.






